İlintisiz Konular,Aklıma Takılanlar 4

Tebessüm Hiç Tatava Yok »

1-Neden muhabbet kuşu isimlerinde daha yaratıcı olamıyoruz..Evlerde beslenen muhabbet kuşlarının %85′inin adının “Maviş” olması pek bir garip değil midir?

2-Neden ilkokuldan Liseye kadar İngilizce öğrenmemize(!) rağmen konuşamıyoruz?Herhangi bir yetkilinin aklına “ulan 8 sene ingilizce öğretimi veriyoruz,kimse konuşamıyor,acep nedendir” demek gelmemiştir?Hep mi öğrenciler salaktır,anlamıyordur?

3-Neden Atatürk’ün “Türk Milleti Çalışkandır,Türk Milleti Zekidir” sözüne tercihen Aziz Nesin’in “Türk Milletinin %60 ı aptaldır” sözü daha fazla ve istekle kullanılmaktadır?Kendi milletini aşağılamak nasıl bir zevkin ürünüdür?

4-Neden çok pahalı ve soyut çalışma ürünü olan resimlere bir anlam veremeyince,göbeğini kaşıyan sanat cahili insanlar olarak adlandırılıyoruz,benim için bir anlam ifade etmeyen şey bir “bok” olmaktan öteye gidemiyorsa bu benim suçum mudur?Demek sanat evrensel değilmiş..!

5-Neden “poğaça” nın yazılımı üzerinde bir türlü ittifak edilememiştir?”Bohaca” “poğça” “pohaça” gibi türevleri vardır,yetkililer bu duruma bir el atmalı ve can çekişen fırıncı esnafını bu zulümden kurtarmalıdır..

6-Neden sınavlarda hep öğrenciyi kündeye getiren kurallar konulmaktadır?Bonus soru diye bir uygulama getirilse ve bilmem kaç no’lu soruyu yapan öğrenciye +5 puan verilse fena mı olur?Hem sınav eğlenceli hale gelir,hem de hayatın her alanında “şans ve talih oyunlarıyla” karşılaşacak olan öğrenciye hazırlık olur..

Etiketler:, , , ,

Erdal DEMİRKIRAN’dan Masallar…

Kitap Hazinesi 7 Tatava Var »

Erdal DEMİRKIRAN’ı bilir misiniz?Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım diyen zat-ı muhterem..Kashna diye bir öğretisi var.Kitaplarını severek satın alıp okuyorum..En son kitabı “Sen şimdi gidecen ya,cehennemin dibine git” ti yamulmuyorsam,bir çırpıda okudum.Gene tabuları yıkacak şeylerden söz etmiş.1 sene evvel bir kitabını almıştım,şu yanda resmi olan kitap..Kitaptan bir kaç alıntı masal var hoşuma giden,onları paylaşıyım dedim..Son söz olarak,bu Erdal Abimin kitaplarıyla mutlaka tanışın,gerçekten “yazıyor” ..

Nazar Değmedi: O kadar güzeldi ki ceylanın gözleri;annesi nazar değmesin diye bir nazarlık astı yavrusunun boynuna.Aslan bir kuytuda yedi yavru ceylanı.Kimse görmedi,nazar değmedi..(Masal bu kadar..)

Büyük Akıl: Çok uyumaktan şikayet etti yavru yılan.Annesi ona akıl verdi: “Eğer az uyumak istiyorsan,akreple dost ol!” (Gene bitti masal)

Ve bu da en beğendiğim masalı:Şeytanın Tüyleri; Şeytan uyuyakaldı bir gün.Rüzgar sert esti.Üç tüy düştü şeytandan dünyaya.Biri paraya yapıştı,diğeri mevkiye,öteki de ihtirasa.O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı..

Bu kitabı mutlaka edinin dostlar.. (Erdal Abi,kitabından alıntı yaptık,sorun olmaz di mi?Eğer dünyanın en akıllı insanıysan zaten,bedava reklamını yapıyoruz,sesin çıkmaz bu işe) : ))

Etiketler:, , ,

Hukukta Ayıp Olmaz Derlerdi,Yokmuş Gerçekten!

Kitap Hazinesi 4 Tatava Var »

Şu Yukarıda resmini koyduğum kitap var ya hani,işte o bizim ders kitabımız..900 küsür sayfalık,yeterli kalınlıkta(kafayı sıyırmak için) Kitaptan arada komedi şeyler de çıkabiliyor..

Konu gereği,Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçları işlerkene Türk Ceza Kanunu m.105 Cinsel  Taciz Suçundaydık,kitap yazarı Sayın Hocam,konuyu daha iyi anlayabilelim diye örnekseme yoluna gitmiş..Örnekler şunlar,noktasına dahi dokunmadan aktarıyorum..

..Kocandan boşan,benim metresim ol..Allah be,du dudaklara bak..Gel evime gir,içeride iki kişi daha var,seni doyurabiliriz…Bana bir kere ver,seni hamamda yıkarım..Sanığın müştekiye pantolonunun üzerinden tenasül aletini tutarak “kocanınkinden daha büyüktür,istersen geleyim vereyim..Sanığın kırda yalnız gördüğü mağdureye cinsi münasebette bulunmak teklifi yapması..Sanığın,pehlivan gibi karısın bir kere merakım var,s*keyim demesi..Ne kadar güzelsin,seni seviyorum demekten ibaret eylem..Sanığın deniz içerisindeki mağdureye hitaben, “bak Almanlar denizde ne güzel seks yapıyor,gel biraz açılalım,sen de onların yaptığını göster” demekten ibaret eylem..Sanığın mağdure Satı’ta, “ablan öldü,seni alacağım kekliğim” biçiminde sarf ettiği sözler…

Sayın hocam öyle örnekler vermiş ki,bu dersi gerçekten iyi öğrendik : ))

(Dipnot,bunlar farazi örnekler değil,duruşmalardan alınmış ifadelerdir)

Etiketler:, , , ,

İstihbarat Teknikleri,Gültekin AVCI

Kitap Hazinesi 1 Tatava Var »

Gültekin Avcı

Günümüzde istihbarat faaliyetleri, aktörleri, örgütleri ve kullandığı tekniklerle adeta kendine özgü bir dünya yaratmış durumdadır. Artık istihbarat alanı, sınırlanmaz biçimde her yerdir. Klasik istihbarat dönemindeki yakın tehditler anlayışı yerine dünyanın her köşesi; kara, deniz, hava ulaşım vasıtaları, bir devlet başkanının köşkü, müzakere salonları, hatta bazen Romanya Devlet Başkanı Todor Çavuşesku örneğinde olduğu gibi insanın dişlerinin arası bile istihbarat zemini olabilmektedir. Gültekin Avcı, en son istihbarat tekniklerine ilişkin bilgiler ışığında çözümlediği bu dünyanın ünlü aktörlerini, örgütlerini, yaşanan fiyaskolarını ve açmazlarını bütünlüklü bir anlatımla sunuyor. Kitabın ayırt edici yanı; bir savcı olan Gültekin Avcı’nın hukuk adamı gözüyle yaptığı derlemeler ve sivilleşme önerilerinin çalışmayı zenginleştirmesi.

Yukarıdaki kitabın resmi tanıtım yazısıydı,kitapta altını çizdiğim bana göre önemli yerleri paylaşmak istiyorum.

…Nizamülmülk’ün önemli eseri Siyasetname’de istihbaratın önemi şu sözlerle zikredilmektedir; “Dünyanın dört bir köşesine tüccar,seyyah,sufi,eczacı ve derviş kılığında casuslar göndermeli,casuslar duydukları her şeyi haber olarak getirmeli ve ülkelerin durumları hiçbir şekilde meçhul kalmamalıdır.Çoğu zaman valiler,arazi sahipleri,memurlar ve emirler muhalefete ve isyana kalkışmışlar ve padişaha karşı bağlarını koparmışlardır.Fakat casuslar ulaşıp haber getirdiklerinde,padişah zamanında hazırlık yaparak hareket eder ve aniden isyankarın üzerine çullanır.Böylece isyankarlar tutuklanır,niyetleri akim kalır..

İlgimi çeken diğer olay da İstiklal Mücadelesi esnasında yaşanmış bir olay…

…Türk İstiklal Mücadelesi’ni takiben 1923 yılında konferans görüşmeleri ve anlaşma teatileri amacıyla Lozan’da masaya oturmuştuk.O zamanın sınırlı iletişim imkanları sebebiyle Ankara’dan Lozan’daki heyetimize gönderilen talimatlar ve bilgiler şifrelenmiş telgraflar halinde tanzim edilerek önce Köstence’deki(Romanya) telgraf merkezine ulaştırılmakta,sonra buradan da Lozan’a çekilmekteydi.Bu sırada İngiliz İstihbarat servisi bize ait şifreleri çözmeyi başarmıştı.Bu sayede İngiliz gizli servisi Köstence’ye intikal eden telgraflarımızı derhal açarak görüş ve düşüncelerimizi öğreniyor,Türk delegesinin o gün müzakerelerde neler söyleyeceğini,ne tür bir politika takip edebileceğini bildiği için kendi siyaset ve hamlelerini buna göre ayarlıyordu.

Bir de Elektronik İstihbaratla ilgili bir alıntı yapıyım kitaptan..

…Ulusal Güvenlik Ajansı,Birleşik Devletler’de satılan tüm kişisel bilgisayarların ve diğer tüm bilgisayarların izlerini muhafaza eder.Ulusal Güvenlik Ajansı’nın “elektromanyetik alan-saha cihazı” monitörden ve güç kaynağından çıkan dalgaları süzerek,kişisel bilgisayarların devre tablosundan çıkan radyo frekanslarına ayarlanabilir.Bilgisayar devre tablosundan çıkan radyo frekanslı yayın,bilgisayardaki dijital bilgiyi içerir.Ulusal Güvenlik Ajansı’nın cihazından çıkan kodlanmış radyo frekansındaki dalgalar,bilgisayar devreleriyle,bilgisayara girebilir ve bilgisayardaki verileri değiştirebilir..

Kitaptan daha çok alıntı yapacağım yer var ancak bundan sonrası biraz çalıntı olur sanırım : ) Bu kitabı mutlaka okuyun,etrafta olan bitenden haberiniz olsun,dünyanın göründüğü gibi bir yer olmadığını,her an her saniye izlendiğimize şahit olun(çok mu paranoyakça oldu) Kitabın yazarı Hukuk Adamı,eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı’ya saygılar..

Etiketler:, ,