Tahammül Etmemenin Dayanılmaz Hafifliği

İspitçilik 4 Tatava Var »

Farklı fikirlere,sana yapılan eleştirilere tahammül eder misin?

Etmeli misin?

Etmediğin takdirde,tekrar mı eleştirilirsin?

Yoksa şu genel kabul görmüş görüşten misin ; “İnsanlar eleştirileri sindirmeli,açık görüşlü olmalı,zart-zurt”

Yok ya!

Neden ki?

İnsanlar,kendilerine yöneltilmiş eleştirileri hazmetmeli görüşü kadar, “insanlar kendilerine yöneltilmiş eleştirilere,bi hassktir çekebilmeli” görüşü de savunmaya değmez mi?

Yani,neden ben,senin eleştirini hazmetmeliyim,tahammül etmeliyim?

Neden senin eleştirin sebebiyle,kendimi kötü hissedeyim,huzursuz olayım,canım sıkılsın,kafa yorayım?

Bana gelip desen ki, “çok dar kafalısın”,ben bunu oturup bi düşünmeli miyim?Düşünmem için eleştiren kişinin kıstası ne olmalı?

Bunu diyen dostun olsa  ne tepki verirsin,ailenden biri olsa,sevgilin olsa,üçüncü bi tekil şahıs olsa?

Bana “çok dar kafalısın” ya da “müzik zevkin kötü” diyen birine,gönül rahatlığıyla “bi sktir olup gider misin” diyebilme özgürlüğüm var mı?

Eğer karşı taraf beni eleştiriyorsa,var agacım..

Bu eleştiri olayı,iç güdüdür,taa çocukluktan gelir,bunu anlamama sebep olan olayı,ilkokuldan arkadaşım (belki okuyosundur lan burayı Tunay,bakalım hatırlıcak mısın bu hatırayı) Tunay yaşatmıştı..

İlkokulda resim dersinde,hoca bi konu verir,1 ders saati içinde,biz de bişiler yapmaya çalışırdık.Resimler bittikten sonra,herkes birbirine “nası olmuş benim resim” diye sorardı ve diyalog şöyleydi ;

Öğrenc 1:Nası olmuş benim resim?

Öğrenci 2: Çok güzel olmuş..

Öğrenci 1:Ya benim ki?

Öğrenci 2:Seninki de çok güzel olmuş..

Sınıfta var 56 kişi,56 kişi de birbirine onaylatırdı..Günlerden bir gün,Simge adında bi arkadaş,Tunay’a sordu;

Simge: Tunay,nasıl olmuş resmim?

Tunay:Şimdi ben sana güzel yapmışsın dersem,sen de benim resme güzel diyceksin,kötü olmuş dersem,benim resme kötü diyceksin..

Simge:Böhüüü,salakkk!

Tunay işi,daha 9 yaşındayken çözmüştü..

Yaşlarımız büyüdü,ama olgu hala aynı..

İyi zamanlarda,herkes birbiriyle iyidir..

Şöyle bi deney yapalım..

Deneyin adı; “Yumuşak Karnı Dürtme Deneyi”

Etrafınızda,samimiyetinizin çok olmadığı,arkadaş olarak takıldığınız,iyi geçindiğiniz kişileri,bir kereliğine eleştirin..Sadece bir kereliğine ve olacakları izleyin..

Yumuşak karnına dokunun..Emin ol,sen birşey dediğinde,şimdiye kadar iyi geçindiğin kişi,seni eleştirecektir..“Sen önce kendine bak,aynaya hiç bakmıyosun galiba,sen kim oluyosun da beni eleştiriyorsun vs vs..” gibi sözlerle sana geri tepki verecek..

İyi zamanlarda herkes iyidir..

Umursayacağın eleştiri olacaksa,bunlar dostunun,ailenin eleştirisi olsun,geri kalanlar faydasız,geri kalanlar,eleştirenin kendi gediğini kapamak için,önce sana saldırması..

Tahammül etmek zorunda değilsin..

Ve birini eleştireceğin zaman,bi nefeslen,eleştirme..Herkes,kendi benliğine o kadar önem verir ki,eleştirilmek pek sarsar insanı..Savaş suçları mahkemesinde yargılanan soykırımcı Sırp Komutanlar bile,kendilerini savunurken ; “Yaptıklarımın yanlış olduğunu bana söyletemezsiniz” derken,sen normal bi vatandaşı eleştiriceksin,bu sarsar insanı..

Farkındaysan,hemen eleştirmeyin derken bile,hemen eleştirenleri eleştiriyorum,bu paradoksta ilme-bilime katkım olsun : )

Hade godum

Etiketler:, , , ,

Ramazan Ayı ve 80′li Yılların Çocukları

Tarz Dışı 5 Tatava Var »

Aga,benim gibi 80′li yılların bebesiyseniz,Ramazan Ayı’nın kışa özgü bi ay olduğunu algılamanız normaldir..

Ramazan Ayı demek,kış demekti bizim için.Her sene 11  gün falan geri gitmezdi bize göre,kıştı hep : )

Sübyan orucu vardı,o bombaydı be..Ana-Baba’ya özenir,ben de tutucam diye zırlardın..İmdadına yetişmiş bi müessese vardı..Sübyan orucu..

Sahura aileyle birlikte kalkılır,ama oruc,öğlen ezanına kadar tutulurdu : )

Ramazanla ilgili bir kaç anı anlatıcam,her yazıda “at gözlüğü ya da at şu gözlüğü” moduna gerek yok..

Çekirdek aile diye bi olay var ya,o bizde hiç olmadı aga..Bizim aile hep 10TL’lik karışık çekirdek aile kıvamındaydı..

Annemin babası,babamın babası,Ramazanda her daim masamızdaydı.(Allah rahmet eylesin,özledim ikisini de..)

İki dedemin de karakterleri garipti.Doğdukları büyüdükleri kültürün etkisiyle olsa gerek..Yusuf Dedem cevval,atak,konuşkan,Evliya Çelebi modunda,her il demiyorum,her ilçeyle alakalı bile bir anısı olan biri,Musa Dedem,sessiz-sakin,korneasına ışık tutup,gözbebeği büyümese,ölü diyeceğin biri..

Birinin yediğini,diğeri yemezdi,anam da herkese ayrı menü çıkarırdı..Anaların çilesi ne büyükmüş be aga,şimdi anlıyorum..

Babam benle,amcoolunu teravihe götürürdü,yatsının farzını kılar kaçardık : ) Napalım aga,uzun geliyordu vallahi..Sonra teravihin bitmesine yakın camiye gelir,bahçede babamı beklerdik,yüzümüzde, 100 Wattlık Ampül parlaklığı nuruyla : )

Musa Dedemin son zamanlarına doğru,unutkanlığı çok artmıştı.Bizle sahura kalkıyordu,öğlen bi güzel çay demliyo-yemek yiyordu,akşam iftara oturup,Bismillah diye oruç açıyordu : )

Yusuf Dedem,bir keresinde,iftarı açarken,40 Sahabe İmanıyla “Pismilllahh” çekerkene takma dişleri zeytinyağlıya fırlatmıştı..O gün iftar iptal oldu aga,mide falan kalmadı..

İlk kez tam gün oruç tutmaya karar kıldım,yaş ufak ama..İftar akşam 6 gibi,anam da saat 3 gibi poğça yapmıştı tepsi-tepsi.Aga poğçalar öyle bir kokuyor ki; “Ye Beni kalibre,yala-yut beni kalibre” gibi sesler duyuyorum.Anam TV izlerkene,mutfağa gittim,aldım attım ağza bi tane,sıcaktı ağızda gezdire gezdire yedim-yuttum hemen..Ama çocuk salaklığı diye bir şey vardır aga..Bu salaklık,başka salaklığa benzemez..Bir tepsi poğça düşün.Hepsi nizami dizilmiş tepsiye..Ve ben napıyorum,tepsinin tam ortasındaki poğçayı alıyorum,ve tepsinin ortasındaki boşluk “anne ben bi bok yedim,az önce poğçayla erken iftar yaptım” diye bağırıyor..Baya höykürmüştü annem..

Biraz da,orucun üniversite safhasından bahsediyim..Üniversite öğrenci evi halleri malumdur..Düzensizlik,biyolojik saatin hiç bir önemi olmaması,her hangi bir kabın küllük olarak kullanılması,bulaşıkların sanki hiç kirlenmemişçesine tekrar tekrar kullanılması vesaire..

Bu düzensizlik,oruca da yansıyo..

Ev arkadaşı Erdem’le sahurdan sonra yatar,yatsı da kalkardık :|

Akşam ezanında sese uyanıp, “Erdem ezan okunuyo lan,kalkalım mı?”

Erdem: Olm,ben acıkmadım ki..

Ben: Ben de,yatsıya atıştırırız bişiler o zaman..

Erdem: ZzZzZz

Ben: ZzZzZzZz

Sürçü Lisanlarım Dick Cheney’e girsin,hatırladım birden onu..

Etiketler:, , , ,

Allah Yürü Heidi Klum Dedi

En Köşeden Yazılar 2 Tatava Var »

Bir deyiş,bir insana ancak bu kadar oturabilir..Heidi Klum (Almanca okunuşu Haydi Kulum)..Allah Yürü Ya “Heidi Klum” dedi.Sanki O’na özel aga..

Heidi Ablam,ablam diyorum,36 yaşında 2 çocuk annesi kendisi,”1 Haziran 1973’te Westphalia, Almanya’da dünyaya geldi. 18 yaşındayken bir arkadaşının ısrarlarıyla bir magazin kuponunu dolduran Klum, kendini “Model 92″ adlı yarışmada buldu. Aynı yıl okulu bitirdi ve bir süre Almanya ve çevre ülkelerde modellik yapmaya başladı” Sonra da, Allah Yürü Ya Haydi Kulum diyor,Heidi Abla da podyumda salına salına yürüyor,paranın gözüne vuruyor,vesaire..

Yazımın bahsi,top modeller,mankenler falan değil..Allah Yürü Ya Haydi Kulum dedi deyişi üzerinden bir kaç düşünce..

Kendinden bilebilirsin,ya da çevrenden görmüş-duymuşsundur bazı insanların garip hikayeleri vardır.

Garip başarı hikayeleri,garip zengin olma hikayeleri,garip dibe vurma hikayeleri gibi..

Şunun gibidir o hikayeler..Mahallenin teyzeleri günlerde konuşurkene,muhabbet bir şekilde,o mahallede oturan Mehmet Bey’e gelir..

Gün Teyzesi 1: Mehmet Bey var ya kız,cip almış yeni,tank gibi..

Gün Teyzesi 2: Maşallah adama,oğluna da ev almış..

Gün Sahibi Teyzesi: Ay nasıl kazandı onca parayı?

Gün Teyzesi 3: İlk başlarda pazarda domates satıyordu o..

Gün Teyzesi 4: E sonra noldu?Nurtencim şurdan elmalı kurabiyeyi uzatıcan mı hayatım?

Gün Teyzesi 3: Sonra Allah Yürü ya Kulum dedi,salça fabrikası oldu..

Hasssktir Lan..Domates satıyodu,sonra salça fabrikası mı oldu?Nası oldu peki?Ne ara oldu?Domatesin kilosunu 1000TL’den mi satıyordu?Ne ayak lan bu Mehmet?

Ama Mehmet Bey,hakkatten de domates satarak salça fabrikası sahibi oldu..Tamam,gayretli çalışmanın ürün vereceğini biliyorum,ama şu duruma ne demek lazım..

Bir başka Altın Günü..

Gün Teyzesi 1: Yahu bu Kasım Bey’e çok acıyorum ben..

GÜn Teyzesi 2: Yaa,öyle vallahi..Adamın bahtı mı kapalı ne?

Gün Teyzesi 19: O kadar çalışıyor,ediyor,çabalıyor,ama lanet var sanki adamın üzerinde..

E bu Kasım Amca’nın olayı nedir?Bu adamda çalışıyor..Mehmet Amca’yla Kasım Amca’nın arasındaki fark, “Allah Yürü Ya Heidi Klum dedi” deyişiyle açıklanabilir mi?

O zaman bi faktör var bu iki durumu farklılaştıran..İtikat sahibi adamsan,kader-kısmet-hayırlısı-nasip dersin,itikat sahibi değilsen “şans” dersin..

Peki şans mıdır?

Kendimize uyarlıyalım..Bu yazıyı okuyan sen,aloo sana diyorum az dikkatini ver agacım,hayatında en az bir kez sınava girmişsindir.

Genel olarak 2 öğrenci tipi vardır.Çalışan-Çalışmayan..Finallere 3 hafta kala çalışmaya başlayıp finalden 50 alan bir öğrenciyi ve sınava son gün çalışan,daha doğrusu çalışmaya çalışan bir öğrencinin 60 almasını nasıl açıklarsın?

Şans mı?

Vardır bazı adamlar,bi şekilde rast gider tüm işleri..Yollar ona hep açıktır.O istemesede,fırsatlar ona doğru uygun adım marş yürür..

Vardır gene bazı adamlar.Fırsatlar ondan,Ussain Bolt(*) hızında kaçar,elini neye atsa kurur,başladığı iş ona zararla döner,adamın niyeti ne kadar iyi de olsa..

Peki agacım aradaki farkı yaratan ne?

(*)Ussain Bolt:100 metre’yi 9.58 gibi akıl sınırlarını zorlayan bir derece ile koşan Jamaikalı Abi..Dilerim ki,İstanbul Mafyası,Ussain Abimi kaçırıp,kapkaççı olarak çalıştırtmasın,çok canlar yanar..

Etiketler:, , , , ,

Ev Arkadaşı Seçme Rehberi

En Köşeden Yazılar 12 Tatava Var »

Atgozlugu.com Proudly Presents;

Ev Arkadaşı Seçme Rehberi..

Öss yerleştirme sonuçları açıklandı ve ailesinin yuvasından uçan kuşlar,yani siz,yeni şehirde barınma için düşüncelere girdiniz,biliyorum..

kalibre abiniz,4 senelik ev arkadaşlığı tecrübesiyle,ışık olucak size,telaş yapmayın..

Ev arkadaşı seçmek ciddi iştir..Eş seçmek,eşli piştide,ihalede,eş seçmek neyse,ev arkadaşı seçmek de bunlar derece meşakatli bir iştir..

Maddeler halinde açıklıyorum,dinle evladım..

  1. Öncelikle,ev arkadaşınıza çekinmeden şu soruyu sor ; “Tuvalet Eğitimin var mı?” Olumlu yanıt aldıysan,diğer maddelere geçiyorum.
  2. Ev arkadaşın/arkadaşlarlarınla aranda gelir farkı olmasın..Aksi halde,ev arkadaşın I-pod Touch’ından müzik dinlerkene,sen 1994′den kalan Asahi Walkman kasetçalarınla müzik dinler,haset eder,sivilce çıkartırsın..
  3. Ev arkadaşını seninle aynı karakterde seç.Sen dağınıksan,o da dağınık,sen düzenliysen,o da düzenli olsun.Uyum çok önemli..
  4. Ev arkadaşını önemse,geçici bir mekan paylaşımı olarak görme,önemsemezsen,ev arkadaşının yapacağı herşey sana batar..Samimi ol,ama bokunu çıkarma…
  5. Ev arkadaşınla samimiyetin sağlandığının anlaşılması için en net emare ; “temiz çoraplarının garip bir şekilde eksilmesi” ve ardından “ya agacım,çorap yoktu bende,senden aldım,hadi öptüm” cümlesidir..
  6. Ev arkadaşına yapabileceğin en büyük yanlış,eğer aynı bölümdeyseniz,not saklamak olacaktır..Arkadaşının yüzüne küfret,ama bunu yapma!
  7. Eve,ev arkadaşının ailesi geldiği zaman,dünyanın en cool takılan,umursamaz,metalci,rapçi,gotik,emo insanı da olsan,hemen kendine çeki-düzen ver, Beyoğlu Beyfendisi triplerine gir..Aksi halde,ev arkadaşının ailesi “vışş benim çocuğum kimlerle kalıyo beyyy” olaylarına girer,ev arkadaşın yuvadan uçar..
  8. Herkes güzel yemek yapacak diye bir kural yoktur.Ev arkadaşının bir kaç kez yemek yapmasına müsaade et,baktın ki yapamıyor,zorlama çocuğu,midenden olma..
  9. Bulaşıkları sıraya koymanız hiç bir anlam ifade etmez,bulaşık yüzünden kavga etmeyin,bulaşıktır elbet yıkanır.Nice öğrenci evleri bu sebeple dağılmıştır..Yıkmayın yuvaları..
  10. Eğer ev arkaşınla ilk kez içeceksen,yanınızda mutlaka içmeyen birini bulundurun..Alkolluyken ağızdan istenmeyen laflar çıkar,kavga çıkar,olay çıkar..Baktın ki,içince azıtan bir tip,bir daha beraber içmeyin..
  11. Para mevzuları konusunda ilk başlarda cömert ol,baktın ki ev arkadaşın sana “Banker Castelli” muamelesi yapıyor,sen de ona Veresiye Çalışan Esnaf,Nakit Çalışan Esnaf portresini göster..

veresiye

Daha yazacak çok teknikler var,ancak bunlar püf noktaları..Uygula,mutlu bir eğitim-öğretim hayatın olsun..

Etiketler:, , , ,