Kaplumbağaların Kaçma Şansı Yok Evden

Aklıma Esti Hiç Tatava Yok »

Bazı dertler vardır..Dert gibi gözükür,değildir..Derdi bilirsin,tanırsın,taşırsın.Atamazsın sırtından,atmaya gönül el vermez.

1 ana-baba,7 çocuğa bakar,büyütür de,7 evlat,bir ana-babaya sahip çıkamaz..O 7 evlat,birbirlerinin gözünün içine bakar,sende daha fazla kalsın,e biliyosun malum bizim ev küçük falan..

Kalıbınıza sıçayım sizin,siz gibilerin..

Derttir onlar için ana-baba..

Şöyle bir durum da var..Genelde evlatlar söyler bunu,ana-babasından çok çekmiş evlatlar..Hayat bu,insanın ana-babası ideal olmayabilir.

Bu durumda evlatlar şunu söylüyor ; “İnsan ana-babasını seçemiyor ki”

E Allah’ın dangolozu,dangolozları,evladını seçebilen ana-baba var mı peki?

Yetiştirme şekli çok önemli tabi ki de,her huyunu sen veremiyorsun  çocuğuna.

İş döllemeyle,çiftleşmeyle bitmiyor ki..

Şöyle bir olay duydunuz mu?

Erkek: Hanım,kıpraşma,spermlerin aura’sını bozuyorsun,hissediyorum,hayırlı evlat olacak bunlar,koçlarım benim,ileriii..

Kadın:Böyle iyi mi bey?Aman hayırlı evlat olsunlar da,ben kıpırdamam..

Öeeehhhhh,bu ne be?Var mı böyle bir olay,yok..

Örneklerde ana-baba-evlat ilişkisini anlattım,ama başka buna benzer dertler de mevcut..

Kaplumbağaların evden kaçma şansı yok,taşı,taşımaya alış..

Etiketler:, , , ,

Her işte bir HAYIR varmış

Aklıma Esti Hiç Tatava Yok »

Ev: (Yaş aralığı 7-12) Anne biraz daha dışarıda oynasam,akşam ezanında gelmem şart mı?Daha mesul değilim namazdan hem? Olmaz oğlum,HAYIR..

Okul: Hocam bizim ders boş,bahçede top oynasak?Olmaz evladım,sınıfta sessizce oturun..Hocam nolur oynasak ya?Oturun dedim,HAYIR…

Yaşam: Benimle çıkar mısın? Şu an düşünmüyorum,HAYIR..

Benimle evlenir misin?Daha hazır değilim,HAYIR..

Haftasonu  annemlere mi gitsek? HAYIR,sonraki hafta gideriz..

Yazının Devamı için tıkla »

Etiketler:, , , , ,

Kıç 1 Kez Gözüktü mü Uçkur 9 Yerden Çözülür

Aklıma Esti 10 Tatava Var »

22 Ocak’ta TR’ye geldim,ufak bi alışma sürecini,teyzemin lahana çorbası,mısır ekmeği,köy yoğurdu,köy yumurtası kürü sayesinde atlattım..İnsan köyde yaşayınca her şeye aynı isim takılıyo lan sanki,köy bakkalından bişi alıyosun “köy çubuk krakeri,köy kolası” oluyo o : )) İnsan her yaptığının sağlıklı,organik olduğunu sanıyo.Köy pazarında şunu görürsem şaşırmam;

Köylü Pazarcı: Kilosu 2 TL,geeeel,çok doğal,kokla farkı gör

Pazarda Gezen Vatandaş: E ne bu,bağrıyosun sabahtan beri,bişiye benzetemedim ben bunu?

K.P: Beyim,bu boktur,köy boku..

P.G.V:Öyle şey mi olur kitapsızlar?

K.P: Öyle deme beyim,hep organik yedik,en doğal besinlerden sıçtık biz bunu,hiç kolay olmadı..

P.G.V:Lan manyak mısınız,boku napsın millet?

K.P: Organiktir beyim.!

5 günlüğüne Çanakkale’ye gittim,dostları görmek için,burdan bi teşekkür listesi oluştırıyım;

Sabah 5′te beni karşılamaya arabayla geldiğiniz için Cem’e Mustafa’ya,bir gün evinde misafir ettiği ve kötü de olsa börek yapmaya çalıştığı(çok nankörüm laaaayn) için Cem’e ve ailesine..3 gün evinde misafir ettiği ve ekonomik durumumun kötü olduğunu bilip her dediğimi alan “Ömer,Mustafa,Cem” e teşekkürler..Özellikle Ömer Baba..Ömer Baba sen bana Estonyadayken para göndermeseydin,gelemiyodum lan,kalıyodum gavur diyarlarda..Oturum izninin bittiği günün ertesi günü Karakola gidip,sınırdışı edin len beni,ülkeme gitmek istiyorum diycektim,beleşşşş…

Başlık ne alaka,yazı ne alaka durumları var ama alakalı aslında…

Olaya bak agacım..Annem,ablam ingilterede,yeğenim doğdu göremedim.Babam başka yerde,abim askerde..Yani Şu an türkiyede bulunan ve özgürce dolaşabilen tek aile üyesi benim ve yalnızım ulan..Teyzem ve dostlar da olmasa tam sıçmıştım hem de organik köy boku,pehhh

Erasmus’ta aldığım 6 dersi geçtim,şimdi burdaki okulla denklik davası var,ikinci dönem başlıycak harç parası,kitaplar,ev kirası..

En çok koyan Adsl oldu..Alel acele yurtdışına giderken ADSL’i kapatamadım..Sakaryadan kapatıyım dedim,Telekom Müdürlüğüne gittim,dayı ben adsl aboneliği iptal ettircem dedim..Yeğenim senin abonelik bu ilden değil,malum ile gitmen gerek dedi..Dayı bilmem farkında mısın Sakarya ve Malum yer arasında tam 975 km var,ve 16 saat sürüyor,şimdi 5 ay boyunca kullanmadığım halde bu faturalar bana girecek değil mi? Hem de nassssııı girecek yiğenim..Buna benzer bi konuşmaydı..Bi geldim;

Aha size matematik problemi..Emrah olmayan ama az sonra kapkaçtan kazanacağı tahmini paranın 1 bölü 4yle Adls ve telefon faturasını ödeyecektir,ama borcunu bilmemekte,öğrenmekten de acayip tırsmaktadır.Emrah’ın önünde fatura kuyruğunda 2 kişi vardır,biri kel biri de foduldur.Emrah gurur yapar “lan kel,fodul ödüyor ben niye ödemeyeyim” demektedir.Bu gazla Emrah faturayı ödemeye karar verir.Telekom görevlisi 256 TL borcunuz var demiştir.Hesap değişmiş paranın Kök üzeri 3′ten Sin 37 kadarıyla borcu kapatmıştır.Kalan parasıyla Sakarya Tren Garı önünde 2 lahmacun 1 TL seyyarından uzun pazarlık sonucu 2 lahmacunu 0,85 kuruşa alan Emrah,kalan parasıyla bir de çekirdek çitlemiştir.Gene parası kalan Emrah sondan bi önceki parasıyla da traş olmuş,azcık insana benzemiştir.Son kalan  parasıyla da bir paket Kırmızı Kısa 2000 alan Emrah’ın kaç parası vardı?

a)Emrah kapmış-ama kaçamamıştır b)Şu an ki kurla 234 Euro c)Kapkaç iyi bir şey değildir d)82 Lahmacun alacak kadar parası vardır e)Kel-fodul’dan daha az parası vardır f)Çok seçenek var,bu soruda bi puştluk vardır..

Dertler bir geldi mi,üst üste gelir.Bi bana olmuyo bu,benden daha kötü durumlarda olanlar var,biliyorum,görüyorum.Allah yardımcımız olsun agacım..Ama şu da bir gerçek “Göt 1 kez göründü mü,Uçkur tam 9 yerden çözülür” rahmetli dedemin sözüydü..

Not 1: İstememe rağmen Zippo  için teşekkürler(ilgili kişiye)

Not 2: Telefonum bozuldu,tel yok artık,ulaşılması gerekenlere ben ulaşırım(İlgili Kişilere)

Not 3: Hindibağı yiyin,çok güzel bişi lan (İlgili-ilgisiz herkese)

Etiketler:, , , ,

Donanma, Çay, Simit, Boğaz

Aklıma Esti 2 Tatava Var »

Çanakkaleliler bilirler donanma çay bahçesinde çay ve simit keyfinin tadını, hele de okuldan veyahut da dershaneden kaçıpp da gidilince ne de güzel olur. :) Baktıkça sizi rahatlatır o masmavi boğaz, sizi içine çeker, siz de onun kokusunu onun tüm nefesini içinize çekersiniz. “oh dünya varmış gerçekten de” dedirtir size. Evet, dünya vardır, vardır ama önemli olan onu yaşayabilmektir, onu tatmak tüm zevklerinden haz almak gereklidir. Çevremizde olup bitene bir çocuk gözüyle bakmak gereklidir. Sadece görüneni değildir görmek, bazen ötesini görmek gerekir. Bir çocuk gibi şaşırmak gerekir baktıkça, yeni şeyler öğrenmek gerekir.

Ocak ayında neredeyse yazdan kalma günlerin yaşandığı bu küçük kalemizde turladım biraz. Deniz kenarında, kordon boyunda dolaştım, martılara su birikintilerine tekrar baktım. İnsanları tekrar inceledim, gözlemledim.

“Hayat zor, dediğimde; “Hayır, hayat zor değil, zor olan insanlar? diyerek beni düzelten arkadaşıma ve onun cümlesinin son virgülüne kadar inanıyorum. İnsanlar gerçekten de çok zor, fakat her şeye rağmen yaşamak da güzel be kardeşim. Sevmek sevilmek ve aşk çok güzel be kardeşim…

İşte size donanmadan ve kordonumuzdan birkaç fotoğraf, yılın fotoğrafları, ödül aldı bunlar, işte o anlar…