İstihbarat Teknikleri,Gültekin AVCI

1
797

Gültekin Avcı

Günümüzde istihbarat faaliyetleri, aktörleri, örgütleri ve kullandığı tekniklerle adeta kendine özgü bir dünya yaratmış durumdadır. Artık istihbarat alanı, sınırlanmaz biçimde her yerdir. Klasik istihbarat dönemindeki yakın tehditler anlayışı yerine dünyanın her köşesi; kara, deniz, hava ulaşım vasıtaları, bir devlet başkanının köşkü, müzakere salonları, hatta bazen Romanya Devlet Başkanı Todor Çavuşesku örneğinde olduğu gibi insanın dişlerinin arası bile istihbarat zemini olabilmektedir. Gültekin Avcı, en son istihbarat tekniklerine ilişkin bilgiler ışığında çözümlediği bu dünyanın ünlü aktörlerini, örgütlerini, yaşanan fiyaskolarını ve açmazlarını bütünlüklü bir anlatımla sunuyor. Kitabın ayırt edici yanı; bir savcı olan Gültekin Avcı’nın hukuk adamı gözüyle yaptığı derlemeler ve sivilleşme önerilerinin çalışmayı zenginleştirmesi.

Yukarıdaki kitabın resmi tanıtım yazısıydı,kitapta altını çizdiğim bana göre önemli yerleri paylaşmak istiyorum.

…Nizamülmülk’ün önemli eseri Siyasetname’de istihbaratın önemi şu sözlerle zikredilmektedir; “Dünyanın dört bir köşesine tüccar,seyyah,sufi,eczacı ve derviş kılığında casuslar göndermeli,casuslar duydukları her şeyi haber olarak getirmeli ve ülkelerin durumları hiçbir şekilde meçhul kalmamalıdır.Çoğu zaman valiler,arazi sahipleri,memurlar ve emirler muhalefete ve isyana kalkışmışlar ve padişaha karşı bağlarını koparmışlardır.Fakat casuslar ulaşıp haber getirdiklerinde,padişah zamanında hazırlık yaparak hareket eder ve aniden isyankarın üzerine çullanır.Böylece isyankarlar tutuklanır,niyetleri akim kalır..

İlgimi çeken diğer olay da İstiklal Mücadelesi esnasında yaşanmış bir olay…

…Türk İstiklal Mücadelesi’ni takiben 1923 yılında konferans görüşmeleri ve anlaşma teatileri amacıyla Lozan’da masaya oturmuştuk.O zamanın sınırlı iletişim imkanları sebebiyle Ankara’dan Lozan’daki heyetimize gönderilen talimatlar ve bilgiler şifrelenmiş telgraflar halinde tanzim edilerek önce Köstence’deki(Romanya) telgraf merkezine ulaştırılmakta,sonra buradan da Lozan’a çekilmekteydi.Bu sırada İngiliz İstihbarat servisi bize ait şifreleri çözmeyi başarmıştı.Bu sayede İngiliz gizli servisi Köstence’ye intikal eden telgraflarımızı derhal açarak görüş ve düşüncelerimizi öğreniyor,Türk delegesinin o gün müzakerelerde neler söyleyeceğini,ne tür bir politika takip edebileceğini bildiği için kendi siyaset ve hamlelerini buna göre ayarlıyordu.

Bir de Elektronik İstihbaratla ilgili bir alıntı yapıyım kitaptan..

…Ulusal Güvenlik Ajansı,Birleşik Devletler’de satılan tüm kişisel bilgisayarların ve diğer tüm bilgisayarların izlerini muhafaza eder.Ulusal Güvenlik Ajansı’nın “elektromanyetik alan-saha cihazı” monitörden ve güç kaynağından çıkan dalgaları süzerek,kişisel bilgisayarların devre tablosundan çıkan radyo frekanslarına ayarlanabilir.Bilgisayar devre tablosundan çıkan radyo frekanslı yayın,bilgisayardaki dijital bilgiyi içerir.Ulusal Güvenlik Ajansı’nın cihazından çıkan kodlanmış radyo frekansındaki dalgalar,bilgisayar devreleriyle,bilgisayara girebilir ve bilgisayardaki verileri değiştirebilir..

Kitaptan daha çok alıntı yapacağım yer var ancak bundan sonrası biraz çalıntı olur sanırım : ) Bu kitabı mutlaka okuyun,etrafta olan bitenden haberiniz olsun,dünyanın göründüğü gibi bir yer olmadığını,her an her saniye izlendiğimize şahit olun(çok mu paranoyakça oldu) Kitabın yazarı Hukuk Adamı,eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı’ya saygılar..

1 YORUM

  1. Kitap yazarı Gültekin Avcı ziyadesiyle kaliteli bir hukuk insanıdır. bu kitabı 2 sene evvel okudum, istihbarat örgütleri ile ilgili genel bilgiler içeren giriş seviyesinde bir kitap olmuş

CEVAPLA

İnsan mısın? *