Yarım Kalan ama Tam Hikaye..

Leyla'dan Mevlaya 5 Tatava Var »

Oğlan kızı gördü sevdi,kız oğlanı gördü sevdi.Önce kim kimi gördü,oğlan da kız da bilemedi.Umurlarında da değildi zaten..

İkisi de bi konferansta söz almayı bekleyen heyecanlı öğrenci misali kıpır kıpırdı.Kız söze başladı; “Ben…” dedi,oğlan araya girdi; “Sen,evet sen” dedi,devam etti; “Sen,O’sun” dedi..Kız şaşırdı, “Kimim ki ben” dedi..Oğlan,kızın sorusuna aldırış etmeden devam etti “Nerdeydin ki” dedi,sitemkar..Kız,akşam ezanından evvel eve gelemeyip geç kalmış 12 yaşındaki çocuk misali bi bahane düşündü kafasından,sonra çok saçma olduğuna karar verdi,beni ilk kez gören biri neden bana nerdeydin desin ki dedi içinden..Kız ancak “Şeyy,ben..” dedi..Oğlan kızın mahçupluğuna sevindi,gözlerinin içi gülüyordu..Bu sefer kız aldı sözü; “Sen nerdeydin ki” dedi..Oğlan hiç düşünmeden cevap verdi “Ben seni aradım hep” dedi..Kızın mahçupluğu gitti,sevilmenin verdiği sevinçle doldu kalbi..Kızın, o an içindeki sevgiyi bölseler en azından 3 sevgisiz kalbe yetecek kadar sevgi vardı içinde..

BİTTİ…Niye mi Bitti?Böyle kalsın istedim,kız oğlana baksın,oğlan kıza baksın..Sen yukarıdaki hikayeyi oku,hep öyle hatırla..Çünkü gerçek yaşamda devamı iyi bitmiyor.Gerçek yaşamda,kız seviyor,oğlan seviyor,sonra kız üzülüyor,oğlan peşine daha da üzülüyor..Hikayeler yarım kalsın,en güzel yerinde kalsın..

Etiketler:, , , ,

Sihirli Değnek

Beyin Kıvrımları 6 Tatava Var »

Ihımm ıhımm,ses,ses,deneme,tikkaaayt,sitemiz misafir kalemlerinden “minnak” geri döndü efenim,kendisi bana 2 hafta önce küsüp gittiydi,bu sabah aniden çıkıverdi : ) Delü Kız : ) bi yazı gönderdi bana,paylaşıyım..Tekrar hoşgeldin minnak,bi daha bana küsersen,pok barışırız :D

Herkes muhakkak bir sihirli değneği olsun istemiştir. Bir şeyleri düzeltmek ya da bir şeylerden kurtulmak için kısacası çıkış yolu bulunmadığın da keşke olsa diye aklımızdan geçirdiğimiz hayali yardım umulma aleti. İşte Benim için de sihirli değneğin olması gerektiği anlardan birindeyim. Daha doğrusu ben bu anları çok yaşıyorum. Sanırım sürekli kendi başıma iş açıyorum. Ve hadi sene bu sefer bari seni diyerek mızmızlanıyorum. Tabii ki her seferinde de onu bulamıyorum.

Bu sefer bir değişiklik yapacağım!

Bu değişiklik ne mi?

Bu değişiklik kendi sihirli değneğimi yapacağım?

Nasıl mı?

Önce güzel içime sinen bir değnek bulacağım. Sağlam olmalı bu yüzden de en iyi seçenek çınar ağacı. Onu en sevdiğim renklerle süsleyeceğim tıpkı masallarda ki perilerin değnekleri gibi olmalı! Ucuna yıldız mı koysam. Hayır, hayır ben ucuna ay koyacağım. Farz edelim ki onu yaptım ve şu an elim de. Acaba çalışacak mı? Çalıştığını da düşünelim.

Gözlerimi kapıyorum…
Şu an elim de…
Ve
İlk dileğimi söylüyorum:
“daha olumlu düşünmek!”
evet, evet ben pozitif bir insan olmayı diliyorum.
Hayata daha güzel gözlerle bakmayı, daha rahat olmayı, daha cesur olmayı diliyorum.
Bunun için değneğe gerek yok onu da biliyorum

Öyle ise her birimiz sihirli değneğe mi sahibiz
Yani her şeye olumlu bakmak hayallerimize ulaşmanın ve sorunlardan kurtulmanın en kolay yolu mu?

Ben bir sihirli değneğim
Ne dilersem oluyor

Hey okumayı bırak sen de sihirli değneği yapmaya koyul!

Mutlu günler…

Etiketler:, , , ,

Ruh,Beden,Arada Kalan Ben..

Beyin Kıvrımları Hiç Tatava Yok »

Bu aralar anlayamadığım bir şeyler oluyor. Sanki ruhum bedenime ait değil! Orada sıkışmış kalmış gibi geliyor. Neden diye düşünüyorum? Aklım bazı cevaplar geçiyor. Acaba diyorum, ruhum kilo mu aldı? Sonra yok, yok bedenim havalar ısındığı için yıkanmaktan çekmiş olmalı diyorum!
Bedenim kilo alamaz çünkü onu beslemiyorum. Garibim içeride kalmış, bedeni taşımaktan bıkmış. Üstüne üstlük ona destek olmuyorum. Alması gereken gıdalardan uzak duruyorum. Kim bilir bana ne kadar çok kızıyordur.

Bedenimi ise her gün temizliyorum, güzel güzel bakıyorum. Ama o bana nasıl karşılık veriyor? Yaptıklarım karşısında beni tuzağa düşürecek işlere kalkışıyor. Ne durdan ne de yapma demekten anlıyor. Beni zora sokuyor. Yenik düşürüyor. En ufak güzel söze takılıp kalıyor. Beni sıcağa doğru götürüyor sanki kavrulmamı istermişçesine!
Hangisini uzak tutayım kendimden? Ruhum bedenimi zapt edemiyorsa suç benim mi? Bedenim ruhumu dinlemiyorsa suç benim mi?
İkisini uzak tutsam,yaşayamam,ikisi yakınımdayken rahat değilim.Tek yol beraber yaşamaya alışmak.Aslında bir çıkar yol var ama,o da bu dünyada değil,ölünce ruh bedenden çıkıp gidiyordu değil mi?Ölünce bana kalan ruh,oysa hayat boyunca bedeni sevmişim,bedeni sevenlerle gezmişim..Aslında ne ruh bedene fazla,ne beden ruha.İkisi muazzam bir dengeyle verildi bana..Dengeyi bozan ben oldum,sen oldun..
Oysa şimdi ruh ağlarken beden gülüyor,tezatı yaşamak da bünyeyi yoruyor..

Ruhum bedenimi zapt edemiyorsa suç benim mi? Bedenim ruhumu dinlemiyorsa suç benim mi?

Not: Bu yazı kalibre & minnak tarafından yazılmıştır…

Etiketler:, , , ,

Ben’le Ben Konuştu,Olan “Ben” e Oldu..

Beyin Kıvrımları 3 Tatava Var »

2′li bir diyalog bu,aslında 1 kişi var ama 2′li bir diyalog..

Birinci kişi “Ben” ikinci kişi de “Ben”

Ben 1:….yani Dünya’ya gelişinin bir amacının olmadığını söylüyorsun,öyle mi?

Ben 2:Olamaz mı,belki benim gerçekten dünyaya geliş amacım yoktur,başka bir varlığın amacı sonucu dünyaya gelmiş olamam mı?

Ben 1:Bir amacın ürünüyüm diyorsun o zaman,bir başka varlığın amacını gerçekleştirmesi için araç olmalısın..

Ben 2:Olabilir,araç da olabilirim,”aracı” da olabilirim..O kadar fazla düşünüyorum ki,beyaza beyaz demeye korkar oldum,ya siyah çıkarsa?Bir daha neye güvenirim ki o zaman?

Ben 1:Bu korku sebebiyle,beyaza beyaz demeyebilirsin,ama beyazın beyaz olduğunu görebiliyorsun,dillendirmeye gerek mi var,o zaman senin sorunun fikirlerini açıkça söylemekten korkmak olmalı,öyle mi?

Ben 2 :D ikkat ediyorum,sohbetin başından beri sorgulayıcı tavır takınıyorsun,baskın duruşa sahip olan neden sen oldun?

Ben 1:Bu tavıra beni iten,senin çelişkilerin oldu,kafandakileri netleştiriyim derken,sorgulayıcı tavır üzerime yapıştı,özür dilerim seni baskı altına aldıysam..

Ben 2:Sorun değil,ha “beni” baskı altına almışsın,ha “kendini”..Aynı değil miyiz : )

Ben 1:Gene başa dönücem,amaçsız yaşamayı amaç edinmiş olabilir misin?Yani hiç bir ileri zaman için planın yok,her geçen saniyeye özel davranış biçimlerin var,öyle mi?Her saniye,zamanı geldiğinde yaşanmalı,hiç bir saniye,diğerinden önemli değildir düşüncesi hakim sende sanırım?

Ben 2:Her saniye eşit değerde demiyorum,düşünsene,4 yaşına kadar olan şeyleri hatırlamıyorsun,hafızanda yok,dolayısıyla 4 yaşıma kadar geçen saniyelerin benim için hiç bir önemi yok..Fiziki gelişimim için önemli saniyeler olabilir ama şu an 22 yaşındayım,o 4 senenin benim için çöp kadar değeri yok,hatırlamıyorum bile..Oysa bir de ölüm anını düşünsene,sana diyorlar ki,son 1 saatin,saniyelerin sayılı,kaç saniyeni neye ayırırdın,o saniyeler çok değerli olurdu,bir amaca özgülendiği için değil,sadece son saniyelerin olduğu için önemli..Son sinema bileti çok önemlidir,son vapur çok önemlidir,”son” olduğu için önemli..

Ben 1:Her neyse,gerçekten uykum geldi,sonra devam ederiz olur mu?

Ben 2:Tamam,ben de kaçtım,bu arada üzerimdeki tişört beyaz mı???

Etiketler:, ,