| |
Şub 20
İcra Hukukuyla alakalı en son İtirazın İptali konusuna değinmiştim.
İcra takibine devam etmek isteyen alacaklının, borçlunun ödeme emrine itirazını hükümden düşürebilmesi için başvurabileceği diğer yol İtirazın Kaldırılması Yoludur.
Genel hatlarıyla İtirazın Kaldırılması Yoluna bakarsak ; itirazın iptali davasına nazaran daha çabuk ve pratik sonuçlanan bir yol.
İtirazın Kaldırılması Yolu bir dava değildir.Borçlunun, gerçekten borçlu olup olmadığının ilamsız icra işlemleri içerisinde tespitini sağlayan hukuki bir yoldur. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması yolundaki inceleme yetkisi sınırlıdır, sadece belge üzerinden incelemelerini yürütür. İtirazın iptali davasındaki olduğu gibi “tanık, keşif, yemin” gibi delillere başvurulamaz.
İşte bu sebeple icra mahkemelerinin itirazın kaldırılması hakkındaki kararları maddi anlamda kesin hüküm olamaz, oysa itirazın iptali kararları kesin hüküm teşkil eder.
Alacaklı, yani ilamsız icra takibini başlatan kişi, borçlunun ödeme emrine itirazının kendisine tebliğinden altı ay içerisinde itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden istemeli. Bu süre hak düşürücü bir süredir.
Borçlunun ödeme emrine itirazı ile icra takibi durmuştu.Alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılması talebi üzerine icra mahkemesinin kabul ya da ret kararına değin icra takibi durmaya devam eder.
İcra İflas Kanunu İtirazın Kaldırılması Yolunu, ödeme emrine itiraz sebebine göre iki şekilde düzenlemiş ;
- Borca itiraz edilmesi durumunda, itirazın kesin kaldırılması (İİK m.68)
- İmzaya itiraz edilmesi durumunda, itirazın geçici kaldırılması (İİK m.68a-69)
İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI
Borçlu, borca itiraz etmişse, alacaklı itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilir.Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmesi için alacağın İİK m.68-68b’de yazılı belgelerden birine dayanması gerekir.
İtirazın Kesin Kaldırılması İçin Gösterilmesi Gereken Belgeler
- İmzası Borçlu Tarafından İkrar Edilmiş Adi Senet: Adi senet, resmi bir makamın katılımı olmaksızın, taraflar arasında düzenlenmiş ve belirli bir miktar borcun alacaklıya şarta bağlı olmadan ödeneceğini içeren senettir.Eğer bu adi senet altındaki imza borçlu tarafından kabul edilmişse, alacaklı itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir.
- İmzası Noterlikçe Onaylanmış Senet: Alacaklı kişi, kayıtsız-şartsız belirli bir miktar para borcu kabulunü içeren ve imzası noterlikçe onaylı senede dayanarak da itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir.
- Resmi Dairelerin veya Yetkili Makamların Yetkileri Dahilinde ve Usulüne Göre Verdikleri Belgeler: Örneğin borç ödemeden aciz vesikası, rehin açığı belgesi gibi.
- Kredi Kurumları ile İlgili Belgeler
Alacaklı kişi bu yukarıda yazdığım belgelerden herhangi birine dayanarak alacağını ispat etmeli.Eğer ispat edemezse , icra mahkemesi itirazın kesin kaldırılması talebini reddeder.Alacaklı eğer ispat ederse, bu kez borçlu ödeme emrine itirazını ispat etmelidir.Tabi ki yukarıda yazdığım belgelerden birine dayanarak.
Sonuç olarak icra mahkemesi ya itirazın kaldırılması talebini reddeder ya da itirazın kesin kaldırılmasına karar verir.
Ret durumunda artık alacaklı icra takibine devam edemez.Bu kararın kesinleşmesi ile de artık takip tamamen sona erer.İtirazın kaldırılması talebinin esastan reddi durumunda, eğer borçlu talepte bulunmuşsa, alacaklı takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilir.
Alacaklının talebi kabul edilirse, itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verilir.Alacaklının yaptığı ilamsız icra takibi artık kesinleşir.Yani bir sonraki safha olan haciz safhasına geçilebilir.Bu sefer de, itirazın kesin kaldırılmasına esastan karar verilmişse, alacaklının talebi doğrultusunda takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmamak koşuluyla, borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilir.Borçlu itirazın kaldırılması kararının kendisine tebliğ ya da tefhimden (yüze karşı kararın okunması) itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır.
İtirazın kesin kaldırılması talebinin kabulü ya da reddi kararları temyiz edilebilir.Ancak bu kadarlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, alacaklı ya da borçlu genel mahkemelerde dava açabilir.
Not: İtirazın Geçici Kaldırılmasını, Borçtan Kurtulma Davasını ve Menfi Tespit Davalarını sonraki yazılarda aktarmaya çalışıcam.Umarım işinize yarar bunlar.
Etiketler: borca itirazın kaldırılması, icra hukuku, icra inkar tazminatı, icra mahkemesi, imzaya itirazın kaldırılması, itirazın geçici kaldırılması, itirazın icra mahkemesinde kaldırılması, itirazın kaldırılması, itirazın kaldırılması kararı kesinleşme, itirazın kesin kaldırılması
Ara 28
Bir önceki yazımda Ödeme Emrine Kısmi ve Gecikmiş İtirazı anlatmışım.Şimdi tekrar alacaklı pozisyonuna geçip, ödeme emrine itiraz etmiş borçlunun itirazının hükümden düşürülmesi için neler yapılması gerektiğini anlatmaya çalışıcam.
Alacaklı olan taraf, yani bu yazımda biz, iki yola başvurabiliriz.Birinci yol Genel Mahkemelerde İtirazın İptali Davası Yolu, ikinci yol İcra Mahkemesinde görülecek olan İtirazın Kaldırılması Davası.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
İcra takibi, İcra İflas Kanunu M.68-68/a’daki belgelerden birine dayanıyorsa,(ilgili maddelere bakmak için tıklayın) alacaklı itirazın iptali davasını ya da itirazın kaldırılmasını seçebilir.Ancak icra takibi İİK. m68-68/a’daki belgelerden birine dayanmıyorsa,alacaklı olan biz, yalnızca itirazın iptali davası yoluna gidebiliriz.
Diyelim elinde m.68-68/a’daki belgeler var ve dolayısıyla ister itirazın iptali yoluna ister itirazın kaldırılması yoluna başvurabiliyorsun. Seçim hakkını itirazın iptali davası yolundan kullandıktan sonra, artık itirazın kaldırılması yoluna başvuramazsın.Ancak önce itirazın kaldırılması yoluna başvurduktan sonra, itiazın kaldırılması yolunu bırakıp, genel mahkemelerde itirazın iptali yoluna başvurabilirsin.
İtirazın İptali Davasının Açılması
Bu dava müddeabihi (dava konusu) takibe konu olmuş olan ve ardından borçlunun bu takibe itiraz etmiş olduğu alacağı konu eden normal bir alacak (eda) davasıdır.Yani dava, normal bir hukuk davası gibi açılır.
Takip alacaklısı olan sen, davacı oluyorsun.Takip borçlusu ise davalı.Davacı olarak iki noktada karar verilmesini talep edersin;
- Alacağın varlığının tespiti, dava konusu yapılmış alacağın, icra takibinde bulunduğun bu takipte ödenmesi istemi
- Borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi.
Eğer alacaklı olarak, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istiyorsan, bunu dilekçe de ayrıyetten belirtmelisin.İİK m.67 ;
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtirazın iptali davası için yetkili mahkemeyi Hukuk Usulü Muhakeme Kanunu m.9′a göre belirlemen gerekiyor ;
Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür.Davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye’de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır. Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın, sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
İtirazın İptali davasında görevli mahkemeyi ise HUMK madde 1-8′e bakılır.İtirazın İptali davası belirli bir süreye tabi,bu süre de, ödeme emrine itiraz edildiğinin alacaklıya tebliğinden itibaren 1 sene.
Eğer 1 yıl içinde itirazın iptali davası açmazsan başlatmış olduğun ilamsız takip düşer.Ayrıca icra inkar tazminatı da isteyebilmek için 1 yıllık süre içerisinde dava açman gerekiyor.
1 yılı geçirdikten sonra gene alacağın için dava açabilirsin.Ancak bu sefer, mahkemeden alacağın ilam ile, eski takibine devam edilmesini isteyemez, almış olduğun ilam ile ilamlı takip yapabilirsin.
İtirazın İptali Davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere, yani HUMK m.67-1′e tabi.Bu davada borçlu, itirazın kaldırılmasından farklı olarak bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı değil.Borçlu bu davada, daha önce yetki itirazında bulunmamış olsa bile, yetkiye itiraz edebilir.Alacağın varlığı caiz olan her türlü delille ispat edilebilir.Yani itirazın kaldırılması davasındaki gibi sınırlı olarak belirtilmiş olan İİK m.68′deki belgelere bağlılık yoktur.
İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ SONUÇLARI
1) DAVANIN REDDİ
Bu durumda mahkeme, ortada mevcut bir alacağın olmadığı sonucuna varır ve itirazın iptali davasının reddine karar verir. Bu ret kararının kesinleşmesi ile de alacaklının,yani yazımızda senin başlatmış olduğun icra takibi iptal edilir.Dolayısıyla aynı alacaktan ötürü borçluya karşı yeni bir alacak davası açamazsın.
Bir de şu durum var, mahkeme alacaklı olan senin, kötüniyetli olarak icra takibinde bulunduğun ve kötüniyetli olarak itirazın iptali davası açtığını kanaat ederse, mahkemenin reddettiği alacak miktarının %40′ından az olmayan bir tazminata mahkum edilebilirsin.
2)DAVANIN KABULÜ
Davanın kabulünün icra hukuku bakımından iki önemli sonucu var.
a)İcra Takibine Devam Edilebilmesi
Mahkemenin, borçlunun dava konusu alacağın borçlusu olmasına karar vermesiyle ve itirazın iptaliyle, alacaklı mahkemenin verdiği bu kararı icra dairesine vererek icra takip işlemlerine kaldığı yerden devam eder.Yani haciz isteyebilirsin. 1 yıl içerisinde bu haciz talebinde bulunmalısın. (İİK.m78.2)
b)İcra İnkar Tazminatı
İtirazın iptali davası sonunda borçlunun haksız olduğuna karar verilmişse, borç miktarının %40′ı oranın bir tazminata hükmedilir, borçlu aleyhine.İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için aranan şartlar;
b1) Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.
b2) Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası mevcut olmalıdır.
b3) Talep olmalıdır.Yani alacaklı itirazın iptali dilekçesinde icra inkar tazminatını açıkça istemiş olmalıdır.
b4) Borçlunun itirazının haksız olmalı.Yani ödeme emrine itiraz eden borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmeli.Burada itirazın haklı-haksız olmasındaki ayrım, borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmamasına bakılarak yapılır. Alacağın likid olmasından kasıt, alacak miktarının muayyen olup-olmamasıdır.Önceki yazılarda anlattığım bir durum vardı, alacaklı icra takibinde alacak konusu miktarı tam belirtmelidir.Eğer belirtmemişse, borçlu buna itiraz edebiliyordu.Ödeme emrine itiraz yazıp sitede aratırsan,bilgi edinebilirsin.
İtirazın İptali Davasının Kesin Hüküm Oluşturması
Dava sonucunda, alacağın esası hakkında karar verildiğinden (itirazın kaldırılması davasından farklı olarak) mahkemenin itirazın iptali ya da itirazın iptalinin reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Yani, dava konusu alacak aynı taraflar arasında ve aynı sebepten dolayı tekrar dava konusu edilemez.
Bir sonraki yazıda İTİRAZIN KALDIRILMASI’nı anlatmaya çalışıcam.
Not: Yazılarda ilgili konularla ilgili dilekçe örnekleri vermiyorum, diğer sitelerden kolaylıkla bu dilekçeleri bulabilirsiniz.Ben daha çok, o dilekçelerin nasıl doldurulması gerektiğini anlatmaya çabalıyorum : )
Etiketler: borca itiraz sebebi vadesi gelmeyen borcun muaccel olması, davaya nasıl itiraz edilir, icra davasına ret, icra hukuku, icra inkar tazminatı, icra itiraz reddi, icra takibine itirazın kaldırılması için dilekçe örneği, itiraz sebepleriyle bağlılık, itirazın iptali, itirazın iptali dava dilekçesi, itirazın iptali davası, itirazın iptali davası 1 yıllık süre alacak davası, itirazın iptali davası devam ederken icra dosyası düşer mi, itirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması, itirazın iptali davasında görevli mahkeme, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı, itirazın iptali davasının reddi, itirazın iptalinde yetkili mahkeme, itirazın kaldırılması, itirazın kaldırılması davası, itirazın reddinin takibi, kesinleşmesi gereken ilamlar itirazın reddi, kesinleşmesi gereken itirazın reddi, vadesi gelmeyen borca itiraz edilir mi
Ara 10
En son yazımda Ödeme Emrinin içeriğini,tebligat sürecini anlatmıştım.Şimdi olaya borçlu tarafından bakarak,ödeme emri kendisine tebliğ edilen borçlunun,alacağı inkar etmesi durumunda(yani borcu kabul etmemesi halinde) ya da alacaklı kişinin icra takibi yetkisinin olmadığını ileri sürmesi halinde hangi yollara başvurması gerektiğini anlatıcam.
İlk unutmaman gereken kural ; ödeme emrine 7 gün içerisinde itiraz edebileceğin.
Hatırlarsan ya da okuduysan,icra hukukuyla ilgili ilk yazımda ilamsız icra takibi başlatmanın kolaylığından bahsetmiştim.Çünkü alacağın hiç bir belgeye dayanması gerekmemekte.
İcra hukukunda,alacaklıya icra takibi başlatabilmesi için tanınmış bu kolaylık,borçluya da ödeme emrine itirazda tanınmış.
Yani borçlunun,ödeme emrine itiraz etmesi,başka hiç bir işleme gerek kalmaksızın icra takibini durdurur.
Alacaklı icra takip işlemini başlatırken,icra müdürü,borcun gerçekte var olup olmadığını,zamanaşımına uğrayıp uğramadığını araştırmakla mükellef değildi ve de yetkisi yoktu.Ödeme emrine itirazda da,icra müdürünün ödeme emrine itirazın haklı olup-olmadığına karar verme yetkisi yoktur.
Kısaca kanun,hem alacaklıya-hem borçluya eşit davranmıştır diyebilirim.
Diyelim sen,yani borçlu taraf,ödeme emrine itiraz ettin ve takip durdu.Alacaklının icra takip işlemlerini devam ettirebilmesi için önünde iki seçenek var,ya Genel Mahkemelerde İtirazın İptali yoluna gidecek,ya da İcra Mahkemesinde İtirazın Kaldırılması Yoluna.
Biz borçluyuz ve ödeme emrine itiraz ettik.Ettik de,hangi sebeple?
Ya Maddi Hukuka,Takip Hukukuna Dayalı Sebeplerden dolayı, Ya da,borca ve imzaya itiraz ederek,itirazlarımızı icra dairesine sunucaz.
Maddi Hukuka-Takip Hukukuna Dayalı İtiraz Sebepleri Nelerdir?
- Yetki İtirazı: İcra takip işlemi yetkili olmayan icra dairesinde başlatılmış olabilir.
- Derdestlik İtirazı: Yani alacaklının,aynı alacak için takip etmekte olan bir icra takibini sürdürdüğü.
- Alacaklıyla,senin aranda yapılmış bir sözleşmeden ötürü,alacaklının takip yapma hakkından vazgeçtiği itirazı.
- Alacak miktarının muayyen (belirli olmadığı) itirazı
- Alacağın hiç mevcut olmadığı (misal,ödeme emriye beraber gönderilmiş senedin sahte olması) itirazı
- Alacağın ödeme emrinde yazıldığı kadar olmaması.Yani 1000 TL yazarken,senin borcun yalnızca 800 TL ise,kısmi itirazda bulunabilirsin.
- Alacağın taliki bir şarta bağlanmış olması.Yani alacak geciktirici bir şarta bağlanmıştır.Mesela sen ; “Eğer üniversiteyi kazanırsan,sana 1000 TL vereceğim” metnini içeren bir sözleşme yapıyorsun,ancak karşı taraf geciktirici şart gerçekleşmeden sözleşme konusu para olan 1000 TL’yi senden talep ediyor.
- Borcu zaten ödemiş olabilirsin.
- Borç zamanaşımına uğramış olabilir.
Başka itiraz sebepleri de olabilir,ben sadece en genel itiraz sebeplerini yazmaya çalıştım.
Diğer İki İtiraz Sebepleri;
1)İMZAYA İTİRAZ
Eğer alacaklı kişi, adi bir senede dayanarak icra takibi yapmışsa ve sen de bu adi senet altındaki imzanın sana ait olmadığını biliyorsan,imzaya itiraz edebilirsin.
Peki adi senet nedir? Adi senet; resmi bir makamın ya da memurun katılımı olmaksızın düzenlenmiş senettir.
Burada dikkat edilmesi gereken hususa geleyim.
Eğer imzaya itiraz edeceksen,imzaya itiraz ettiğini,ayrıca ve anlaşılır bir şekilde açıkca belirtmek zorundasın.Yani şöyle ifadeler kullanmalısın ; “senet altındaki imza bana ait değildir” “böyle bir imza atmadım” “imzaya itiraz ediyorum” gibi. Eğer imzaya itiraz ettiğini açıkca bildirmezsen,imzayı kabul etmiş sayılırsın. Mesela ödeme emrine “borcum yoktur” diyerek itiraz etmen durumunda,imzaya ayrıca ve de açıkca itiraz etmediğin için senet altındaki imzanın sana ait olduğunu kabul etmiş olursun.
İmzaya itiraz yalnız senetli takip işlerinde yapılabilir.
Eğer icra takibi, imzası noterlikçe tasdikli bir senede dayanıyorsa,yani senet adi senet değilse,borçlu hangi yola başvurabilir?.Bu durumda,borçlu imzaya itiraz edemez.Böyle bir itiraz icra mahkemesi tarafından incelenemez.Borçlunun başvurabileceği yegane yol sahtelik davasıdır.(Menfi Tespit)Bu durum uygulamada nadir olduğu için,ayrıntıya girmiyorum.
Son olarak,takip resmi dairelerin yahut yetkili makamların usulüne uygun olarak verdikleri bir makbuza dayanıyorsa,borçlunun gene imzaya itiraz hakkı yoktur.
2)BORCA İTİRAZ
Borçlunun imzaya itiraz dışındaki tüm itirazları borca itiraz hükmünde olur.Ödeme,zamanaşımı,borcun müeccel olduğu(vadesinin gelmediği),icra dairesinin yetkisiz olduğu vs.Borca itiraz sırasında,borçlunun sadece “itiraz ediyorum” “itiraz hakkımı kullanıyorum” demesi yeterli.
Ancak önemli bir husus var ; borçlu,yani sen , borca itiraz sırasında belirttiğin sebeplerle bağlanırsın.
Borca İtiraz Durumunda İtiraz Sebepleriyle Bağlı Olma Nedir?
Eğer borca itiraz ederken,bir itiraz sebebi belirtmediysen,örneğin yalnızca “itiraz ediyorum” dediysen ve takip adi senede dayanıyor ise, imzayı kabul etmiş sayılırsın.
Hiç bir sebep belirtmeden “itiraz ediyorum” dedin ve alacaklı icra takip işlemine devam edebilmek için icra mahkemesinde “itirazın kaldırılması” yoluna başvurdu diyelim.Bu durumda,hiç bir sebep göstermediğin için, icra mahkemesinde yalnızca alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılabilen itiraz sebeplerini ileri sürebilirsin.Bir senet metninden neler anlaşılabilir?Mesela borcun vade tarihi vardır ve,borcun daha müeccel olduğunu(vadesinin gelmediğini) ileri sürebilirsin ya da borcun artık zamanaşımına uğradığını.
Eğer borca itiraz ederken,sebep ya da sebepleri bildirmişsen; bu sebeplerle bağlısın,bu sebepleri genişletemez ya da değiştiremezsin.
Mesela borca itirazında sebep olarak yalnızca borcun vadesi gelmediğini bildirdiysen,icra mahkemesinde artık “imzaya itiraz” edemez,borcu zaten önceden ödemiş olduğunu ileri süremezsin.
İtiraz sebeplerine bağlı olma kuralı itirazın kesin olarak kaldırılması istendiği durumda, icra mahkemelerinde geçerlidir.Ama alacaklı itirazın iptali davası açarsa ve bu davada genel mahkemelerde açılacağı için,borçlu burada itiraz sırasında belirttiği sebeplerle bağlı değil,her türlü delille savunmasını yapabilir.Buradan İcra Mahkemesinin işleyişindeki farklılığı anlayabilirsin.
Bu gecelik burada bitiriyorum,saat 04:06 olmuş.Bi sonraki yazıda
İTİRAZIN GEÇERLİLİK ŞARTLARINI , İTİRAZ SÜRESİNİ , GECİKMİŞ İTİRAZI anlatırım.
Not: İneğim var lan benim,bildiğin inek : ) Günde 17 kg süt veriyo,hey maşallahhhhh
Etiketler: 1000tl nasıl yazılır, borca itiraz, geçerli bir itiraz, google da sahte olmaması icin ne yapılması gerekir, hansi senet daha elverislidir, icra borcu nereye ödenir, icra dairesinde ödeme emrine itiraz nasıl yapılır, icra emrine ilişkin borcun 4 taksitte ödenmesi durumu, icra emrine itiraz başka icra daire, icra hukuku, İCRA İLAMSIZ TAKİBE İTİRAZ ETTİM, İCRA MAHKEMESİNDE İTİRAZIN, icra ödeme emri tebligat, İCRA TAKİBİNE İTİRAZ NASIL VE NEREYE YAPILIR, icra takibine itiraz nereye yapılır, ilamsız takip ödeme emrinden sonra bloke, ilamsız takiplerde ödeme emri+taksitlendirme, imzaya itiraz, imzaya itiraz nereye yapılır, imzaya itirazda icra takibine devam edilir mi, itiraz yolu nedir nasıl yapılır, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, ödeme emri itiraz, ödeme emri itiraz süresi, ödeme emri nasıl hazırlanır, ödeme emrine itiraz, ödeme emrine mahkemede itiraz, senede itiraz, senet iptali nasıl olur, senet itirazı, senet itraz hakkı, senet nasıl yapılır, senete itiraz, SENETE İTİRAZ NEREYE YAPILIR, sözleme iptali hangi şartlarda gerçekleştirilir, vadesi gelen senete ıtıraz hakkı, yetki itirazı ile borca itiraz
Ara 08
Son yazıda,bir alacaklı olarak nasıl icra takip talebinde bulunabileceğini göstermiştim.Bugün, bir sonraki aşamaya geçiyoruz.
Yani,icra takip talebimiz kabul edildi.Borçluya bir ödeme emri gönderilmesi gerekiyor.
Şimdiye kadar bir alacaklı olarak ne yaptık?
Geçerli bir icra takip talebini icra müdürlüğüne sunduk.
Bundan sonra ne yapılması gerekiyor?
Ödeme emrinin gönderilmesinin tek şartı,geçerli bir takip talebi ve biz bu talebi yaptık.Artık top icra müdürlüğünde.
Kanunen ödeme emrini düzenlemesi gereken icra müdürüyken,uygulamada bu böyle değildir.Avukatlar icra takip programları mahiyetiyle ödeme emrini de kendileri düzenler.İcra müdürünün tek yapması gereken,imza ve mühürlerdir.
Bu sebeple,icra dairelerinde,vatandaşlara ayrılmış,içinde icra işlemlerini yürütmeye dayalı çizelgeler bulunan programlar var,bu programları kullanarak,ödeme emri düzenleyebilirsin.Ödeme emri borçlu sayısından iki fazla düzenlenir.Diyelim borçlu sayısı bir,üç adet ödeme emri düzenlenir.Biri icra dosyasına konur,biri borçluya tebliğ edilir,biri de istersen sana,yani alacaklıya verilir.Eğer bu nüshalar arasında bir fark mevcut ise,borçluya tebliğ edilen nüsha geçerlidir.
Peki icra müdürünün görevi olan ödeme emri düzenlemeyi neden biz vatandaşlar ya da avukatlar yapmakta?
El-Cevap: Olur da bir gün yolunuz icra dairelerinden geçer ise,içerideki insan yoğunluğu size bu cevabı verecektir.Zaman az,memur az,bu sebeple,icra dairesinin yapmakla yükümlü olduğu işlemleri,vatandaşlar hazırlıyor,zamandan kazanılıyor.Diğer türlü gerçekten bu işler yürümez.
İcra müdürü ödeme emrini düzenlerken,ya da uygulamadaki haliyle,sizin düzenlediğiniz ödeme emrini incelerken,borcun gerçekten var olup olmadığını araştırması,borcun muaccel (vadesi gelmiş borç) olup olmadığını,zaman aşımına uğramış olup olmadığını araştırmakla mükellef değildir,çünkü böyle bir yetkisi yoktur.
Eğer borç zamanaşımına uğradıysa,ya da borç müeccelse (vadesi gelmemişse) borçlu ancak ödeme emrine itiraz yoluyla bu iddialarını ileri sürebilir(ödeme emrine itirazı birazdan anlatıcam)
Borçluya kanuna uygun olarak tebligat yapılır.Ödeme emri düzenlenirken bir icra dosyası açılır ve takip işlemini hangi sene başlatmışsanız icra takip numarası o senenin tarihiyle başlar ve ardından verilen numara da sistemin o sene her dosyaya sırayla verdiği numaradır.Örneğin 2010 senesinin 1 ocağında,icra dairesinde ilk ödeme emri düzenlettiren sensen,icra takip numaran 2010/1 dir.İcra takip dosyası icra dairesinde saklanır.Avukatlar da icra dairesindeki dosyanın aynı içeriğini kendi bürolarında “gölge dosya” adı altında muhafaza ederler.İcra dairesindeki dosyalar kırmızı,avukatların dosyaları genelde mavidir.
Ödeme emri borçluya tebliğden itibaren kanuni süreler işlemeye başlar.Bir icra talebi alan icra müdürü,3 gün içerisinde ödeme emrini düzenlemeye ve tebliğe göndermeye mecburdur.Sebebsiz yere ödeme emrinin düzenlenmemesi durumunda icra mahkemesine müdür aleyhinde şikayet yoluna gidebilirsin.
Diyelim 01.01.2010 tarihinde sen icra dairesinde ödeme emrini düzenlettirdin.Ödeme emrinin ne zaman tebliğ edildiğini yani yasal sürenin ne zaman başladığını öğrenmek istiyorsun.Ne yapmalısın?
Basit; icra dairesine gidip,raflar arasından senin takip dosyanı bulmalısın.Yani örneğimizdeki 2010/1 dosyasını bulacaksın.Eğer tebligat gerçekleşmişse,dosyanın içinde,tebligatın gerçekleştiğine,gerçekleştiyse kime tebliğ edildiğine,gerçekleşmediyse sebebine dair bir belge bulacaksın.
Borçlu sayısı birden fazla diyelim ve müşterek borçlular var(yani her borçlu borcun tamamından sorumlu) bu durumda her borçluya ayrı ayrı tebligat yapılması gerekir.(İİK m.61)
Diyelim ödeme emri borçluya tebliğ edildi,bundan sonrası nedir?
Borçlu yedi (7) gün içerisinde ödeme emrine itiraz etmezse ya da eder ve itirazı iptal edilir veya itirazı kaldırılırsa artık ödeme emri kesinleşir.Ve ödeme emrinin kesinleşmesi her alacaklının görmek isteyeceği türden hareketlerdir : ) Kesinleşmiş bir ödeme emri altın anahtardır.İcra takibinin sonraki safhalarının habercisidir.Yani borçlunun mallarının haczi,hacizlerin paraya çevrilmesi.
Düzenlenen Ödeme Emrinde Neler Yazılıdır?
- Takip talebindeki kayıtlar,yani alacaklı ad-soyad-adres,borçlu ad-soyad-adres alacak tutarı vs.
- Borcun ve takip giderlerinin (yani sizin icra takibi başlatmak için yaptığınız giderler,eğer avukat vasıtasıyla bu işlemleri yaptırdıysan,vekalet ücreti)
- Borçlunun 7 gün içerisinde ödeme emrine itiraz edebileceği bilgisi.
- Mal beyanında bulunma ihtarı.
- Tebligattan bir gün sonra başlayacak bu 7 günlük süre boyunca,borç ödenmez ve ödeme emrine itiraz da edilmezse cebri icraya devam edileceği uyarısı.
- İcra müdürünün mühür ve de imzası.
Bu kayıtlar genel haciz yoluna dair ödeme emrindeki kayıtlardır.Uygulamada en çok bu icra takip işlemi yapılmakta.
Ödeme Emrinin Zorlayıcı Özelliği
Ödeme emri kendisine tebliğ edilen borçlunun artık iki seçeneği vardır.Ya takibe konu edilen alacağı kabul edecek ya da borcu inkar edecektir.Borçlu bu 7 günlük sürenin mesela 3. gününde icra dairesine giderek “evet borçluyum” diyebilir.Borcu ödemezse,alacaklının istemiyle icra işlemlerine geçilir.
Ya da borçlu 7 gün içerisinde ödeme emrine itiraz etmeyerek de borcu zımnen kabullenmiş olur ve ödeme emri kesinleşir.
Buraya kadar hep alacaklı yönünden icra takip işlemlerini anlattım,sanma ki kan emiciyim.Bundan sonraki konuda,işin borçlu tarafından olan kısmını anlatıcam.Yani ödeme emri kendisine tebliğ edilen biz olucaz ve ödeme emrine itiraz edicez : )
Etiketler: 3 gün içinde ödeme emri gönderilmemesi, avukatlık icra ücretine itiraz nasıl yapılır, borçlu ödeme avukat icra, borçluya ödeme emrinin gönderilmemesi, borçluya uyarı yazısı, icra hukuku, icra tebligatına itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, ödeme emri belgesi nedir, ödeme emri belgesi tebliği nedir, ödeme emri gönderilmemesi, ödeme emri gönderilmemesi şikayet, ödeme emri nedir, ödeme emri tebliğ edildiği gün ödeme yapılmış ise, ödeme emrinin düzenlenmesi, ödeme emrinin kesinleşmesi, senede tebligattan ne zaman sonra icra gelir
|
|
Son Yorumlar