| |
Haz 30
 Unirock
Geçtiğimiz 2 yılda TESTAMENT, OPETH, ARCH ENEMY, KREATOR, DARK TRANQUILLITY, PARADISE LOST ve AMON AMARTH gibi her biri kendi tarzında dünya ölçeğinde söz sahibi grupların performans sergilediği, sadece Türkiye`nin dört bir yanından değil aynı zamanda tüm çevre ulkelerden gelen 40.000`e yakın katılımcıyı ağırlayan UNIROCK OPEN AIR FESTIVAL, 2010 yılında TUBORG ana sponsorluğunda bugüne kadar ülkemizde düzenlenmiş en geniş çaplı müzik etkinliklerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.
Geçtiğimiz Eylül ayında dünyanın en prestijli metal müzik yayını Ingiliz METAL HAMMER`in tam 4 sayfa yer ayırdığı festival, sadece 2 yıl içinde sahne alan tüm grupların da verdikleri roportajlarda ve kendilerine ait web sitelerinde övgüyle söz ettikleri bir marka haline dönüştü.
UNIROCK OPEN AIR FESTIVAL, gerek sahne alan grupların gerekse katılımcılarının profiliyle, aynı zamanda metal müziğin kitleleri birleştirici ozelliğini de vurgulamayı amaçlayan bir misyona sahip. Farkli Ortadoğu ülkelerinden festivale katılan müzikseverlerin Israil`li grup ORPHANED LAND`in şarkılarıyla cosması, Ürdün`den BILOCATE ve İran`dan ARSAMES gruplarının dünyaca ünlü isimlerle aynı sahnede performans sergileme şansına sahip olması, 1999 depremi sonrasında depremzedeler yararına Istanbul`da verdikleri konserle Türk dinleyicilerinin kalbinde farklı bir yere sahip olan Yunan dostlarımız ROTTING CHRIST`in UNIROCK kapsamında bir kez daha Türk hayranlarıyla kucaklaşması, metal müziğin sınır tanımadığına dair en güzel örnekleri teşkil ediyor.
UNIROCK OPEN AIR FESTIVAL bu yıl 2-3-4 Temmuz 2010 tarihlerinde MAÇKA KÜÇÜKÇİFTLİK PARK`ta düzenlenecek. Festivalin bu yılki kadrosundan şu ana kadar kesinleşen isimler AMORPHIS, CANNIBAL CORPSE, OBITUARY, OVERKILL, ENTOMBED, HEAVEN SHALL BURN, GRAVE DIGGER, SABATON, NECROPHAGIST, DARK FUNERAL, BELPHEGOR ve KORPIKLAANI. Bu yıl festivalde en az 15 yabancı grubun sahne alması planlanıyor. Elbette her zaman olduğu gibi Türk metal sahnesinin en iyi isimleri de kadroda yerini alacak.
UNIROCK FESTIVAL bu yıl da kamplı olarak gerçekleştirilecek. 3 gün boyunca rahat ve sorunsuz bir festival deneyimi yaşatmak amacıyla, kamp alanı dogal çimle kaplanarak tüm etkinlik alaninda yeterli gölgelik alanlar oluşturulacak ve kampcılara duş alma imkanı sunulacak. Ayrıca daha birçok eğlenceli aktivite katılımcıları bekliyor olacak.
Sınırlı sayıda indirimli kombine, süper kombine (sahne önü), günlük bilet ve konaklama biletleri satışta.
www.unirock.org
Etiketler: Festival, Unirock, youtube
Haz 15
Fransız Devrimi’ni daha iyi anlayabilmek ve Sieyes‘in fikri katkılarını daha iyi anlatabilmek için, yazı serime Fransa’nın Devrim Öncesi Siyasal Yapısı yazısıyla giriş yapmıştım.
Bir de Fransa’nın Devrim öncesi Sosyal Yapısını aktarmak Devrim’i oluşturan şartları görebilmek için elzem.
Devrim Öncesi Fransa’nın Sosyal Yapısı
Giriş: Sosyal yapı din adamları, soylular ve de üçüncü sınıf olarak ayrılmış durumda. Ancak bu ayrım, hukuki olarak yapılmış bir ayrım.Yani bir toplumun sosyolojik olarak incelenmesinin ardından, bir tahlil değil. Din adamlarının, soyluların ve üçüncü sınıf diye tabir edilip, Fransa’nın asıl halkı ve çoğunluğunun tabi olduğu ayrımlar ve ayrıcalıklar hukuk kurallarına bağlanmış durumda.
Din Adamları Sınıfı: Bu sınıf kralın ardından en güçlü ve en çok ayrıcalıklara sahip olan sınıftır. Dindar hristiyanlarının yoğun bağışlarıyla zenginleşen kilise, bu avantajını kullanıp, senyörlere borç vererek bir anlamda onları kendine bağlamış oldu. Borç alan, emir alır. Sadece ekonomik alanda değil, idari alanda da kilisenin azımsanmayacak etkisi mevcut. Eğitim ve evlendirme gibi.
Ekonomik, idari ve sosyal alandaki bu üstünlük, beraberinde tabi ki siyasal etkinliği de getirdi. Hatırlarsan, bir önceki yazımda 14. ve 15. Louis’in iktidarın kaynağını Tanrı olarak gösterdiklerini yazmıştım. Tanrı’ın yeryüzündeki temsilcisi Papa olduğu içindir ki, Kral’ların iktidarına meşruiyet katan en büyük hadise din adamları tarafından takdis edilmeleri.Takdis gücünün bir tek din adamlarında bulunması, siyasi etkinliği beraberinde getirdi doğal olarak.
Din adamlarının ayrıcalıklarını özetlersem ;
- Askerlik görevinden ve her tür vergiden muaflar.
- Köylüden aşar vergisi alabilmeleri.
- Sahip oldukları gayrimenkuller,Fransa topraklarının önemli bölümünü ellerinde tutma.
Michelet din adamlarının durumunu şöyle anlatmış;
Ruhban sınıfının bir suistimal, asilzade sınıfının bir başka suistimal olduğu apaçık meydanda idi. Öğretim esasına ve vaktiyle millete verdiği örneğe dayanan ruhban sınıfının ayrıcalığı, bir manasızlık haline gelmişti. Bu sınıf herkesten daha imansızdı.
Din adamlarının kendi içerlerinde sınıf ayrımı vardı.Yukarıda özetlemiş olduğum askerlik görevi ve vergiden muaflık, gayrimenkul gelirleri gibi konular her din adamının yararlanabildiği avantajlar değildi.
Yukarı din adamları ve aşağı din adamları olarak bir ayrım vardı. Yukarı din adamları sayıları yalnızca 4 bin civarlarında, kardinaller, evekler, arşöveklerin oluşturduğu sınıftı. Aşağı din adamları sınıfı ise açlık ve sefalet içindeki papazlar, papaz yardımcıları ve manastır sakinleri idi ve toplam sayıları 115 bin civarıydı.
Aşağı din adamları sınıfının, açlık ve sefalet çekmesi ve aslında din adamları sınıfı içinde kalmalarına rağmen, üçüncü sınıftan bir farkları olmaması Etats Generaux‘un toplanmasından sonra, üçüncü sınıf saflarına geçmelerinde etken olmuştur.
Soylular Sınıfı Ayrıcalıklı sınıfın ikincisidir ve yaklaşık olarak 80 bin ailenin oluşturduğu 350 bin kişidir.
Ortaçağda soyluların, kilisenin askeri gücünü oluşturmaları ve bunun sonucunda toplumu düşmanlara karşı savunmaları neticesinde, kendilerine sosyal hayatta yer edindiler. Bu hizmetleri karşılığı, edindikleri ayrıcalıklar ;
- Alınıp-satılan tüm taşınmazlardan vergi alırlar.
- Kılıç kuşanma hakları mevcut.
- Kilisede kendilerine ayrılan özel sıralarda oturmak.
- İdama mahkum olduklarında, asılmayıp, boyunlarının vurulması (giyotin şerefli bir ölüm yolu olarak kabul edilmekte o dönem)
- Yol angaryasından, savaşta askerleri evlerinde barındırmaktan muaflık.
- Avlanma hakkı, ordunun, kilisenin, hakimliğin en yüksek derecelerine yükselme imkanı.
Yukarıda sayılan ayrıcalıklar, tabi ki kendi dönemi içinde değerlendirilmeli.Kılıç kuşanma, kilisede kendilerine ayrılan sırada oturma, giyotinle öldürülme garip ve komik gelebilir.
Soylular sınıfı da, din adamları sınıfı gibi kendi içerisinde sınıflara ayrılmakta.Bunlar kılıç soyluları, kral tarafından soylulaştırılan asker soyluları, toprak ya da ünvan satın alarak sonradan soylu olan giysi soylularıdır. Kılıç soyluları da ; saray soyluları ve taşra soyluları olarak ikiye ayrılmakta ;
Saray soyluları meşhur Versailles sarayında kralın bol keseden verdiği maaşlarla, asker aylıklarıyla, manastır gelirleriyle lüks içinde yaşayan, sayıları 4 bin kadar olan, ama devlet gelirinin 1/4′ünü tüketen sınıftır.
Taşra soyluları ise , taşrada eski şatolarda sefalet içinde yaşayan ve soyluların çoğunluğunu oluşturan gruptur.Siyasal yaşam ve devlet görevlerinden uzaktırlar. Gelir kaynakları, sahip oldukları taşınmaz gelirleri ve mıntıkasındaki köylülerden toplanan paralardır. Ticaretle uğraşmaları ve ekip biçmeleri yasaktır, aksi takdirde soyluluklarını kaybederler. Yaşam standartları giderek yükselmekte olan burjuvaziyle harcama yarışına girişmişler, bunun sonucunda köylüden daha fazla para toplamaya çalışmışlardır. Bu da halkın, senyörlere olan nefretini arttırmıştır. Özetle taşra soyluları ; saray soyluları tarafından hor görülen, saray soyluların yaşantısına özenen, sürekli para topladığı halkı tarafından da nefret edilen, arada kalmış bir soylu sınıfıdır.
Din adamları ve soylular sınıfını kendimce özetlersem ; kralla birlikte, küçük krallar olan, ve ellerindeki imtiyazları ne pahasına olursa olsun kaybetmeye razı olmayan ve bu doğrultuda davranarak devrimin ana nedeni olan, küçük bir nüfusu oluşturup, asıl Fransa olan üçüncü sınıfı ezen, bir nevi Güney Afrika’nın Apartheid rejiminin benzeridirler.
Sosyal yapının en ezilen ve her türlü haktan mahrum olarak yaşayan, devrimi gerçekleştiren sınıfı olan üçüncü sınıfı bir sonraki yazıda anlatmaya çalışıcam.
Not 1: Yeni sunucuya geçtim, sebep günlük ziyaretçi sayısının 5000′i aşması.
Not 2: Yeni tasarıma geçtim, sebep canım istedi.
Not 3: Eski zippo’mu 1 ay sonra buldum, sebep temizlik yaptım : )
Etiketler: din adamları sınıfı, Etats Generaux, fransa yasam standartı, fransız devrimi, sieyes, soylular sınıfı, üçüncü sınıf, youtube
Ara 04
Google Abi’miz sonunda DNS işine de el attı.Sanırım bundan sonraki ticari yatırımları Google Marketler Zinciri, Google Ticaret Bankası , Google Benzin İstasyonları şeklinde devam edicek..
Google DNS nedir peki?
Bazı internet sitelerine mahkeme kararlarıyla sınırlandırmalar getirilmişti hani,bu sebeple Youtube’a 2008′den beri erişemiyorduk ve Türk Telekom’un DNS servisi yerine Open DNS şirketinin vermiş olduğu 208.267.222.222 ve 208.67.220.220 numaralarını kullanıyorduk.
İşte Google Abi’miz de sektöre el atıp kendi DNS hizmetini başlattı.Google’ın DNS hizmetini kullanarak Youtube’a ve bilimum yasaklı sitelere,yasaksız olarak erişebilirsin.
Google’ın DNS numaraları 8.8.8.8 ve 8.8.4.4
Resimli olarak Google DNS ayarının nasıl yapılacağını anlatıyım;
Önce Denetim Masasından Ağ Bağlantılarına Gir,karşına şu ekran çıkıcak ;


İşlem tamamdır.Google‘ın hizmetlerinden Google‘ın DNS hizmetini kullanarak daha hızlı yararlanabileceğimiz kesin.Teşekkürler Google,abimizsin,büyüğümüzsün : )
Etiketler: atgozlugu.com, google, youtube
Eyl 11
1999 depreminden sonra,enkazlardaki yağmalamalar,kolu kesilmek suretiyle bilezikleri çalınanlar oldu,bu manzaralar bir kaç gün manşet oldu,unutuldu gitti..3 gün evvel de İstanbul Sel Felaketi ve ardından gelen yağmalamalar..
Bu yaşananlar özeleştiri için iyi fırsat aslında..
Kabul edin etmeyin,millet olarak,diğer milletlerden daha ahlaklı,erdem sahibi,doğrucu olduğumuzu düşünüyoruz..
Bu özelliklerin bize,doğuştan verildiğini,fabrika ayarları olarak yüklendiğini sanıyoruz..
Alakası bile yok,diğer milletlerden,yekün olarak milletçe ahlaki olarak üstün olduğumuzu düşünmüyorum..
Türk’üm,doğruyum,çalışkanım..
Tamam,Türk’üm,ama doğru muyuz?Ne kadar doğruyuz?Almanya’da parayla çalışan otomatlarda,para yerine buz kalıbı atan biz değil miyiz?Devletin verdiği hayvancılık kredisinden yararlanmak için,bir günde dam kurup,krediyi aldıktan sonra,hayvanları satıp,damı yıkıp,kayıplara karışan kim?Kaç tane üniversite öğrencisi,aldığı öğrenim-katkı kredisini geri ödüyor,ödemeyi düşünüyor?
Gene devletin dönüm başına çiftçiye verdiği destek primi için,fazla fazla dönüm yazdıran kim?
Ne kadar doğruyuz?
Çalışkanlık?Çalışkan mıyız?Hangimiz savunur bunu?Çalışkan falan değiliz aga..Araştırmıyor,okumuyor,hazıra alışıyoruz..
Asillik falan hikaye oldu..Her milletin tecavüzcüsü var,bizde de var,uyuşturucu satıcısı?Bizde de var.Mafyası?Bizde de var.Dünyada işlenen her suçun bir örneği bizde de mevcut..
Ekonomik kriz sonrası Arjantinde halk,sokaktaki inekleri kesip yemişti,medya haber yapmıştı,bizde böyle bi kriz olsa,bunları yapmazdık..Nahhh yapmazdık,yapardık aga..
Kimse keyfinden,danaya saldırmıyo,aç ki saldırıyor..
Şunu anlamamız gerekir.Asil millet diye bir şey olmaz.İnsandır özünde,insanın asili,yavşağı vardır.Bir millet nasıl tümden asil,erdemli olabilir?Allah milletleri yaratırken..Hımm Finliler düzenbaz olsun,Macarları yalancı yapıyım,Japonlar da neşeli olsun,Türkleeer,Türkleri nasıl yapsam acaba?Hah,Türkler toptan Dürüst,asil,doğrucu,güzel ne varsa onlarda olsun..
Böyle bişi yok,olamaz da..
Tamam,kültürel değerlerin,dinin,geleneklerin toplum üzerinde etkisi bilimsel bir gerçek..
Ama şunu demek istiyorum özetle;
Ne zaman ki fabrika çıkış ayarları olarak Çalışkan,dürüst,namus timsali,asil bir millet olduğumuzla övünmekten vazgeçersek,kendimize iyilik yapmış olucaz.
Milleti insanlar oluşturur,biz de insanız,biz de çalıyoruz,öldürüyoruz,uyuşturucu satıyoruz..
Uyanalım,uyanalım ki daha alınacak çok yol var.
Milletimizin potansiyeli büyük,istediğimizde neler başardığımıza Tüm Dünya Tarihi şahit oldu.Allah milletimizi-devletimizi korusun,daimi olsun topraklarımız..
Etiketler: ekonomik kriz, millet, tecavüz, türk milleti, uyuşturucu, youtube
|
|
Son Yorumlar