Youtube’a Girmek,Erişim Kolay…

Tarz Dışı 7 Tatava Var »

Youtube Google Efenim malum,ardı ardına gelen yasaklar sonrası Youtube’a erişmenin yollarını,millet olarak adımız gibi bilmekteyiz.Artık Youtube’a giremeyenlere “ohaa lan nası giremezsin,onca yöntem var,bir cacık olmaz senden” der olduk.Bu yöntemler arasında DNS değiştirmek de var,proxy kullanmak da ve son olarak proxy siteleri var.

Bir çok proxy sitesi mevcut,Youtube’a girmeyi oldukça kolaylaştırıyorlar,ben sana en iyi verim alacağın,video izlerken en az kasan siteleri sıralıyım,sen seç,elle kokla,tart karar ver..Bu siteleri kullanmak oldukça basit,önce bu proxy sitesine girip,ardından erişmek istediğiniz sitenin adresini yazıyorsun,misal “youtube.com” ve artık youtube’dasın..

  1. İlk site Proxylord.com Buradan Erişebilirsin
  2. Vtunnel.com var ama çok reklamlı açıyor siteleri Buradan Kop
  3. Proxymouse.com var,bu deyyus pop-up pencere açıyor tavsiye etmem Hayır,ben İlla Giricem
  4. Flyproxy.com mevcut,reklamı fazla,pop-up açıyor,hızı orta seviye İnat Değil mi Giricem
  5. Hidemyass.com reklam az,çok hızlı,tavsiye ederim Aradığım Şey Bu Olmalı
  6. Browseunblocked.com reklam az ve hızlı,tavsiyemdir..  Seni mi Kırıcam,Gireyim

Ha bu arada 23 Yaşında Sakallı bir adam Süper Marketten Coco Pops Çikolatalı Gevrek alamaz mı yahu,burdan ters ters ve alaycı gözlerle bana bakmış olan kasiyeri kınıyorum ulan…!

Etiketler:, , , ,

Yıllardır Bunu Yapmak İstemiştim Ulan

Tarz Dışı 1 Tatava Var »

Ya hani kuruluşunun 50. yılını kutlayan şirketler olur ya; Öküzcüoğlu Sucukları 50. Kuruluş Yıl Dönümünü Büyük Hediyelerle Kutluyor diye.Yıllardır yapmak istediğim bir Entegre Sucuk Üretim Tesisi açmak değil tabi ki : )
Siteyle ilgili anlatacaklarım.Şimdi efenim siteyi açalı bir yıla yaklaşıyor,sitenin amacını anlattığım yazıda bir bölüm var “Bu boktan site belki de hergün sadece benim girip çıkacağım bir site olarak kalacak ama,bir nevi sanal günlük,yıllar sonra bakar bakar,ulan ben böyle mi düşünüyormuşum diyip kendime şaşırırım.” böyle bişi yazmıştım yaklaşık 10 ay önce,ama hiç de böyle olmadı,sen de katıldın siteye,yorum yazdın,yeri geldi,e-posta atıp “ulan deyyus,bunlarla vakit öldüreceğine 10 ay önce yürümeye başlasaydın Hac’ca giderdin” dedin, yeri geldi “birader hay aaazını öpem,çok güzel yazmışsın” dedin..Yani site gene boktan olabilir ama sadece ben girmiyormuşum siteye,bunu öğrendim..
E şimdi neticede ego sahibi ben ve benden içeri olan benler,ister istemez gaza gelme sınırına yaklaştı ve “Ulan Emrah,iyisi mi devam et,etmeyeni kadın Turist kılığında ülkede kırsal alana salsınlar,tecavüzlere maruz kalsın” dedi içimdeki ses.İçimdeki sesten aldığım gazla kredi kartı limitimin limitlerini zorlayaraktan bir yıl daha host aldım ve domain süremi uzattım..Hımm şimdi,“banane ulan,bana mı uzattın” diyebilirsin,dur vurma abü,açıklayabilirim herşeyi..Gene yazıcam bişiler,yazmaya çalışıcam..
Site özgün olsun diye uğraştım hep,yani diğer bazı siteler gibi “hihohoh komik fotolar,lan adama bak nası düşmüş” gibisinden gereksiz ve mouse’un imlecini sallasan 50 tanesine rast gelicek gibi içerik yapmadım,yapmıycamda.Yaparsam eğer Fear Factor yarışmasında Acun Ilıcalı bana final görevi olarak gece vakti İstanbulda Tinerci Çocuklara Küfredip Sağ Salim kaçma görevini versin.

Özgünlük demişken,kategori isimlerini de değiştirdim,Yeni Kategori İsimleri;

  1. Aklıma Esti
  2. Beyin Kıvrımları
  3. En Köşeden Yazılar
  4. İlmi Siyaset
  5. İspitçilik
  6. Kitap Hazinesi
  7. Leyla’dan Mevlaya
  8. Tarihi Bakış
  9. Tarz Dışı

Sekiz tanesi zaten mevcuttu ve isimlerini değiştirdim.Yeni olan “Tarz Dışı” kategorisi.Sitenin tarzını az çok biliyorsun.Her zaman özgün yazı yazmak zor oluyor,kastırarak yazmanın da bir manası yok.3 gün yazı yazmayıncada “yazı isterük,kelle isterük,tez yazı isterük” sitemleri oluyor.Bu yüzden “Tarz Dışı” olan ama hoş yazılar,paylaşımlar olacak..

Bir de ekşi sözlükde bir kullanıcı sitem için şöyle bir yorum yapmış;

olaylara at gözlüğüyle bakan önemli bir insan kitlesi olduğunu fark ederek, bu insanlar üzerinden yeni bir iş modeli geliştiren at gözlüğü adlı şirketin desteklediği projelerde görünür bir yerde bulunmasını talep ettiği ifade.

http://www.atgozlugu.com

desteklediği projeler ayıca bu başlıktan duyurulacaktır.
ayrıca (bkz: dünyanın en yüzeysel insanı)
(vertov, 10.01.2007 10:10 ~ 11:16)

İyi güzel teşekkür ederim de güzel arkadaşım,ne şirketi?Bu bütçeyle ne limited,ne kollektif şirket kurulur,olsa olsa adi şirket kurarum BK hükümlerine göre : ) Hişşstt sayın okuyucu şirket mirket anlamaaam,anlasam da anlamam.Şirket değilim ben yahu,ferdi girişim bu..

Son olarak da,Google abimizin site değerlerini belirlerken kullandığı meşhuuuur pagerank sistemi var ya.Ulan site açıldığından beri bakıyorum pr değerine “0″ yazıyordu hep..Geçen hafta Google abi “azimli çocuk,destek olsun ona,sevinsin,yazıktır” diyerekten Pr değerini “2″ yaptı.Kendisine teşekkürü borç bilirim efenim..Baya uzun oldu yazı,okuyanların gözlerine hastalık uğramasın : ))

Sürçü Lisanlarım Köpeğin Olsun

Etiketler:, , , ,

Çocukluk Etme Derler…

En Köşeden Yazılar 5 Tatava Var »

Çocuk hakları sözleşmesine göre 18 yaş altı herkes çocukmuş.Keşke öyle olsa be.İnsan bi garip varlık,istek hiç bitmiyor.Çok zengin bir adam arabasıyla kaza yapmış,tamirhaneye gitmiş,usta arabayı tamir ederken aklından geçirmiş; “ne güzel bir yaşam,sorumluluk az,helalinden kazanıyor,usta da aklından geçirmiş; “vay be,arabaya bak,keşke onun yerinde olsam” Acaba ikisi de aklından geçenleri birbirlerine söylese bu yaşam değiş tokuşunu kabul eder miydi?Cıkk,zengin olan etmezdi sanırım..

Uzman amca-teyzeler diyor ki, 7 yaşına kadar çocuk video kamera gibiymiş.Ebeveynlerinin her hareketini beyne kaydedermiş.

Konuyu biraz dağınık anlatıcam,kusura kalma..Acaba çocuk bu kayıt esnasında ilk “yalanı” ne zaman kaydediyor.Eminim daha doğar doğmaz kaydediyordur ama yalanın “yalan” olduğunun farkına ne zaman varıyor?Yalanla kaç yaşında tanıştık acaba?Şöyle bir yalanı eminim hatırlarsın dostum,aşı yapılmaya ya da iğne yapılmaya götürüldüğümüzde her çocuk gibi ağlardık,yırtınırdık,bağırırdık,sonra anamız ya da babamız hiç acımıycak,hiç canın yanmıycak diye telkinler verirdi bize.E sonra biraz sakinleşip kuzu gibi yatardık iğne için,hemşire gelir,zank diye iğneyi sokar ve olan olurdu.Şimdi bir dakika!Daha 10 saniye önce anam-babam hiç acımıycak diyordu!E acıdı!O zaman ya anam-babam yalan söyledi,ya da “acıma” duygusunun doktrinde çeşitli tanımları olmalı..

Bana neden yalan söyledinki be annecim?Şöyle deseydin keşke,oğlum acıyacak ama bu iyiliğin için gerekli,acısı hemen geçicek..E sonra ne oluyo peki,anam-babam herhangi bir olayda,ne zaman “acımayacak evladım” dese,beyin hemen bir flashback’le iğne yapılırkenki anırma seanslarıma dönüyor..

Demek neymiş efenim,yalan söylemeyin,hele hele ufacık bebelere hiç söylemeyin..

Çocukluk halimiz bir garipti yahu,yani o kadar savunmasızdık ki!Diğer canlıları düşünüyorsun,ana-babası yanında geçen süre en fazla 5 yıl.Bir buzağıyı düşün mesela..Oysa biz kaç yaşına kadar kol-kanat altındayız.Gelişim sürecimiz pek bi uzun,zahmetli..

Çocukluk zamanları aklına geliyor insanın bazen,ulan ne hayal gücümüz varmış.Oysa dışarıdan bir büyük olarak bakıldığında çok salakça şeyler.Olmayan bir arabayla bile oynayabiliyorduk.Evcilik diye bir oyun türetiyorduk,doktorculuk vs..-Cilik,-Culuk’lar havada uçuşuyordu.E büyüdük ne oldu?-Cilik,-Culuk’lar aynı kaldı ama oyun olmaktan çıktı be dostum..Öss’ye girmece-cilik,üniversiteyi bitirme-cilik,iş bulma-cılık,en önemlisi hayatı idame ettirme-cilik..

Çocukken dürüsttük,yalandan gülmezdik,oysa şimdi metre kareye düşen sahte gülüş sayısında muazzam artış var di mi?Arkadaşın bozulmasın diye yaptığı-yapamadığı espiri benzeri şeye gülüş.Patronuna yalakalık için aldığı nefese bile gülüş,ona gülüş buna gülüş derken,hakkatten gülüncek şey karşına geldiğinde gene gülüyorsun,e bu sefer gülmenin hakkını veremiyorsun..

Büyüdükten sonra bir olay sonrası çevrendekiler şöyle der “çocukluk etme” ! Niye yahu? Çocukluk etmek kötü bir şey mi? Bir daha çocuk olamıycaz,bari çocukluk etme hakkına karışmayın,insan özlüyor demekki o dönemi.Çocukluk edesi geliyor.Çocuk gibi davranası geliyor.Çocukken babanın bıyığını sakalını yolsan,gülerler,hoşlarına gider,ulan bi de şimdi yapsak “vay saygısız,eşşek herif” olur..Ne bilem ya,insanın çocukluk edesi geliyor işte.Memlekete gidince ben bi deniyim,pederin bıyıklara bi asılıyım şöyle : ))

Sürçü lisanlarım çocukluktandır,görmezden gel : ))

Etiketler:, , , ,

Ruh,Beden,Arada Kalan Ben..

Beyin Kıvrımları Hiç Tatava Yok »

Bu aralar anlayamadığım bir şeyler oluyor. Sanki ruhum bedenime ait değil! Orada sıkışmış kalmış gibi geliyor. Neden diye düşünüyorum? Aklım bazı cevaplar geçiyor. Acaba diyorum, ruhum kilo mu aldı? Sonra yok, yok bedenim havalar ısındığı için yıkanmaktan çekmiş olmalı diyorum!
Bedenim kilo alamaz çünkü onu beslemiyorum. Garibim içeride kalmış, bedeni taşımaktan bıkmış. Üstüne üstlük ona destek olmuyorum. Alması gereken gıdalardan uzak duruyorum. Kim bilir bana ne kadar çok kızıyordur.

Bedenimi ise her gün temizliyorum, güzel güzel bakıyorum. Ama o bana nasıl karşılık veriyor? Yaptıklarım karşısında beni tuzağa düşürecek işlere kalkışıyor. Ne durdan ne de yapma demekten anlıyor. Beni zora sokuyor. Yenik düşürüyor. En ufak güzel söze takılıp kalıyor. Beni sıcağa doğru götürüyor sanki kavrulmamı istermişçesine!
Hangisini uzak tutayım kendimden? Ruhum bedenimi zapt edemiyorsa suç benim mi? Bedenim ruhumu dinlemiyorsa suç benim mi?
İkisini uzak tutsam,yaşayamam,ikisi yakınımdayken rahat değilim.Tek yol beraber yaşamaya alışmak.Aslında bir çıkar yol var ama,o da bu dünyada değil,ölünce ruh bedenden çıkıp gidiyordu değil mi?Ölünce bana kalan ruh,oysa hayat boyunca bedeni sevmişim,bedeni sevenlerle gezmişim..Aslında ne ruh bedene fazla,ne beden ruha.İkisi muazzam bir dengeyle verildi bana..Dengeyi bozan ben oldum,sen oldun..
Oysa şimdi ruh ağlarken beden gülüyor,tezatı yaşamak da bünyeyi yoruyor..

Ruhum bedenimi zapt edemiyorsa suç benim mi? Bedenim ruhumu dinlemiyorsa suç benim mi?

Not: Bu yazı kalibre & minnak tarafından yazılmıştır…

Etiketler:, , , ,