Zihin Okuma Teknikleri Stan B. Walters

Kitap Hazinesi 23 Tatava Var »

Erzurum,Erzincan arası tren yolculuğu sırasında,biriyle tanıştım,öğrenciymiş o da..Ankara Üniversitesi Sosyoloji’de okuyormuş.Tek kullanımlık arkadaşlık misali,tanıyorsun ve bir daha zor görürsün.Soyadı “derdiyok” adını hatırlamıyorum ama soyadına hayran oldum,”derdiyok” ohh ne güzel : ) Belki bir gün google’dan aratır kendi soyadını bu yazıyı bulur,kim bilir.Yolculuk sırasında bu arkadaştan kitap istedim,çıkarttı “Zihin okuma teknikleri” adlı kitabı verdi bana ve hediye etti.Tekrar teşekkürler dostum : )

Stan B. Walters kimdir peki?ABD’de firmalara,sektöre ve yasa uygulayıcı birimlere görüşme ve sorgulama hizmeti ve eğitimleri sunmaktaymış.Savunma Bakanlığı,Göç ve Muhaceret Dairesi,Narkotik Teşkilatı ve Alkol,Tütün ve Ateşli Silahlar Birimi’nin yanı sıra birçok Polis akademisi ve Federal ajansta eğitimler vermekteymiş.Walters aynı zamanda Amerikan Poligraf Birliği üyesiymiş.[Fazla bilgi göz çıkartmaz,Poligraf,Yalan Makinası demek]

Stan B. Walters amca,bize bir yalanı nasıl 7 adımda ortaya çıkarabileceğimizi,iyi iletişim taktiklerini ve nasıl bize yalan söylenemeyeceğini başkalarına hissettirebileceğimizi anlatıyor kitapta.

Kurallar ve Temel ilkeler:

  1. Bir kişinin diğer özel davranışlarını saptamadan önce,değişmez veya normal davranışlarını saptamalısınız.
  2. Kişinin değişmezlerinde meydana gelen bir değişikliği bulmaya çalışın;Yeni bir davranış veya dikkat çekecek şekilde duran veya değişen mevcut davranış.
  3. İnsan iletişimi her biri içten ya da dıştan gelen bir uyarana tepki olan,pek çok sözlü ya da sözsüz davranışın karmaşık etkileşimidir.
  4. Belirli bir konuya verilen tutarlı bir tepki,yalan söylendiğinin göstergesi olabilir.
  5. Becerilerinizi en verimli şekilde kullanabilmek için,konuşmalara peşin hükümsüz yaklaşın.önyargılar ve yanlış yorumlamalarla yapılan incelemeler güvenilir değildir.
  6. Sİz uyaransınız ve bazı davranışlarınızın gözlemlerinizi bozacak şekilde diğer kişinin davranış ve tepkilerini etkileyebilir.
  7. Herhangi bir sonuca varmadan önce,gözlemlerinizi gözden geçirmeniz ve elde ettiğiniz verileri çapraz kontrole tabi tutmanız gerekir.

Tepkisel Davranışlar

  1. Kabullenme:Kabullenme,yalan söylendiğinin kabullenilmesi sonrası gelebiletesi yüksek cümlelerdir.Örnekler;Sınavdan kalmış mı sayılacağım,İşimi kaybetme ihtimalim var mı,Maaşımdan kesecek misiniz,Sırf şunu atlatalım diye suçu üstleniyorum,yalan söyleyip ben yaptım mı dememi istiyorsun? gibi cümleler.
  2. Uzlaşma:Yalan söylemenin daha yumuşak bir biçimidir.Örnek uzlaşma cümleleri;Çok hızlı gitmiyorduk,o kadar hızlı vurmadım.Yalan söylerken dini kullanmak,örnekler;Tanrı şahidim olsun ki,Tanrı adına yemin ederim ki,Babamın mezarı üzerine yemin ederim.Ya da Dini liderlerin,düşünürlerin resimlerini göstermek,dini bir gruptaki yerini göstermek,sizinle veya sizin için dua etmeyi önermek gibi..Kişisel ahlakından bahsetmek,örnek cümleler “ben böyle bir insan değildim,eski bir izci böyle yapmaz,böyle bir şeye tenezzül etmem gibi.
  3. İnkar Etme:Gerçeğin doğrudan reddedilmesidir.Örnekler;Hatırlayamıyorum,hatırladığım kadarıyla,Bana güven,neden yalan söyleyeyim,Yalan söylemek için bir sebebim yok,Sana karşı dürüst olacağım,Bu hatayı çok nadiren yaparım,Temelde bütün olanlar bunlar,Sana garip gelebiliyor olabilir ama..Neden böylesine manyakça bir şey yapayım,İnsan nasıl böyle bir şey yapabilir,Herkes aynısını yapıyordu,Kim olsa aynı şeyi yapardı.

Kitabı kısaca özetlemeye çalıştım,ama kitabı mutlaka okuyun,bir yerlerden edinin.Kitabı okurken çevrenizdekiler aklınıza gelicek ve ne kadar sık yalana maruz kaldığınızı anlayacaksınız.Kitabı okurken ara ara bende şöyle tepkiler oldu içimden “Hay şerefsiz meğer yalan söylemiş,ulan bi de yemin etmişti” gibi..

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Emile Durkheim ve İntihar

Beyin Kıvrımları, Tarihi Bakış Hiç Tatava Yok »

Emile Durkheim Yahudi kökenli Fransız sosyologmuş efenim.Modern sosyolojnin de kurucularından sayılmaktaymış.Comte’nin takipçilerindenmiş,bir kaynakta da İbni Haldun’dan fazlasıyla etkilendiği söylenmekte (Mukaddime adlı eserinden)

İntihar üzerine araştırmalarda bulunmuş kendisi ve intihar sebeplerini üç sebeple açıklamış.

  1. Bencil (Egoistic) İntiharlar: Bireyin bağlı olduğu din, politik zümre, aile vb. tarafından korunulmamış olmasından kaynaklanır. Yani, toplumsal bağlar gevşek olduğu, birey kendini yalnız hissettiği zaman belirir. Bireyin bağlı olduğu grup bağları zayıfladıkça ve gruba bağımlılığı azaldıkça, birey, kendi özel ilgileriyle başbaşa kalır; yalnızlık hisseder. Kişi için hayat anlamını yitirir; oysa, o topluma bağlı olarak yaşamak ihtiyacındadır. Avrupa toplumlarının intihar istatistiklerine bakıldığında Katolik toplumlarda intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir.Politik zümre de insanı korur. Politik kargaşalıkların ve büyük toplumssal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtir. Bu dönemlerde toplumsal hayat yoğunlaşır, bireyin ruhunu sımsıkı sarar, birey kendini yalnız hissetmez. Bu nedenle de bencil intiharlar azalır.[kalibre'nin notu: Lan sakın ülkemizde intihar oranlarının düşük olma sebebi Durkheim'in yukarıda belirttiği son cümleyle alakalı olmasın.Politik kargaşalıkların ve büyük toplumsal bunalımların intihar oranını düşürdüğünü belirtiyor.E ülkeme bakıyorsun,politik kargaşadan bol ne var.Seçimler çoğu kez zamanında yapılmıyor,sürekli politik atraksiyon var,seçim çalışmalarından,politik kulislerden intihara zaman kalmıyor sanırım..]
  2. Elcil (Altruistic) İntiharlar: Birey sadece toplumdan koptuğu, kendini yalnız hissettiği zaman değil, topluma çok bağlı olduğu zaman da intihar eder. Durkheim buna örnek olarak, Hindistan’da eşi ölen kadınların, eşlerinin cenazesinde kendilerini yakmalarını (suttee) gösterir.Bu intihar türünde kendini öldüren kişi, toplumsal bir ödevi yerine getirmek amcıyla bu eylemi gerçekleştirir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kimse onursuzlukla suçlanır, çoğu zaman da dinsel cezalara çarptırılır. Kısaca, bu gibi kişilerin üzerine toplum bütün ağırlığı ile çökmekte, baskı yapmakta, onu intihara sürüklemeye çalışmaktadır.

    Elcil intiharlarda kişi için, hayatı anlamını yitirmemiş, hayatından daha üstün gördüğü bir amaç için hayatını feda etmiştir; bu eyleminin mükafatını göreceğini umar.Bugün elcil intiharların hâlâ sürüp gittiği özel bir toplumsal çevre vardır, o da ordudur. Durkheim’a göre; ordudaki intihar ilkel toplumlardaki intiharın bir artakalımıdır. Çünkü askerlik ahlakı bazı yönleriyle ilkel ahlakın bir artakalımıdır.[kalibre'nin notu:Elcil intiharlara en iyi örnek olarak Japon geleneğindeki onurlu intihar yöntemi olan harakiri'yi ya da onursuz olan seppuku'yu örnek verebiliriz.İkisi de toplum için yapılmıştır.Ayrıca Durkheim yaşasaydı ve günümüzdeki "intihar bombacılarını" görseydi tespitindeki doğruluk üzerine eminim gözleri yaşarırdı,sonuçta intihar bombacıları da kendi görüşüne göre,kendi toplumu için kendini feda ediyor,oysa nice canlara kıyıyor]

  3. Anomik (Anomic) İntiharlar: Bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.Bazı görüşlerin tersine Durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. Çünkü, yoksulluk düşük intihar oranları ile birlikte bulunmuştur.

    Ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten Durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. Meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. Önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. İşte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir.Durkheim, çağdaş toplumların en belirgin bir özelliği olarak nitelediği anomik intihar tipine özel bir ilgi göstermektedir. Anomik hâl ve buna bağlı olarak artan intiharlar, bireyin toplum arasındaki bağların zayıflaması ve toplumsal çözülmenin giderek gelişmesi, yeni çağdaş toplumun evrensel bunalımıdır.Hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, değil evlilerden, dullardan, bekârlardan bile daha fazladır.[kalibre'nin notu:Avrupa toplumlarında boşanma oranının çok yüksek olduğu göze alınırsa ve ülkemizdeki boşanma sayısının azlığı dikkate alınırsa(Gerçi son yıllarda coşmuş gidiyor boşanma vakaları) intiharla boşanma arasında kurduğu bağın doğruluğu sebebiyle,Durkheim'a "ver o mübarek elini öpeyim" demek gerekir]

Emile Durkheim’ın çalışmalarından yola çıkarak ülkemizde görülen intihar vakaları,özellikle bu ekonomik krizler sebebiyle(Misal 2001 Krizi) Anomik İntihar tipine girmektedir.Ama Durkheim’ın dediği gibi,intihar sebebi sadece ekonomik sorun kaynaklı değil.Bireyin istekleriyle toplumun sundukları arasındaki farklılık sonucu,kendini tatmin edemeyen birey intihar edebilir.Sanırım Amerika’daki ekonomik güce rağmen,intihar oranlarının fazla olması nedeni bu olsa gerek.Bir nevi tatmin olamama durumu.Amerikan Toplumunda bir tatminsizlik var.

Yararlanılan Kaynak:Intihar.de Sitesi

    Etiketler:, , , ,

    Eskişehir Sakarya Bolu Gezisi İzlenimleri

    Tarz Dışı 5 Tatava Var »

    2 ya da 3 hafta oldu,kardeşten öte dostlarımla “lan çürüycez gidicez hafız,az gezelim,memleketimin güzelliklerinden faydalanalım” dedik.Eskişehirde okuyan Mustafa’nın o güzelim öğrenci evinde buluştuk.Birimiz Niğde,birimiz Bursa,birimiz Erzincan’dan atladık otobüslere yola koyulduk falan.Eskişehirden bir araba kiraladık.Sakarya’ya doğru Bilecik üzerinden gitmeye başladık.Nereye?Benim köyüme : )

    Ulan pek bi yeşildi be,insanın gözü gönlü açılıyor,ahan da köyden bi kaç foto

    Sakarya

    Bu yaprak fotosu bir yerden alıntı wall paper falan değildir,arkadaş çekti,masa üstünde güzel duruyor : )

    Köyde bir kahvaltı ettik,öğrenci evinin o aç bitik gıda malzemelerinden sonra,bünyede güzelliklere sebep oldu,sofraya bak : ) Fotoğrafın çıktısını alıp odama asıcam lan,bakar bakar yalanırım makarna-yumurta zamanlarında :D

    Sakaryadan sonra Bolu Abant’a geçtik,hava kararınca yetişebildik,bir yerlerde bi çay içelim dedik,bi tek 5 yıldızlı oteller vardı,girdik birine,ulan bir çay 2,5 ytl..Dedim Mustafa Laptop’unu çıkarda hani lobide otururken aslında Borsa işlemlerini takip eden Zengin adam imajı çizelim :D Lobide otururken pek afedersiniz otel yönetiminin hizmette sınır tanımayan anlayışı nedeniyle “bize karı gönderdiler” dumur olduk :S

    Sonra Eskişehire döndük tekrar.Eskişehir en çok heykel olan şehirmiş.Hakkatten öyle be,her yer heykel.Dedik madem heykel var neden bokunu çıkarmıyoruz,ilginç pozlar çektik.

    İlk resimde zenci dostum Çağrı teyzelerin lafa girmeye çalışıyo :D

    İkinci fotoda samimiyeti ilerlettik,teyzelerden biri bizi sigara bile ikram etti,teyzenin elde kısa 2000 var :D

    Resimlerin üzerine tıklayarak büyük halini görebilirsin.Son olarak da bizi misafir eden Mustafa’nın rezil öğrenci odası,Lan Mustafa böyle rezil ederler adamı OOOlummm :D (Nankörüm be)

    E şimdi ne diye anlattım bunları ben..Daha yurdun güzelliklerini görmeden,yurt dışına gidip,“Yaa abi Almanlar bi alet yapmış dehşet yaa,orda mesela yerlere çöp atmıyolar,devlet memurları çöpü elinden alıyo,onlar atıyo” gibi diyaloglarla beni deli edenler,önce yurdu gezin lan.Havanızı yerim sizin..

    Etiketler:, , , ,

    ULYTAU Jumyr Kylysh

    Tarz Dışı 6 Tatava Var »

    2005 yılıydı sanırım,bir internet kafede şarkı çaldı,söz falan yok.Merak ettim,rica ettim internet kafeciden şarkıyı mp3 çalarıma attım,dinledim,bayıldım,hayran kaldım.Bir süre sonra bilgisayara mp3 çalar takılıyken birden elektrikler gitti,mp3 çaların içinde ne varsa yok olmuş.Sonra bu şarkıyı aramaya çalışıtım,şarkının ismi bi tuhaf,google’a “cumyr kılış-mılış” bişiler yazıyorum çıkmıyor,3 seneden beri şarkıyı bulamadım,geçende tesadüfen buldum ve dondurması yere düşerken son anda külahı kavrayan çocuk modunda sevinçlere gark oldum..

    Peki ULYTAU grubu nedir?

    Üç yıl kadar önce kurulan ULYTAU , farklı yaşlardan insanların beğenisini kazanarak inanılmaz bir hızla Kazakistan müzik endüstrisinde başarıyı yakaladı.

    ULYTAU’nun yapımları değişik enstrümanların eşsiz birleşimi ile oluşuyor. Öncelikle, iki telli olan , ancak buna rağmen klasik başyapıtları bile çalmayı sağlayabilen bir Kazak çalgısı olan Dombra var. Sonra klasik keman var ki , Dombra’nın sesiyle tezat oluşturarak dinleyenleri büyülemeyi başarıyor. Ve son olarak da doğu ile batı arasındaki modern köprüyü oluşturan elektro gitar var. Bununla birlikte, Ulytau’nun çalışmaları Kazak müziği ile klasik müziği harika bir yetenekle harmanlamayı başarıyor.

    Ekim 2001’de Amerika’daki «World Championship of Performing Arts in Hollywood» yarışmasında yerini aldı ve büyük ödül olan altın madalya kazanmayı başardı. 2001 öncelerinde ise Ulytau , Kazakistan’dan ödül olarak Altın plak kazanmayı da başarmıştır

    Özellikle Jumyr Kylysh şarkısını ve klbini izleyin.(Jumyr Kylysh kılıç manasına geliyormuş Folk Rock Severler bu grubu mutlaka dinleyin.Kazak Türkleri gerçekten iyi iş çıkarmış..Ulytau Kazak Group

    Etiketler:, , , , ,