Komplekslerden Kurtulma Yöntemleri;Atasözleri

Aklıma Esti 1 Tatava Var »

Kültürümüzün güzelliğinden midir,Dünya Tarihinin her anına şahit olmuş bir geçmişe sahip olmamızdan mıdır bilmem ama,her olay her durum için bir Atasözümüz mevcut,ama her durum için…

Tartışmalarımız içinde Atasözlerini dayanak göstermeyi severiz,eğer tartışma içinde duruma uygun bir atasözünü kullandıysanız 1-0 öndesinizdir nedense..

Bakın bir kaç örneğim mevcut;Eğer karşınızdaki kişi sizden daha fazla okul okumuşsa şu atasözünü duymak sizin için kaçınılmazdır “Okumak cahilliği alır,eşeklik baki kalır” Bakın hem lafı yediniz,hem de bir hayvana benzetildiniz…Hobaaa!

Toplum içinde bir şeyden bahsedilince eskaza üstünüze alınırsanız sıradaki Atasözümüzü ağzınızın ortasına yapıştırırlar,aman diyim ; “Yarası Olan Gocunur” bir de bunun üstüne “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” ı yerseniz,bittiğiniz an o andır…

Bir elin nesi var iki elin sesi var atasözünden yola çıkarak bir grup çalışmasına hevesle sarılırsınız,ama tabi bazı aksilikler olabilir,normaldir bu..Bir üçüncü kişi gelip “Nerde çokluk orda bokluk” u söyleyince ne azim kalır ne heves…

Dikkat ettiniz mi nedense hep karşı tarafı bozma durumu var,hayır bunun sorumlusu Güzel Atasözlerimizdir demiyorum,bu atasözlerini kullanırken aslında gizlenen komplekslerimiz mevcuttur..Tartışmayı kazanmak veya karşı tarafa ya da üçüncü şahıslara haklı olduğunuzu göstermek için “Lan Atasözünü döşersem bu tartışmaya kimse karşı çıkamaz” durumu var..E sen nesin peki bu tartışmada,senin kattığın nedir tartışmaya,senin görevin Atasözünü hatırlatmak mıdır?

Saygılar…

Etiketler:, , ,

Robert Bosch ve Meşhur Sözü

Beyin Kıvrımları 3 Tatava Var »

Robert Bosch’u tanıyor musunuz?Tanıyamadıysanız bir ipucu veriyim “Bosch Dayanıklı Ev aletleri” desem…Alman bir sanayici ve “manyeto” denen zımbırtıyı bularak mucit ünvanına sahip olmuş önemli bir zat…

Ben bugün bu zat-ı muhteremin o meşhur lafına farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışıcam,Robert Bosch abime özel bir gıcıklığım yok,anti-cermen falan da değilim,ama o meşhur sözü pek bi garibime gitti…

Meşhur sözü hatırlayalım; “İnsanların güvenini kaybetmektense,para kaybetmeyi tercih ederim” Açık söyliyim,sözü ilk duyduğumda bende de “vay anası ecnebi-mecnebi ama gururlu adammış,dürüst esnafmış,sağlam demiş,delikanlıymış” gibi bir izlenim,etkilenim olmuştu..Hatta hatırlarsanız bir ara “Bosch” un reklamlarının sonunda bu söz vurgulanıyordu…

Şimdi bu meşhur sözü bir daha yazıyorum; “İnsanların güvenini kaybetmektense,para kaybetmeyi tercih ederim” ve şimdi benim savım olan cümleyi yazıyorum “İnsanların güvenini kaybetmektense,insanların güvenini kaybetmemeyi tercih ederim”

Robert Bosch abimin bu meşhur cümledeki hataları neler peki?Öncelikle Robert abim güven ve para arasında bir seçim yapıyor gibi geliyor ve ahlaki olanı yapıyor gibi,ama hayır!Bakın,aslında işin özü şu,Robert abim belli ki bir bok yemiş,bu güven kaybettirecek bir bok,ne olduğunu bilmiyorum ama yemiş bu boku…Şimdi durumu kurtarmak,yani kaybettiği güveni kazanabilmek için parayı öne sürüyor..Yani paramı veririm,güvenimi geri alırım düşüncesine sahip..Yani,sanki “para” burda bir rüşvet gibi,paramı kaybederim,karşılığında güvenimi geri alırım durumu var..Hiç böyle düşünmüş müydünüz?

Bir de burda şöyle bir çarpıklık var,Robert Bosch abim diyor ki,parayı veririm,güveni alırım,bu durumda,parası olmayan napıcak Robert abim,olmadı bak..parası olmayanları kapsayacak bir söz söyleseydin daha bir evrensel olucakmış bu söz…

Benim savım neydi ; “İnsanların güvenini kaybetmektense,insanların güvenini kaybetmemeyi tercih ederim” daha bir basit,daha bir duru…Güven kaybetmek insanların seçimlerinin bir sonucu değil midir?Yaptığımız hareketler,söylediğimiz sözler sonucu güven kazanır ya da kaybetmez miyiz?Yani bu bir tercih meselesi..Öyleyse,ben insanların güvenini kaybetmemeyi,ve de kaybettiğim ya da ileride kaybedeceğim güveni parayla karşılaştırmamayı tercih ediyorum…

Saygılar efenim : )

At Gözlüksüz ve Duru Zihinli Günler,Farklı Açılardan Bakalım,Saçmalasak Bile : )

Etiketler:, , ,

Klişe hayattan örnekler…

Beyin Kıvrımları 1 Tatava Var »

Kim bilir kaç defa “boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz” sorusuna verilen şu cevabı duydunuz; “kitap okurum,müzik dinlerim” Yahu herkes mi boş zamanlarında kitap okur,ya da kitap okumak boş zamanı doldurma amaçlı bir aktivite midir?Daha özel bir yeri olmalı bence kitabın.Yani boş zamanımda uyurum cevabı bana daha bir samimi daha bi sempatik geliyor…Merak ettiğim toplumda bu cevaba kulak aşinalığının olmasından kaynaklanan bir memnuniyet halinin var olmasıdır,boş zamanlarımda kitap okurum cevabı normal bir cevapmış gibi,bence değil..Bir örnek daha; Tv izler misiniz ya da ne sıklıkla Tv izlersiniz sorusuna verilen klişe cevapları değerlendirelim…Eğer karşınızdaki kişi size entellektüel olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsa vereceği cevaplar şunlardır; “belgesel izlerim,haberleri izler hemen kapatırım Tv’yi,tartışma programlarına bakarım” elbette sadece bunları yapan samimi insanlar var, ancak neden şundan çekiniyoruz cevap verirken, mesela; evet günde en az 6 saat izlerim,belgesel falan da izlemem,zap yaparım gözüme ne hoş geliyorsa onu izlerim..Bakın bu durumda iki ucu boklu değnek tabirini kullanıcam,çünkü karşımıza şöyle bir durum çıkıyor…Gerçekten günde 6 saat Tv izleyen kişi,karşı tarafa entellektüel ve seçici bir kişi olduğunu göstermek için yalan söyleyebilir,ki bu durumda karşı tarafın hoşuna giden cevabı vermiş olup aslında kendi öz durumunu reddeder,ya da “birader günde 6 saat çatır çatır Tv izlerim,ne varsa izlerim,gurtlar vadisi,kadın programı” der ve bu sefer Toplum tarafından “basit insan” muamelesi görmeyi kabullenir..Tabi burda basit insan tabirini kullanırken bunu umursadığımdan değil,ancak Toplumun ya da daha doğrusu şu entellektüel tabakanın isteklerine cevap verelim derken kendi cevaplarımız toz olmuş!

Bir başka klişe cevap da,en son hangi kitabı okudunuz sorusuna verilen cevaptır,en son okuduğunuz kitap edebi anlamda bir şey ifade etmeyecek bir kitap olabilir ama siz bu durumda en son okuduğunuz kitabı değil de bilinen,edebiyat dünyasında öneme haiz bir kitap ismi söylersiniz…

Örnek çok,sizin de aklınıza anlatmak istediğim durumdan örnekler gelmiştir eminim…Şimdi zihninizde şöyle bir soru oluşmuş olabilir?Sen nerden biliyorsun bunları,kişi kendinden bilir işi birader,yeme bizi?E ben de zamanında bu cevapları çıkarıp çıkarıp kullandım : ))

Ama şimdi cevaplarım çok değişti,boş zamanında ne yaparsın,uyurum!En son hangi kitabı okudun,metal fırtına,hangi tv programlarını izliyosun,valla baya bi dizi izliyorum falan diyorum…Açıkçası kasmayalım arkadaşlar,samimiyetten zarar gelmez,yadırganma korkusuyla geçen hayatta,bir gün gelir kendi kişiliğin seni yargılar,hem davacı hem davalı sen olursun,işin içinden çıkamazsın : )

Saygılar…

Etiketler:, , ,

İçimde kaldı,içinizde kalmasın…!

Leyla'dan Mevlaya 4 Tatava Var »

Hayatın akışı içinde yaşadığımız olaylarda,pişmanlıktan ya da hayıflanmadan kaynaklı bir söz var “içimde kaldı” Bu söz bazen söylenmesi gereken bir şeyi söylemediğimizden,bazen de yapmamız gereken bir şeyi yapmadığımızda dudaklardan dökülüyor,”içimde kaldı”…Ve bu söz mecaz değildir,uyarıyım!Gerçekten içinizde kalır,hem de öyle bi içinizde kalır ki ayakkabıya girmiş ufak taş parçası gibi,içten içe acıtır çoğu zaman..Denmesi gereken bir anda, hem de tam uygun olduğu anda o sözcükler nedense çıkamamıştır ağızdan..Ve biliyor musun ki o sözcükler o ana özeldi,o an kullanmayıp 5 saniye sonra kullansan bile artık yerine oturmaz..Aitti o sözler o ana,ve sen de biliyorsun ki ben bunları yazarken saniyelerin geçtiği gibi zaman akıyor..Sana bir kere verilmişti doğru yerde doğru sözcükleri kullanma fırsatı,ama sen kullanmadın..!

Kabul etmiyorum bundan sonra “dilimin ucundaydı,tam söyliycektim ki” kalıbını..Söyle,söyleyin,ne olur söyleyin,çünkü yok bir daha fırsat,çünkü yerini tutmaz doğru zaman da söylenmiş sözün yerini başka bir şey!

Çok yaşadım “içimde kaldı” anlarını,kimi zaman gururdan,kimi zaman korkudan,çekinmekten kaynaklandı..Ama artık biliyorum ki hiç bir şey bana o an söylemem gerekeni söylediğimden yaşayacağım mutluluktan daha da fazla mutluluk veremez…Doğru zaman da doğru kişiye doğru şeylerin söylenmesinden daha güzel ne olabilirdi?Ve bunun için tek fırsatım vardı,ben onu kullandım…

İçimde kalanları kefeye koysam,sanırım dışarda kalanlardan ağır basar,bundan sonra,dengelemek için uğraşıcam,siz de uğraşın bence!

Saygılar…

Etiketler:, , ,