İlintisiz Konular,Aklıma Takılanlar 3

İspitçilik 1 Tatava Var »

1-Neden hep “gazete yeni mi acaba” sorusuna karşı taraf şu espiriyi yapar; “okunmamışsa yenidir” ? Yani gazete okunmadığı,dolayısıyla fonksiyonunu yerine getirmediği için mi yapılmaktadır bu espiri?Bu mantığa göre 1 haftalık bir ekmeğe “bu ekmek taze mi” diye soran kişiye “yenmemişse tazedir” mi dememiz gerekir?

2-Ülkemizde azami hız limiti otobanda 120 şehir dışında 90 km iken neden 120 km sürattan fazla sürat yapabilen araçların ithali ve üretimine izin verilmektedir?Aşırı hızın kaza getirdiğini ve ceza yazılmasına neden olduğu bile bile niye böyle devam etmektedir?”Vallahi hız yapan hız yapsın,kaza yapar ölür gider,kalanlara da ceza keseriz,ek gelir olur devlete” gibi bir mantık mı güdülmektedir?

3-Yılbaşlarında mağaza camlarına “HOŞGELDİN 2000 bilmem kaç” yazma geleneğini hangi insan başlatmıştır..Yıl,canlı bir şey midir?Hangi aklı başında insan bir kavrama hoşgeldin der?Bunun yerine,mağaza camlarına,Yeni Yılınız Kutlu Olsun demek kafi ve daha mantıklı değil midir?

4-Sevgililer birbirlerinden ayrıldıktan sonra,neden hep arkadaşlarına “ben onu bıraktım” der?Aşk sicili diye bir kavram mı vardır?Önce bırakanın aşk hanesine +100 puan mı eklenmekte ve yeni sevgili bulmakta avantaj mı sağlamaktadır?

5-Köylerde neden “İhtiyar Heyeti” diye bir olgu vardır?Hani “akıl yaşta değil,baştaydı” Neden gençlerin önü açılmamakta ve neden mesela “Bluğ Çağı Heyeti” oluşturulmamaktadır?(kalibre’nin notu:İhtiyar Heyeti’nin ihtiyarlardan oluşmadığını,manasının “Köy tüzel kişiliğinde, muhtar başkanlığında görev yapan kişilerden oluşan yetkili organ, ihtiyar meclisi” olduğunu hatırlatanlar oldu..Teşekkür etmekle birlikte,köylerde uygulamada bu danışma meclisinin halan yaş-baş kemale ermiş kişilerden oluştuğu da yadsınamaz bir gerçektir)

6-Neden ülkelerin çağdaşlık seviyeleriyle ilgili bilgi verilirken,”Japonyada günlük gazete tirajı 20 Milyon iken,ülkemizde 5 milyonu bulmamaktadır” gibi salakça bir karşılaştırma yapılmaktadır?Ülkemizde okunmaya değer gazete vardı da bu halk mı okumadı?Hem sanki Japonya ile her teknolojik konuda başa başmışız da ,gazete tirajıyla öne geçecekmişiz gibi bir imaj yaratmanın manası var mıdır?

7-Neden İlk Okul 1 de “Okuma Bayramı” yapılır da “Yazma Bayramı” yapılmaz..Yazmak,en az okumak kadar,hatta okumaktan daha önemli bir şey değil midir?Zira bir şeyi okumak için önceden yazılmış bir şeyin olması gerekmez mi?(Bu teklifi mi değerlendirin Sayın Okul Müdürleri :D )

Sürçü Lisanlarım Köpeğiniz Olsun : )

Etiketler:, , ,

Ölüm-Hüzün-Melankoli Ortaya Karışık

Leyla'dan Mevlaya 3 Tatava Var »

Elimde bir derleme var,ölüm teması işlenmiş yazılar..Kimi bana ait,kimi başkalarına,çok güzel yazılar olduğundan değil,paylaşmak istediğim için aktarıyorum…

Annemin Ölümünü tahayyül etmeye çalışmış ve ardından bunu yazmıştım:

Kalabalıkla yaklaştık ölüler diyarına doğru…Tabuttan çıkan bedeni incetmeden mezara koymak ne kadar zordu..Bir de her gelen üzerine toprak atıyordu,ben atamam dedim,olmaz dediler,adettendir…Elime aldım küreği,başladım isteksizce toprak savurmaya..Küreği her sallayışta farklı bir anı canlandı gözlerimde..İlk nefesimde o benim yanımdaydı,son nefesinde ise ben onun yanında oldum..Bu bence kaderin cilvesi,ama kolay mıydı be insanın anasını gömmesi?

Bu yazı da,bir arkadaşımdan mesaj olarak gelmişti.

Boşa giden her günüm yaş olsa aksa gözlerimden yarattığım sel içinde.Yalvarışlar fısıldasam dudaklarımdan, bir şans daha diye yönelsem Allah’a,Nur yükselse avuçlarımdan,bir daha kanar mıydım nefsime,geçse bile aklımdan? (Cem YILDIRIM)

Bunu da,otogarda berbat tadı olan çayı yudumlarken yazmıştım:

Zihnimin derinliklerinde bir ben yaşıyor,bense o benden apayrı..İstediklerim ayrı,gayretlerim ters istikamette..Orta noktada buluşturamıyorum iki beni..Ve ben aslında bunun farkındayım fakat ya farkında olmayanlar?Çelişkiler alışkanlığım olmuş,bunu kabullenmemse artık acı veriyor..Ne o ben,benden ayrı yaşar,ne de ben ondan..Peki buna dur demek benim elimdeyse,bu salıvermeler neden?Sorgulamayla geçen ömürde 3 Yalan 1 Doğru götüre dursun,Ben Halan SAVAŞTAYIM…!

Bunu ne ara yazdım hatırlamıyorum:

Neden,neden,neden..Zihnimde sorular hem de her telden.Mevkimden bağımsız olsa daha mı rahat düşünebilirim?Karşımdakini cismani görmesem daha mı çok sevebilirim?Sorgusuz günlerimi günden saymıyorum,duygularımı aldırıp taş kalpli adama bağışlıyorum..Taşı kırıldı,kalbi kaldı geri,beni bana soruyor o adam,ben bilmiyorum ki beni…!

Son dakikada elime ulaşan bir yazıyla bitiriyorum,Melike Çakı arkadaşım yolladı,teşekkürler Melike : )

nedenini bildiğim;ama arayışına girmediğim,korktuğum,kaçtığım,beklediğim,özlediğim,oturup ağladığım zamanlar yaşıyorum.ait olmadığım bir yerdeymişim hissine kapılıyorum bazen.kimi günler yağmur da çok yağıyor eskisinden daha fazla yağıyormuş gibi geliyor bazen.bu bana eskiden böyle değildi dediğim zamanları hatırlatıyor.eskiden hiç bir şey böyle değildi,ben bu kadar büyümemiştim,büyümeyi reddeder gibiydim,zaman bana değmeden geçiyordu sanki çoğu zaman,çoğu zaman da günler takılıp kalıyordu…ben tutuyordum sanki günleri,unutmuyordum hiçbir şeyi.şimdi unutuyorum bazen yok sayıyorum,yaşanmamış farz ediyorum ama zaman daha bi fazla değiyor sanki bana.
anlamsızca içim acıyor bazı günler,evin bir köşesine takılıp kalıyor gözlerim.gördüğüm şeyin baktığım şey olmadığı anlar yaşıyorum,o yere bir daha bakmamak için evden kaçıyorum.gittiğim yerde de hiç bir şey göremiyorum.geri dönüyorum kendime yeni bi köşe buluyorum,yine aynı şeyleri görüyorum.nereye baksam nereye gitsem kendimden kaçamıyorum.bununla yaşamalıyım dediğim anlar geliyor,içime bakmayı sürdürüyorum.içimde bi yerlere soruyorum cevabını bulamadığım soruları.sonra vazgeçtiğim anlar geliyor.vazgeçiş en zor sorulara cewap aramaktan daha kolay geliyor…

(Bu yazıları üşenmeden benim için derleyen Duygu Ölçar arkadaşıma teşekkürler)

Etiketler:, , , , ,

Düşünce Gücü Üzerine,Düşünülmüş Bir Yazı

Beyin Kıvrımları 4 Tatava Var »

Sabah 06:53 mahallenin bakkalından bir paket kısa 2000 aldım,ilk kez bakkal Rıfat Amca bana çay ısmarladı,pek bir sevindirik oldum,zira Rıfat Amca,1 ytl’lik ürünü 2 ytl’ye satmasıyla bilinir..(Ulan o kadar sevinmişim ki,düşünce gücüyle ilgili yazıma Rıfat Amca’yı dahil ettim)

Neyse,ne diyordum,Düşünce Gücü..Bu aralar,düşünce gücü konusu çok mu popüler oldu,yoksa bana mı öyle geliyor?

Mevzunun ne olduğunu tam hatırlamıyorum lakin bir arkadaşımla sohbet ederken,olumsuz bir laf etmiştim,arkadaşımda şöyle demişti “öyle deme,evrene olumlu mesaj yay,olumlu düşün”…O an bana bu öğüt mantıklı geldi,hatta “hakkatten lan,olumlu düşünürsem her şey yoluna girer,olumlu düşüniyim hep,bundan sonra ölümlü değil,olumlu olucam…”

Bu sabah kafama dank etti..”Lan Emrah,dedim,gene At Gözlüğü’nü takmışsın ve kabullenmişsin bir öğüdü,kapılmışsın gitmişsin..

Sonra özenle At Gözlüğü’nü çıkardım,merceklerini ovaladım,tozunu alıp,kabına koydum(Halan At Gözlüğünden kurtulabilmiş değilim,bir bakıyorum istemesemde gözümde..)

Düşünce Gücüyle ilgili bir kaç kitap okudum,az biraz bilgim var(az-biraz…) Ancak bildiğim kesin birşey var,o da Düşünce Gücü herşeye muktedir..

Şimdi arkadaşın ve çoğu kişinin uyguladığı düşünce gücüyle ilgili öğüdü tekrar yazıyorum,”evrene olumlu mesaj yay,olumlu düşün,iyi şeyler düşün,iyi şeyler olsun…” hımmm,şimdi burada bana ters gelen bir durum var,çelişki var..

Bu Düşünce Gücü,madem ki herşeye muktedir,düşüncelerimi nasıl kanalize edersem öyle bir tepki alacağım,o zaman benim tezim şudur; “Benim bundan sonraki düşünce prensibim,evrene olumsuz mesaj yayıp,olumsuz şeyler düşünüp,tepkinin olumlu olacağına inanıyorum”

Anlatabildim mi acep?Yani bundan sonra “eğer bir mesele hakkında ancak ve ancak olumsuz düşünürsem,bu meselenin olumlu olarak bana geri döneceğine inanıyorum” Düşünce gücü herşeye muktedir değil mi?

Sakın bana, “ama öyle olmaz ki,bak bunun uzmanları var,yılların felsefesi bu,ohaaa,ne sanıyosun lan kendini,çakma psişik deme”

Madem ki düşünce,benimle anlamlı,madem ki düşünce bana has,o zaman böyle de olabilir..Olamaz mı diyorsun?Olur,olur..

At Gözlüksüz,Duru Zihinler dilerim efenim

Sürçü Lisanlarım Evrene Olumsuz Mesaj Olarak Gitsin,Olumlu Dönsün : )

Etiketler:, , ,

Ben’le Ben Konuştu,Olan “Ben” e Oldu..

Beyin Kıvrımları 3 Tatava Var »

2′li bir diyalog bu,aslında 1 kişi var ama 2′li bir diyalog..

Birinci kişi “Ben” ikinci kişi de “Ben”

Ben 1:….yani Dünya’ya gelişinin bir amacının olmadığını söylüyorsun,öyle mi?

Ben 2:Olamaz mı,belki benim gerçekten dünyaya geliş amacım yoktur,başka bir varlığın amacı sonucu dünyaya gelmiş olamam mı?

Ben 1:Bir amacın ürünüyüm diyorsun o zaman,bir başka varlığın amacını gerçekleştirmesi için araç olmalısın..

Ben 2:Olabilir,araç da olabilirim,”aracı” da olabilirim..O kadar fazla düşünüyorum ki,beyaza beyaz demeye korkar oldum,ya siyah çıkarsa?Bir daha neye güvenirim ki o zaman?

Ben 1:Bu korku sebebiyle,beyaza beyaz demeyebilirsin,ama beyazın beyaz olduğunu görebiliyorsun,dillendirmeye gerek mi var,o zaman senin sorunun fikirlerini açıkça söylemekten korkmak olmalı,öyle mi?

Ben 2 :D ikkat ediyorum,sohbetin başından beri sorgulayıcı tavır takınıyorsun,baskın duruşa sahip olan neden sen oldun?

Ben 1:Bu tavıra beni iten,senin çelişkilerin oldu,kafandakileri netleştiriyim derken,sorgulayıcı tavır üzerime yapıştı,özür dilerim seni baskı altına aldıysam..

Ben 2:Sorun değil,ha “beni” baskı altına almışsın,ha “kendini”..Aynı değil miyiz : )

Ben 1:Gene başa dönücem,amaçsız yaşamayı amaç edinmiş olabilir misin?Yani hiç bir ileri zaman için planın yok,her geçen saniyeye özel davranış biçimlerin var,öyle mi?Her saniye,zamanı geldiğinde yaşanmalı,hiç bir saniye,diğerinden önemli değildir düşüncesi hakim sende sanırım?

Ben 2:Her saniye eşit değerde demiyorum,düşünsene,4 yaşına kadar olan şeyleri hatırlamıyorsun,hafızanda yok,dolayısıyla 4 yaşıma kadar geçen saniyelerin benim için hiç bir önemi yok..Fiziki gelişimim için önemli saniyeler olabilir ama şu an 22 yaşındayım,o 4 senenin benim için çöp kadar değeri yok,hatırlamıyorum bile..Oysa bir de ölüm anını düşünsene,sana diyorlar ki,son 1 saatin,saniyelerin sayılı,kaç saniyeni neye ayırırdın,o saniyeler çok değerli olurdu,bir amaca özgülendiği için değil,sadece son saniyelerin olduğu için önemli..Son sinema bileti çok önemlidir,son vapur çok önemlidir,”son” olduğu için önemli..

Ben 1:Her neyse,gerçekten uykum geldi,sonra devam ederiz olur mu?

Ben 2:Tamam,ben de kaçtım,bu arada üzerimdeki tişört beyaz mı???

Etiketler:, ,