| |
Haz 29
Allah vergisi olayı ilginç.Senin elinde olan bir şey değil,doğdun ve sana verildi bu,yırtsan kıçını sonradan edinemiyorsun.Özellikle bazı konularda,doğuştan olmalı bu yetenek.Dövüş sanatları mesela,kimse doğduğunda Purus Lii doğmaz,eğitimden geçer bişiler olur..Ama güzel ses öyle mi?Yoksa yoktur,bitti..Tamam Şan dersi diye bi olay var,hatta gündeme gelmek için sonradan,Şan-Şöhret dersi alanlar da var ama nereye kadar?Bi Ebru Destan’la Funda Arar,Candan Erçetin bir midir?Değildir..
Şimdi kendimi biliyorum,ses güzel değil,berbat,e müziği seviyorum ama,bişiler söylemek istiyorum,söylüyorum da,kimse yokken tabi..Hani banyo ve hamamda ses daha güzel gelir ya kulağa,bi kaç türkü mürkü söylüyorum,“aaa ne güzelmiş benim sesim” diyip gaza geliyorum,çıkıyorum banyodan,bi deneme daha yapıyorum,“ıyyykkk bu ne be” oluyo gene..
Aynı şey müzik aleti çalabilmekte d aynı,yok agacım,bi yetenek yok bende..Ot gibiyim maşallah..Özellikle üniversite de gitar ya da bağlama çalıyorsan,oyyyy sen vazgeçilmezlerden biri olursun,kafadan popülersin bi kere.İstersen en iğrenç espirileri yap,istersen yüzüne kezzap atılmış 3 kulaklı biri ol,popülersin..
Eğlencelerin değişilmez elemanısındır..
Daha farklı yetenek gösterilebilecek kollar da var.Dans mesela..Biri çıkar,bi dans eder,hey maşallah dersin,kıvraklık,figürler falan..Ulan bi yelteniyim dersin,kütük gibi kalırsın sahnede..Yoksa yeteneğin kasmıycaksın,rezilliğin manası yok!
Resim..İlk okulda,sınıfta Çağrı vardı.16 senelik arkadaşım,kardeşim..Sınıf 54 kişi,herkes resim yapar,hoca kaldırın resimleri derdi.Abicim Çağrı ilkokul 1 den 5′e kadar açık ara galip,moral bozucuydu,bizim resimler hep güme giderdi,kaldırası,gösteresi gelmezdi insanın..
Şöyle genel olarak düşününce hiç ekstra bi yeteneğim olmadı,tamam X-men deki gibi Mutant olalım duvarların içinden geçelim de demiyorum ama,olsa fena olmazdı be..
Sen de ne yetenekler var mesela?
Etiketler: bağlama, dans, müzik, resim, yetenek
Haz 29
2 gün evvel Peder Bey’le ilk kez biraz atıştım..Haklı mıydım,peder bey mi haklıydı bilmiyorum..Sonra düşündüm,ben haklıysam bile durum babam için nasıldı,ne hissetmiştir o an?
Sanırım şöyle hissetmiştir..Yıllarca emek verdiğin,üzerine titrediğin,canım dediğin,senin parçan,sana karşı çıkıyor,tamam haklı belki de çocuk, ama koymuştur adama..
Tırsıyorum,açık söyliyim,baba olmaktan tırsıyorum.Biliyorum,çocuğumu eğitmek,onu ahlaklı yetiştirmek benim elimde ama çevrende şöyle vakalar görmedin mi hiç,anne-baba evliya gibi insanlardır,ama çocukları canavar gibidir.Demek bi yerden sonra senin elinde olamıyor..Çevre faktörü devreye giriyor.
Mesela 18 yaşına kadar yanında evladın,kazandı üniversiteyi ve bambaşka bir ortama gitti,ne kadar müdahele edebilirsin artık?Ne yaptığından ne kadar haberdar olabilirsin.Çevre faktörü pek bi mühim.Şey filmini hatırlar mısın,Yeşil Çam filmi hani,“Oğlum Osman”.. Başlarda Osman,molla gibi çocuktu,sonradan Motherfucker bi tip oldu çıktı,gerçi filmin sonunda gene eski haline döndü..
Bi şey daha fark ettim,biz Türkler,yurt dışına çıkınca coşuyoruz abicim,tıpkı Oğlum Osman’daki gibi..Kendimizi kaybediyoruz,öz değerlerden birer birer kopuyoruz..
2000 yılında bi okul gezisiyle Yunanistan’a gitmiştik..Meğer herkes sınırı geçmeyi bekliyomuş be agacım..Vallahi o grupta olanlardan biri bu yazıyı okursa hiç bozulmasın!Sınır bi geçildi,durum aynen şöyle “alkolll,alkol verin lan bana,karııı,karı görücemm,karı getirin banaaa” O ne pis bi olaydı be!
Grupta bi hayvan,yunan kızıyla keçileri bağlamıştı bile,hayvan herif!Uluslararası skandal çıkarıcaktı!
E şimdi gel de tırsma,benim evladım,ilerde bana karşı asi olucak,kötü bi söz söyliycek,içim yanar be..
Eskişehir’de rahmetli dayımla beraber,il müftüsünü ziyarete gitmiştik makam odasına..Koyu sohbete başladı dayım ve müftü bey,eskilerden konuştular,sonra da dini konular.Yarım saat sonra,beyaz saçlı ihtiyar,iyi giyimli biri girdi içeri,izin istedi,oturdu.
Müftü beyle,evlat yetiştirme üzerinde konuştular,evlatlarına karşı dini vecibelerini yerine getiremediğinden dert yanıyordu,ve mesuliyetinin tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyordu..Ağladı adam.Selam verdi çıktı,müftü beye sordu dayım,kim bu beyfendi,ahbabınız mı?Arada sohbete gelir kendisi.Kendisi pek ünlü biriymiş meğer,buradan afişe etmemin manası yok,ama şöyle diyim,Türkiyenin en büyük Bisküvi-Çikolata şirketlerinden birinin sahibi,bilindik bi markanın..
Bunu da görünce tırsmalarım iyiden iyiye arttı.Adamın serveti dillere destan,ama derdi bambaşka..
Ne diyim,sen Hayırlı Evlat ver Ya Rab!
Etiketler: baba, bambaşka, evlat, oğlum osman, tırsmak
Haz 29
Sinir-öfke nasıl bi şey?Karakterini değiştiriyo insanın..Hakim olamıyosun bazen kendine,için dışına çıkmak istiyo,içimdeki HULK bağrıyo..Sana da olmuyo mu arada,böyle öldüresin geliyo karşındakini..Öldürmek istediğim kişiler ve anları şunlardı..
Öğrenci İşlerindeki,öğrenci işleri hariç her boku bilen memuru öldürmek istedim..
Elçilikteki çok bilmiş karının kafasını nacakla yarasım gelmişti...
Lise’de 69 dan 3 veren İngilizceciyi boğarak öldürmek istedim..
Bi ara,beni aldatan kız arkadaşımı döve döve öldürmek istedim..
Aynı koltuğu 4 kişiye satma beceresi gösteren Otobüs Firmasındakileri gebertmek istedim..
Parkta otururken,önce burnunu karıştırıp sonra simit satmaya devam eden seyyarın üstünde tepinesim geldi..
Galata köprüsü üzerinde,ayak üstü beni kazıklayan seyyar satıcıyı köprüden atasım geldi,ama yemedi götüm,kıstırdım kuyruğu,yürümeye devam ettim
Ama tüm bunları yapmak isterken,insanın aklına iki şey geliyor,birincisi “Bir insan öldüren,tüm insanları öldürmüştür” ayeti,ikincisi TCK 81:Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
E yemiyo tabi : )
Etiketler: galata, köprü, öfke, öldürmek, sinir
Haz 29
Benim tavşan var ya hani,“Maybaş”, hayvan benden popüler oldu TOKİ sitesinde..2 ay önce havalar iyi,bi de evde sıçmadık yer bırakmadı diye balkona çıkardım,o gün bugündür,yükselen bi grafikle karizma yaptı deyyus.
İnsan alınıyo be. Buraya taşınalı 2 sene oldu,bi Allah’ın kulu komşu bi tas çorba getirmedi,lan sabah bi uyanıyorum,balkonda marullar,meyveler,sebzeler..
Çocuklar geliyo,“abü sevebilir miyiz” diyolar,sevin diyorum,yakında şeyi öğretirsem eğer,hani şu fal çeken tavşanlar var ya,köşeyi dönücem.Yalnız benim tavşanın bişeyi çekme gibi bi huyu yok,anca yalıyo..Zorlu bi eğitim olucak..
Bi de mahallenin çocukları isim takmış,agacım isme bakın böyle isim mi olur ya “Tiriks” diyolar “Maybaş”a..Lan Tiriks ne demek,bi manası da yok.Çocuktur,salaktır dedim geçtim.
Daha ilginci var,apartman kapıcımız Cahit abi fırça kaydı bana,aynen şöyle “Gittin memleketine,tavşanı unuttun,hep biz besledik vallahi,yazık değil mi evladım?” Eee şey Cahit abi,şimdi ben giderken arkadaşlara emanet etmiştim,sus lan sıçtırma arkadaşına diyip bi tane de aazımın orta yerine vurucak diye tırsmadım değil..
Kıskandım tavşanı..Ama sen dur,Eylüle doğru iyice yağlanırsın sen,bulgur pilavı ayranla iyi gidersin sen Maybaş efendi
Etiketler: çocuk, meyve, sebze, site, tavşan
|
|
Son Yorumlar