Pek uzun zaman oldu,yazamadım..Köydeyim ve bana en yakın adsl veri kablosu biraz uzaklarda : )
İnternete tez zaman içinde kavuştuğumda yazılara devam edicem,epey şey birikti zihinde..
Sakarya’dan Selam : )
At Gözlüğü Ya da At Şu GözlüğüHukuk, eleştiri, deneme, tarih, siyaset ve mizah üzerine özgün yazılar içeren bir blog
Ağu 27
Pek uzun zaman oldu,yazamadım..Köydeyim ve bana en yakın adsl veri kablosu biraz uzaklarda : ) İnternete tez zaman içinde kavuştuğumda yazılara devam edicem,epey şey birikti zihinde.. Sakarya’dan Selam : ) Ağu 11
Bazı şeyleri daha iyi görebilmek için yaşça ve başça olgunluğun gerekli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.Eskiden bir masaya baktığımda en üstteki düz zemini görürken,şimdi kafamı aşağı eğmeden “4 ayağının da” olduğunu, o yere sağlam basan 4 ayak sayesinde üstteki düzlemin bu kadar düz durabildiğini anlayabiliyorum.. Tabi burdan çıkan sonuç,bilgin derecesinde bir birikime,iç huzura kavuştuğum ya da elediğim unlar sonucu duvardaki elek koleksiyonuma yeni elekler kattığım değil.. Sadece eskiye nazaran bir ilerleme.. Karakter,kişilik,tıynet,yaratılış,huy,maya..Ne dersen de işte.Benlik.. Hani günlük sohbetler arasında geçer ya; “Yok,o çocuğun karakteri daha oturmamış..” Karakterin oturması için ortalama bir yaş var mı acaba? Emin olduğum ergenlikten sonra olduğudur..Ergenlik sırasında hormonlar izin vermiyor,karakterin şöyle rahatça bi oturmasına.. Ergenlikten sonra ne zaman oturuyor bu karakter,kişilik? Kaç defa değişiklik gösterebiliyor? Gözlemledim ki,çok kere değişebiliyor.. Üniversite sırasında bunu çok daha iyi gözlemleyebildim.Üni 1′de tanıdığın sandığın kişiyi,üni 4′te tanıyamıyorsun,“kimsin sen,eski tanıdığım kişiye naptın ulan” diyebiliyorsun içinden.. Karakteri değiştiren çok etken var.Heralde en meşhuru “paradır” di mi? Parayı gördü dötü kalktı,parayı gördü bizi tanımaz oldu,klişe laflardandır.. Hımm,diğer önemli etken de “din” olsa gerek..Dinin getirdiği ve kabullendiğin, ortak ve değişmez öğeler içerisinde yoğrulan karakterlerin de benzerlik göstermesi doğal oluyor.. Başka ne var..Çevre var..Çevre adamı bozar derler ya hani..Tabi hep menfi yönde olacak değil,müspet olarak da etkiliyebilir..İyi bir çevrede insan kendine bir çok şey katabilir.. E tabi,karakter üzerindeki,hani o daha hamur olduğumuz dönemlerde bizi ilk yoğuran,ilk şekli veren de aile olmuştur.. Çok etken varmış be.. Bir de fıtrat olayı var hani..Adam mesela çok fevridir.Fıtrat der çevredekiler.Ahmet Bey,çok sinirli,ama fıtratı öyle napsın..Fıtrat olayı tam olarak böyle olmamalı zannımca.Yani sonuçta biz “Şirinler” değiliz ki..Somurtkan Şirin,Şakacı Şirin gibi bişey olamaz..Bi adam doğuştan nasıl sinirli olabilir ki? Ne biliyim,doğuştan sinirli olunca insan nası olur ki?Mesela daha 6 yaşında falan Ana-Babaya laf sokan veletler falan var mıdır? Fıtrattan kasıt,ortak insani değerler olmalı..Merhamet mesela..Diyeceksin ki o zaman,madem bu ortak duygu,Irak’ı işgal eden ve türlü insanlık ayıplarına imza atan Amerikan Askerlerinde merhamet nerede? Ona göre bir Irak’lıyı öldürmek bir merhametsizlik değil ki!Doğuştan gelen merhamet duygusu,işte bu yukarıda saydığım faktörler tarafından şekillenmiş.. Şaşırtıcıdır ama mesela Irak’ta bir sivili gözünü kırpmadan öldüren bir Amerikan Askeri,gene Irak’ta gördüğü bir sokak köpeğine merhamet edip et verebilir… Hiç Uluslar Arası Adalet Divanında,Savaş Suçluları mahkemesinde yargılanan eski komutanlara,liderlere dikkat ettin mi?Yaptığı şeylerden hiç pişmanlık duymadıklarını,ulusu,vatanı ya da her neyse,onun için yaptığını söyler.Onun için 1 milyon kişinin ölmesi gerekliydi ve öldü.Merhametsizlik değil onun için bu durum.. Garip geliyor değil mi? Ama durum böyle.. Son olarak Üstad Fuat Ergin’den bir söz; Dünya 6 Milyar Yaşında / Nazi İdeolojisi Başında… Ağu 09
Aşağıda okuyacaklarınız tamamen saçmalık..Gerçekten saçmalık.Okuduktan sonra “vay efenim,hiç bir sosyal mesaj yok,vay efenim vakit kaybı” demeyin.. Yazının gelişimi şöyle; Msn’den bir paragraf Nightologist (Ayhan) bir paragraf da ben yazdım..Ortaya bu çıktı.. ———————————— (Nightologist’in Paragrafı)Tamam yazalım yazmasına da sen konuyu bulamadıktan sonra ben ne desem boş oluyor. Şimdi girsek hayattan olur mu tabi ki olmaz. Gecenin bu saatinde hayatı irdelemek için bir miktar sigara ile zehirlenmiş olmakta gerek. Öyle miyiz. Valla ben öyle değilim. Şimdi desek ki ince mevzulardan bahsedelim. İnce mevzular da alkolsüz gitmez. Eh 3 aylardayız. Alkolsüz dedim de aklıma ne geldi. Bir de bizim rakının tesiri vardır. Bir kadehten sonra ilk soru soruluverir nolacak bu ülkenin hali diye. Şimdi onu da hiç yapamayız paragrafın konusu. Balinaların üreme hayatı ise zerre kadar umurumda olmaz. Zira kendi evim camiyi geçmiş vaziyetteyken orda hayvanların rahat rahat keyfince üremeleri sinirime dokunur. Sinirsel katsayımı arttırır. Dur ben bir sigara yakayım. Üzerine de biraz düşüneyim. Ya da en güzeli orta şekerli bir kahve kıvamında yazıp paragrafı kendi üzerime düşeni yapmış olmanın verdiği huzurla arkaya yaslanıp,ulan konuyu da Emrah düşünsün bu saatte benim kafa basmaz deyip hafifte yüzümde Nuri Alço’nun bıyık altı gülümsemesi ile paragrafın devamını bekleyeyim… (Emrah’ın Paragrafı)Boku bana attın Ayhan,ama sıkı dur..!Arka fonda Trance müzik çalarkene,bir de gecenin 01.00 olması dolayısıyla,her an hangi komşunun kapıyı çalıp “Ulan Allah’ın var mı,kıs sesini,be müslüman” demesini bekler vaziyetteyim..Nuri Alço’nun bıyık altı gülümsemesini sana hiç yakıştıramadım,beklerdim ki şuh bir kahkaha..Aaa dur lan,o da hatunlara mahsustu,o zaman senden Erol Taş’ın Kuzu’nun budunu koparırkene attığı o hayvani kahkayı rica ediyim..Konu neydi Lan?Haa konuyu ben bulacaktım di mi?Konu basit aslında;hayır balinaların üreme sistemleri değil,banane lan balinalardan..Hem doğurup doğurup evlatlarını kıyıya vurduyolar,hayvan oğlu hayvanlar,sonra Greenpeace’e iş çıkartıyolar.Konumuz şu;Fazilet Partisi Kapatılsın mı yoksa kapatılmasın mı..Aaaa dur lan,bu da değil (Nightologist’in Paragrafı)Tabi be aga. Konusuz olmak iyidir de belirsiz olmak iyi değildir. Serseri kurşun misali ortada mı döneceğiz. Bu arada şu trance müzik olayını senden hiç beklemezdim. Sen ne bileyim böyle ney müzikleri kıvamında bir insansın. Unu eleyip eleğini asmış kıvamda. Yakışırda. Tarz işte. En azından bir tarz sahibisin. Aklıma şu ünlü facebooktaki tarz sahibi tarzsızlar geldi gecenin bir körü. Normal tabi aga bir paragraf sen yaz bir paragraf ben yazayım bir yazı olsun dedin. Kafama edeyip yapalım dedik. Gece eğlenceleri de ne tuhaftır değil mi? Ulan geceye gidenlerin alayı sapan kayası kıvamında tipler. Trance müzik falan anlamazlar. Ancak içki içerler. Üzerine dansa başlarlar. Ne komiktirler. Dans ettikleri müziklerin Türkçeleri ise daha da komiktir. Bizdeki Ajdar’ın çikita muz bile daha anlamlıdır. Adam en azından muza olan aşkını bestelemiş. Komik adam ne olacak. Daha önce de nane şekeriyle olan platonik aşkını dile getirmiş,nane şekeri buna bozulmuş,ortası delinmişti. Muzla neler oldu henüz bilmiyorum. Sen trance müziğini dinleye dur da ben biraz parmaklarımı soğutayım.. (Emrah’ın Paragrafı)Sen parmakları soğut,benim parmaklara ve saçmalama yeteneğime kuvvet : ) Şimdi agacım,öncelikle bahsettiğin gibi Ajdar olayı önemli bir vakadır..Eminim ilerki tarihlerde bu olgu,Sosyolojik,psikolojik ve Ali Han’ın Ajdarı yumruklaması sebebiyle Krimimolojik anlamda da irdelenecektir.Ajdar bir haykırıştır,Ajdar bu toprağın sesidir,ama toprağın hangi katmanının sesi orasını bilemem,zannımca humuslu kısmının sesi : ) (Emrah’ın Paragrafı) Ha ne diyoduk,Gece Eğlenceleri,gece eğlenceleri pek acayiptir..Kop-kop’lar köpükler,limitli-limitsiz,kontörlü içecekler,hatunlar,playboylar,çapkınlar derkene al sana sosyal bir güruh daha..Hemen elimizin tersiyle itmemek gerek bu bünyeleri..Bu adamların bir derdi var belli ki..Bu adamlar kurtlu agacım..Para batmaktadır.Eğlenmeyi depinmek bilen insanlardır,lazer show’u görünce çölde Limonata görmüş gibi şaşıran insanlardır..Gece eğlencelerini geçelim..Bak daha süper şeyler var Ayhan..Mangal var..Önce patlıcanları diziceksen mangala,hişt,dinliyon mu sen beni?Hahh,ne dedim,önce patlıcanlar..Pofflaya poflaya pişer onlar,biberlerle domatesleri de koydun mu tamamdır..Aga yaz günü tavuk olayına dikkat ediceksin,çabuk bozuluyo..Mangalın değişmezlerini unutmamak gerek..Küçük tüp şart,çay isteyen bünyeyi isyan ettirmemek gerek.Bi de pikniğe atletle gidilir agacım,atletsiz olmaz..Top nerde top?Topsuz da olmaz!Bak şimdi mangal olayından,hoooooop nereye atlıyoruz?Devlet dairelerine,geçen gene işim düştü,postaneye gittim,havale göndericem,bi memure vardı,ben diyim ölmüş,sen de can çekişiyo,o derece bi bitkinlik var kadında.Dedim Teyzeeee,yaşıyo musun?Alooo yıl 2008 dedim..Tepki yok aga kadında..Yan gişeye yöneldim..Ordaki adam günümüz tarihine daha yakın gözüküyordu,2005lerde falan adam.Amcaaa dedim,şu havaleyi dedim,göndersek dedim.Tamam dedi,kendini zorlayarak,normalde sadece kafa sallayan türleri var bunların.Kurmalı bunlar aga,sabah 8 de kuruyorlar,3 temel komut yükleniyo belleklerine..Kafayı yukardan aşşaa salla “tamam” manasında,soldan sağa salla “hayır” manasında bi de salla başı al maaşı manasında sallamaları var ki,en sevdikleri bu olsa gerek..Neyse aga havale göndereceğim isim İlker Yağcı,bu amca yazmış İlker Dağcı..Y ile D arasındaki benzerdiği nasıl kurabildiğini düşünmem epey zamanımı aldı.İtiraz ettim.Dedim böyle böyle amca..Dedi,sen ne yazdıysan odur..Dedim öyle olsa itiraz etmem amca!Sonra Şefleri geldi..Hey What’s up maaaan?What’s the problem dedi..Dedim What a fucking day Şefim yaa! Yanlış yazdı ismi dedim..Dedi Calm Down dude,everything is gonna be okay!Ya dedim bana 60′ların tadında ingilizce şarkı okur gibi cümle kurma!Az akıllı ol,illa şarkı tadında cümle kuracaksan,“dalgalandım da duruldum,koştum ardından yoruldum” de dedim..Lan sonra bi düştüm,rüyaymış be! (Nightologist’in Paragrafı)Dur Emrahcım. Mangal dedin mangal gibi yüreğim bir anda kabardı. Mangal işi bir sanattır. Ben Akdenizliyim. Biraz ondan belkide mangalda çipura. Oy oy oy. Önce yakarsın. Az bol atarsın kömürü. Önce patlıcanlar,soğanlar,sarımsaklar,biberler ve domatesler görürler ateşi. Onlar pişinceye kadar mangalın o harlı ateşi de yatışır. Sonra balığını koyarsın o durgun ateşe. Ağır ağır pişirirsin. Zira bu olayda rakı da olacaksa işte o zaman o gece o yemek sanata dönüşür. Çoban salatanı yaparsın, semizotu salatanı yaparsın. Haydari de gelir masaya. Bir de dolaptan buzlarla rakı. Ama öyle masada beklemez rakı. Hemen bir duble koyarsın. Mangalın başına. O dumanla bir dubleni keyifle içersin. Sonra da tabi balıklar olmuş olur. Onu da yersin başlarsın bu ülkenin hali ne olacak sorusuna…. Devlet dairelerine işin düşmeyecek. İşin düşerse de tek gitmeyeceksin. Olaydan bir haber olan bir arkadaşını da alacaksın ki olası sinir krizinde gişedeki zatın kendisini öldürmeye teşebbüs ederken seni durduracak. O gişe memurlarını da anlamış değilim. Onlar sen ben yaşlarda devlet dairelerine girerler. Sonra oradaki yemekten mi havadan mı yoksa sudan mı ne bir garipleşiyorlar. Alayında telefonla konuşma hastalığı başlıyor. Bir de dedikodu. Eğer işin biraz uzunca karşı komşunun kızının evde erkek arkadaşıyla basıldığını bile öğrenebiliyorsun. Ulan ne kızmış diyorsun içinden. Sonra o kafa sallamalar başlıyor. Tabi bizde millet olarak karanlıkta kırpılan gözü anlar oluyoruz sayelerinde. Eğer şanslıysan işini çabuk halledebiliyorsun. Yok şanssız isen sıçtığın gün,evden çıkarken yolluk falan yapman gerekiyor.Ayakta uyurken rüya bile görebiliyorsun. Ama Emrahcım senin gibi adamların rüyalarına ancak devlet daireleri girer. Benim rüyalarıma ne girdiği önemli değil. (Emrah’ın Paragrafı)Anlıyorum Aga,bitirelim bence de,Ne Lan Bu?Saçmalamın dibine vurduk..Ama ünlü bir düşünürün de dediği gibi (o ben oluyorum) Saçmalamak En Özgür Olduğumuz An!!! Böyle de eğitsel bitiririm yazıyı Nigtologist: Oldu mu ki Lan? Kalibre:Oldu oldu Ağu 06
Öğrenci evimizin olduğu muhitte bu şehir halkının pek sevmediği kişiler oturuyor.Sevmeme sebeplerini geçmişte yaşadıklarına dayandırıyorlar ve onları “POŞA” olarak adlandırıyorlar. Fakirler,hem de çok fakir.Ekonomik durumla suç arasındaki ilişkiyi kriminoloji bilimi defalarca kanıtlamıştır ve bu durum bu insanlarda da tecelli ediyor. Çocuklarını görüyorum kış günü palto yok,ayakta ayakkabı yok,varsa da delik,delik-deşik..Çocuklarda hep bir ürkeklik,güvensizlik.. Adını soruyorum,adını söylemeye çekiniyor. Evlerini görüyorum,pencereler naylonla kapatılmış,kerpiçten,tuvaletler dışarıda.Yani Türkiyemde sıklıkla görülen manzaralar.. Arkadaşlarla bir muhabbet esnasında bu konuyu konuştuk.Ve nihai karar; hayata nasıl geldiğimiz bir piyango.İşin garibi piyango biletini biz almamışız.Her şey bizim dışımızda gelişmiş,biz sadece doktorun popomuza attığı şaplağa bir ağlama sesiyle cevap verip “merhaba dünya” demişiz.. Düşünüyorum,ben de o insanın yerinde olabilirdim,ben de o kerpiç evde dünyaya gelebilirdim..Bakkala gidiyorum poşa çocukları alışverişe geliyor,elinde 0,25 ytl bakkala soruyor “abi bu paraya ne olur?” bakkal sinirli,al şunlardan işte diyor.Çocuğa potansiyel hırsız gözüyle bakıp,hareketlerini takip ediyor,aman bir şey çalmasın diye..Bakkal da haklı kendince.. O çocuğun o şartlar altındaki eğitimini düşünsene,kendine olan güvenini kazanması bile yıllar ve yıllar sürer.Kendinden düşün,cebinde para az olsun ya da hiç olmasın,rahatsız hissediyor insan kendini,bi eksiklik,belki de bu kapitalist dünyada ki en önemli eksikliklerden.. Ben o evde doğmuş olabilirdim.. Bir de şöyle bir durum var.Hani bu sene muhabbetine ÖSS’ye girmiştim ya,4 yıllık barajını geçtim diye,BİLKENT ÜNİVERSİTESi bi posta yollamış.İçinde üniversiteyi tanıtan bir CD,tanıtım broşürleri falan var.. O tanıtım CD’sini film niyetine izledim.O ne güzel bina,imkanlar falan süper,e kendi fakülteme bakıyorum,kıyas bile etmem..Hah işte burda da “paran varsa dünya sana güzel” önermesi devreye giriyor.. Yıllık 15000 YTL eğitim ücreti …Sağlam Para.YIllık geliri 15000 YTL olmayan milyonlarca insan var bu ülkede..Bu açıdan bakınca da insan kendini şanssız hissediyor..Yani doğuyorsun ve baban zengin : )) Maddi sıkıntın yok.Diyebilirsin ki maddi durum her şey mi?Her şey değil ama çok şey dostum : ) Para en az oksijen kadar gerekli! En sonunda asıl zenginlikle yazıyı bağlıyım.. Bundan 2-3 sene evvel bir lokantaya yemeğe gitmiştik ana-babamla.İşyerinin sahibi,babamın bir ahbabıymış.Sohbet ediyorlardı,ben de oradaydım.Adamın sağlık sorunları vardı.Tüm sohbeti değil ama can alıcı cümlesini aktarıcam adamın
Yeterince açık bir cümle… Allah sağlık versin hepimize : ) |
Son Yorumlar