| |
Oca 30
Çanakkaleliler bilirler donanma çay bahçesinde çay ve simit keyfinin tadını, hele de okuldan veyahut da dershaneden kaçıpp da gidilince ne de güzel olur. Baktıkça sizi rahatlatır o masmavi boğaz, sizi içine çeker, siz de onun kokusunu onun tüm nefesini içinize çekersiniz. “oh dünya varmış gerçekten de” dedirtir size. Evet, dünya vardır, vardır ama önemli olan onu yaşayabilmektir, onu tatmak tüm zevklerinden haz almak gereklidir. Çevremizde olup bitene bir çocuk gözüyle bakmak gereklidir. Sadece görüneni değildir görmek, bazen ötesini görmek gerekir. Bir çocuk gibi şaşırmak gerekir baktıkça, yeni şeyler öğrenmek gerekir.
Ocak ayında neredeyse yazdan kalma günlerin yaşandığı bu küçük kalemizde turladım biraz. Deniz kenarında, kordon boyunda dolaştım, martılara su birikintilerine tekrar baktım. İnsanları tekrar inceledim, gözlemledim.
“Hayat zor, dediğimde; “Hayır, hayat zor değil, zor olan insanlar? diyerek beni düzelten arkadaşıma ve onun cümlesinin son virgülüne kadar inanıyorum. İnsanlar gerçekten de çok zor, fakat her şeye rağmen yaşamak da güzel be kardeşim. Sevmek sevilmek ve aşk çok güzel be kardeşim…
İşte size donanmadan ve kordonumuzdan birkaç fotoğraf, yılın fotoğrafları, ödül aldı bunlar, işte o anlar…
Oca 26
112 günlük macera bitti,dönüş yolundan bahsedeyim.Ercan’la beraber Estonya’dan Letonya’ya gitmek için otobüs bileti satın aldık.Estonya’dan Türkiye’ye uçakla gitmek biraz tuzlu.Riga’dan geçmek daha makul.Otobüs biletine yaklaşık 35 lira bayıldık..
Otobüs sistemi bize göre değil agacım.Ne muavin var ne ikram.Bas gaza aşkım bas gaza,kim tutar seni bas gaza modunda,şoför 5 saatte Tallinn’den Riga’ya götürdü bizi,mola da yoktu..
Riga Havaalanına sabah saat 6 da vardık.Türkiye uçağı saat 11:40 taydı..Diğer Türk arkadaşlar,şu fazla bagaj yükü konusunda çok gözümüzü korkuttu.Cepte para da yok,tırstık..Check-in’deki tartılar boştu,tartalım dedik bavulları benim bavul 23 kilo geldi,3 kilo fazla..Havaalanında kuytu bi köşe bulup Ercan’la fazla eşyaları ayırmaya başladık.Tam bi rezillik,Yaklaşık 8 don ve 4 atlet attıktan sonra,kiloyu 19,8′e indirmeyi başardım.Ercan pantolon falan da attı.Don ve atletleri bi çöp kutusuna yığdık.Kapağı kapanmıyodu,sağdan soldan don fışkırıyodu çöp kutusundan..Güvenlik kamerasına falan yakalandık heralde,yarım saat sonra tıbbi atık müdahele ekibi gelip donları ve atletleri alıp gittiler..
Havaalanında yaşadığım bir dumur vardı..Bi tane sakallı,böyle rüyana girse “amca sayısal sonuçları ne olur” diyebileceğin tipte birisine “Selamın Aleyküm” dedim,gülümsedi,yüz vermedi..Sonra oturdu bi kitap açtı,bişiler okudu.Tevrat’tan ayetler okuyormuş meğerse,musevi çıktı adam..Ha demek neymiş,her sakallı hakkatten hacı değilmiş lan..11:40 a kadar oyalandık bi şekilde.Çay toptancısı bi letonla muhabbet ettik falan..Bavulda kaybolur diye öğrenim anlaşmalarını laptop çantasına koymuştum.Bu sefer laptopu uçakta unuttum.Tam mallık beyav..Türkiyeye geldik,bavulları alırkene hoparlörden bi anons bangır bangır “Emrah Kalibre,Emrah Kalibre” lütfen danışmaya..Kafada binbir türlü soru gezdi..Lan kesin bavullardaki vermidonları “extacy,captagon” falan sandılar,aaazıma mıçacaklar,polisler oradıkça çökecek bana..Meğer bi arkadaş karşılamaya gelmiş,o anons ettirmiş..Laptopu da kayıp bürosuna giderekten buldum..Burdan Air Baltic’in çalışanına hörmetler ederim,hemen getirdi..Metroyla Esenler Otogarına geçmem gerekiyordu..1,3 lira jeton.2 lira verdiğimi sandım.Adam “Bunun bitanesi eyrooo yiğenim” dedi,kendimi Avrupadan gelmiş,görgüsüz öküz hissettim..Ezile büzüle,kusura bakmayın dedim..Hiç param da yoktu,bi polis memuruna “abü ben size bu 2 euroyu versem,siz bana 1 lira verseniz,hiç param yok dedim.Gerek yok,al dedi,yardımsever türk polisine de teşekkür ederim : ))
Esenler otogara geçtim.Uçar adımlarla bi büfeye girdim ve şöyle dedim “hey adamım bana ordan Kırmızı Kısa 2000 verir misin” “Al adamım dedi” ve ciğerlerin 112 günlük Kısa 2000 hasretini dindirdim..Saat 5 arabasına Adapazarına Akyazı’ya bilet aldım ve saat akşam 9 gibin köydeydim..Şükrettim Allah’ıma ve halan ediyorum,Allahım şükürler olsun ki Türkiyede yaşıyorum..Keşmekeşine,düzensizliklerine ve çilesine rağmen,ille de Türkiye be aga,ille de Türkiye..
Allah vatanı milletsiz,milleti vatansız bırakmasın,kültürümüzü korusun..
Son olarak,yemeklerin gözüne vuruyorum..Kara lahana yemeğini bayılana kadar yemekteyim : )
Herkese selamlar,ayrıca,yorum yazanlar var “çok tatlı,çok şirinsin” diye,alakası yok,acayip kılımdır,tersimdir,tanısan illet edersin..
Son olarak 2: Bugün köyde bi muhabbet esnasında 82 yaşındaki Osman Amca’dan bi atasözü öğrendim,pek bi hoş; “Sen hot,ben hot,kim bu ata verecek ot” (Not,”hot’u sıcak anlamında anlayanlar varsa kendilerine Sibirya’dan paket tatil turu hediye edicem,rejiye telinizi verin,biz size ivedilikle geri dönücez.)
Etiketler: estonya, havaalanı, letonya, metro, riga
Oca 21
2 gün sonra,yani 22 Ocak 2009 itibari ile Erasmus maceramız sona eriyor,biz buraya üniversitemizin yurt dışına gönderdiği ilk öğrenciler olarak geldik ve bi hayli sıkıntı çektik..İstedim ki Erasmus’u aklından geçirenler,niyeti olanlar,aynı sıkıntıları yaşamasın..
- Ulusal Ajansın size vereceği para ASLA YETMEZ bunu unutmayın..Programa katılmadan evvel,gerekirse Türkiyede yediğiniz öğün sayısını 1′e indirin,para biriktirin ve öyle gidin yurt dışına..Sonra benim gibi,ulan daha çok yer gezicektim ama para yok gibi serzenişlere gark olursunuz..
- İlk aylarda mümkün olduğunca tutumlu olun,paranızı son aya saklayın..Amaaaaan sabahlar olmasın modunda partilere alemlere dalıp parayı çar-çur etmeyin..Tuzum kuru diyorsan o ayrı tabi,orta-direkler için yazıyorum bunları..Yemeği dışarda yemeyin,malzeme alın mutfakta halledin.Ota-boka atlamayın,aaaa PSP3 çok ucuz lan burda diyip aldanmayın,gurbet ellerde kimse yardım etmez,çöllere düşmüş kavruk mecnun gibi kalırsınız..
- Learning Agreement‘ı yani,öğrenim anlaşmasını sağlam yapın.Tr’ye dönünce sürpriz olmasın size..Dersleri seçmeden evvel,gideceğiniz okuldaki elemanlara hocaları sorun,hangisi kolay,hangisi zor hoca öğrenin..
- Erasmus’ta partilerin sonu yoktur..Her Allah’ın günü parti vardır,hepsine katılmak zorunda değilsiniz,kendinizi harap etmeyin,iliğiniz sömürülür haberiniz olmaz..
- Gideceğiniz ülkenin dilinde bi kaç kelime öğrenin,sempatik görünürsünüz,alışverişlerde falan kolaylık sağlar..
- İyi arkadaşlıklar edinin,sanmayın ki “amaaaaaan bi daha ne zaman görücem” diye..Dünya küçük,günün birinde denk gelirsiniz,hiç belli olmaz..
- Avrupalılardaki Türklere karşı ön yargıya hazır olun..İlla ki sözde Ermeni soykırımından,Kıbrıs Sorununundan ve güya Kürtleri ezdiğimizden bahsedeceklerdir,sinirlenerek değil,akıllıca cevap verin..Bu konularla ilgili yeterli bilginiz yoksa,gitmeden evvel oturun,okuyun..Bir soru sorulduğunda göt gibi kalmayın,yüzeysel de olsa verecek bir cevabınız olsun..Unutma ki Erasmus’ta ülkeni temsil ediyorsun,o insanların gözünde Türklere dair hoş bir intiba bırakmalı,yediğin ekmeğin hakkını vermelisin..
- İngilizceyi geliştirmek için,diğer Erasmus öğrencileriyle dialoglar pek işe yaramayabilir..Sanma ki onlar şakır şakır ingilizce konuşuyor.Bu yüzden dersleri iyi takip edin..İster istemez,ödevler sebebiyle,araştırmak zorunda kalacaksın ve birşeyler öğreneceksin..
- Kalacağınız yeri önceden kesin olarak ayarlayın,ücretleri zamanında ödeyin,bir de faiz derdine düşmeyin..
- Gideceğiniz yer hakkında iyi bilgi edinin.Kıyafet seçimini iyi yapın,20kg bavul ve el bagajı hakkınız var..Onu da giyerim,bunu da giyerim diye abuk-subuk şeyler almayın,en lazım olanları alın,fazla para ödemeyin bi de bagaja..
- Uçak biletlerinizi önceden alın,fiyat çok fark ediyor,buna dikkat edin,keriz gibi son hafta alıp 2 kat para ödemeyin,az akıllı olun..
- Bu hayatınız boyunca büyük bir tecrübe olucak,farkına varın bunun,tadını çıkarın,faydalanın,anları fotoğraflayın..
- Eğer Kuzey Avrupa ülkelerine gidiyorsanız (Misal ben Estonyadayım) insanlarla iletişiminiz biraz zor olabilir,çekingen insanlar,ama çok sakindirler,bu sakinlik dinginlik,bizim gibi kanı deli akan bir milleti bazen deli ediyor,her şey çok fazla düzenli : )
Tadını çıkarın arkadaşlar..Avrupada zaman geçirdikçe,Türkiye’nin değerini emin olun daha iyi anlayacaksınız.Daha objektif bir karşılaşma yapabileceksiniz..Halkımızdaki insancıllığı,samimiyeti göreceksiniz..
Bir kere daha şükrediyorum ki; Türk’üm,vatanım yurtların en güzeli Türkiye : )
Etiketler: erasmus rehberi, estonya, learning agreement, parti
Oca 18
uykumun bin parça olup ,
namına gözümde bir damlası bile kalmamış gecelerden biri..
sebebi ayân ,
başı hayal ,
sonu meçhul hallerden biri..
gözlerim kapalı bulutlu ,
gök koyu mavi..
bir ateş ,
eskilerden ..
yağar yağmur niyetine ,
yağar cennet gözlerinden ..
yakar ,
yakar ,
yakar ..
ve hep korunmasız yakalanan bir ten ..
kaçamaz sağanak ateşlerden..
arar bir sığınak ,
saçak altları hep dolu ,
hep uzak..
düşlerimin bin parça olup ,
namına rüyalarımda tek kırıntısı bile kalmamış gecelerden biri..
ne başı belli ne sonu şarkılar gibi..
aşk yarım , sevda yarım , kelimeler eksik
ruh donuk , bakışlar soğuk , hisler ölü..
giden serap ,
kalan harap..
gelen yolda
yolda olsa
olsa bir seda
seda yankılansa
yankılansa ruhumda
ruhumda kanamasa
kanamasa yaram
yaram sarsa
sarsa sarılsa
sarılsa bırakmasa
bırakmasan..
Not: Bu şiir bana ait değil,Sonnur Özgül’e aittir,teşekkürler Sonnur,sıçar gibi yazmadığın için..
Etiketler: 1 gece aşk üyelik, aşk bir gece, aşkbirgce, ateş, bir gece.ask, birgeceaşk, gece, http://www.birgeceask.com, saçak, uyku, www.birgeceask.com, yara
|
|
Son Yorumlar