Baba Olmaktan Tırsıyorum

2
304

2 gün evvel Peder Bey’le ilk kez biraz atıştım..Haklı mıydım,peder bey mi haklıydı bilmiyorum..Sonra düşündüm,ben haklıysam bile durum babam için nasıldı,ne hissetmiştir o an?

Sanırım şöyle hissetmiştir..Yıllarca emek verdiğin,üzerine titrediğin,canım dediğin,senin parçan,sana karşı çıkıyor,tamam haklı belki de çocuk, ama koymuştur adama..

Tırsıyorum,açık söyliyim,baba olmaktan tırsıyorum.Biliyorum,çocuğumu eğitmek,onu ahlaklı yetiştirmek benim elimde ama çevrende şöyle vakalar görmedin mi hiç,anne-baba evliya gibi insanlardır,ama çocukları canavar gibidir.Demek bi yerden sonra senin elinde olamıyor..Çevre faktörü devreye giriyor.

Mesela 18 yaşına kadar yanında evladın,kazandı üniversiteyi ve bambaşka bir ortama gitti,ne kadar müdahele edebilirsin artık?Ne yaptığından ne kadar haberdar olabilirsin.Çevre faktörü pek bi mühim.Şey filmini hatırlar mısın,Yeşil Çam filmi hani,“Oğlum Osman”.. Başlarda Osman,molla gibi çocuktu,sonradan Motherfucker bi tip oldu çıktı,gerçi filmin sonunda gene eski haline döndü..

Bi şey daha fark ettim,biz Türkler,yurt dışına çıkınca coşuyoruz abicim,tıpkı Oğlum Osman’daki gibi..Kendimizi kaybediyoruz,öz değerlerden birer birer kopuyoruz..

2000 yılında bi okul gezisiyle Yunanistan’a gitmiştik..Meğer herkes sınırı geçmeyi bekliyomuş be agacım..Vallahi o grupta olanlardan biri bu yazıyı okursa hiç bozulmasın!Sınır bi geçildi,durum aynen şöyle “alkolll,alkol verin lan bana,karııı,karı görücemm,karı getirin banaaa” O ne pis bi olaydı be!

Grupta bi hayvan,yunan kızıyla keçileri bağlamıştı bile,hayvan herif!Uluslararası skandal çıkarıcaktı!

E şimdi gel de tırsma,benim evladım,ilerde bana karşı asi olucak,kötü bi söz söyliycek,içim yanar be..

Eskişehir’de rahmetli dayımla beraber,il müftüsünü ziyarete gitmiştik makam odasına..Koyu sohbete başladı dayım ve müftü bey,eskilerden konuştular,sonra da dini konular.Yarım saat sonra,beyaz saçlı ihtiyar,iyi giyimli biri girdi içeri,izin istedi,oturdu.

Müftü beyle,evlat yetiştirme üzerinde konuştular,evlatlarına karşı dini vecibelerini yerine getiremediğinden dert yanıyordu,ve mesuliyetinin tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyordu..Ağladı adam.Selam verdi çıktı,müftü beye sordu dayım,kim bu beyfendi,ahbabınız mı?Arada sohbete gelir kendisi.Kendisi pek ünlü biriymiş meğer,buradan afişe etmemin manası yok,ama şöyle diyim,Türkiyenin en büyük Bisküvi-Çikolata şirketlerinden birinin sahibi,bilindik bi markanın..

Bunu da görünce tırsmalarım iyiden iyiye arttı.Adamın serveti dillere destan,ama derdi bambaşka..

Ne diyim,sen Hayırlı Evlat ver Ya Rab!

2 YORUMLAR

  1. hakan günday’ın azil kitabında şöyle bi cümle vardi: ”insanlığın bin bir çabayla 2000 yılda oluşturduğu asgari ahlak 50 yılda televizyon tarafından çiğnenmiş, 10 yılda da internet tarafından yutulmuştu.” televizyon ve internet anne babadan daha çok şey veriyo çocuğa. ne yapabilirsin ki!!

CEVAPLA

İnsan mısın? *