İlmi Siyaset

2
4405

Doğrucu Davut diye bir tabir vardır,ha bi de Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar mevzusu..Sanır mısın ki?Bu kovma sebebi,doğruyu sevmememizden falan?Alakası yok..Sebebi basit..3-D kuralına uymamak.3-D kuralı nedir dersen,3-D kuralı şudur,eğer bir şey söyleceksen Doğru Yer,Doğru Zaman ve Doğru Kişiyi kolla.Kolla ki 9 köy gezme,diyar diyar gezerkene yollarda harap olma..10uncu köyden medet umma..Bilgin çok olabilir ama önemli olan bilgiyi iyi satabilmek..Ahan da bu olayla ilgili bir hikaye var..Ama öyle hikayeden bir hikaye değil,baya baya hikaye(Ulan baya baya hikaye ne demekse???)

Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kiiiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış.

Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu hocanın ismini duymuş. Onun ilminden faydalanmak, ondan ders alabilmek için köyünü terk etmis. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış.

‘Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin’ demiş. Hoca ‘İlmi diyanet mi, yoksa ilmi siyaset mi öğrenmek istersin’ diye sormuş. Genç köylü. ‘Bana ilmi diyanet öğretin hocam’ demiş. Eğitim başlamış…

Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmis, pişmiş. Hocası ‘Artık tamamsın, Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin’ diye sormusş Köylü, ‘Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum’ demiş.

Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış.Diyanet konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın vaazlarını dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına inanamamiş. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, hocanın söylediği yanlış uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.

‘Söylediklerinin hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. İnsanları kandırıyorsun’ . İşte bu sözler üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. Itibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak için hoca cemaate dönüp bağırmış;

‘Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. Allaha inanmayan, camiye hakaret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dişarı’ demiş…

Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş.

Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermis. Meshur hocaya geri gidip ‘ilmi siyaset’ ögrenmek gerektigine inanmis. Yeniden yollara düsmüs. Meşhur hocaya ulaşmış. ‘Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi istiyorum’ demiş.

Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının  elini öpüp köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Ayni hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış.

İlmi diyanet’ten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış olan  genç köylü, cemaat içinde ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemaate seslenmiş:

‘Ey cemaat. Bu Hoca efendi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne mübarek bir hocadır.Diyarı İslamı gezseniz böyle mübarek bir adam bulamazsınız. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç süphe yoktur ki cennetin kapısını aralaya…. ‘

İşte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne çullanmıs. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin ne kadar güçlü bir silah oldugunu anlamış….

Ahanda hikaye böyle işte..İlmi siyaseti bileceksin ki,doğru bildiklerini doğru bir biçimde etrafındakilere aktarabilesin..

Sürçü lisanlarım,kaçacak yer arar..

2 YORUMLAR

  1. arkadaşlar bu hikaler çarpıtılmış şeklini yazmışsınız.
    bu vb.hikayeler yahudi oyunundan ibarettir.
    hikayenin asıl karakterleri cami imamı değil yahudilerin hahamıdır.öğrencide hahamlık öğrenmek isteyen hahamlık okulu öğrencisidir.Düşünün birkere bizim dinimiz yalan söyleyen hocayı mubarek bir insan yalanlarınıda doğru kabul edermi mantıklı bir düşünce ile bunu düşünürseniz.Bu hikayeninde aslında YAHUDİ uydurması olduğunu kendi hahamlarının hatasını yüzyıllardır bi ad altında müslümanlara yamadıklarını ASLA UNUTMAYINIZ.NOT: İLMİ SİYASET diye internetten aradığınızda bu yazdıklarımı teyit edecek birçok açıklamaları göreceksiniz.Saygı ve Selamlarımla.

  2. hafız yine güzel bi yazı yine takdir ettim 🙂
    yalnız bu sefer birşeye değinmek istiyorum 🙂
    kelimeleri dil bilgisinden geçir 🙂

CEVAPLA

İnsan mısın? *