Siyaset Teorisine Giriş

2
420
Atilla Yayla

Profesör Doktor Atilla Yayla Hocamın “Siyaset Teorisine Giriş” adlı kitabını,alıntılar yaparak tanıtmaya çalışıcam..

Siyaset bilimi literatüründe an çok atıf yapılan 2 siyaset tanımı var. H. Laswell’e ait bu tanımlar ;

..kimin,nerede,ne zaman,ne elde edeceğinin otorite yoluyla belirlenmesi veya kaynakların,değerlerin otorite yoluyla dağıtımı..

Liberalizm Siyasi Bir Teori mi Yoksa İktisadi mi?

Tarihi gelişim şemasına bakıldığında,genellikle sanıldığının tersine, liberalizmin siyasi bir doktrin olarak bireyi komünitelere karşı güçlendirmek ve egemenin bireyler ve birey grupları üzerindeki iktidarını sınırlamak iddiasıyla doğduğu görülmekte.

Liberalizmi iktisat ağırlıklı bir bakış açısıyla kavrarsak, liberalizmin özgür bireylerin serbest iradelerine dayanan ekonomik faaliyetlerinin sonucu olarak ortaya çıkan serbest piyasa ekonomisini savunan teori olduğunu görürüz.Burada bireylerin sırf kişisel çıkar arayışıyla hareket eden egoist varlıklar mı yoksa kişisel çıkar arayışının dışına taşan alturistik eylemler de yapan varlıklar mı olduğu ikinci derece önemlidir.Ayrıca liberalizm herhangi bir piyasayı değil, özgür bireylerin özel mülkiyet esasına dayanan ekonomik işlemlerinin sonucu olan piyasayı savunur.

İslam ve Demokrasi ZIT KUTUPLAR MI?

İslam’ın demokrasi ile bağdaşmadığı ve bağdaşamayacağı sık sık dile getirilmektedir.Bu görüşe sahip olanlar hem müslüman hem de müslüman olmayan entellüktüeller arasından çıkmaktadır.

Batılı yazarlardan Kramer’e göre ;

Demokrasinin esas aldığı hukuk yasama organı tarafından yapılan hukuktur,oysa İslam’ın esas aldığı hukuk vahyedilmiştir.Vahyedilmiş hukuk yani şeriat, tamamlanmış mükemmel bir hukuktur, kısmi yorumlara tabi tutulabilirse de,sonsuz derecede esnek değildir.İslam’ın özünde eşitsizlik vardır.İlk eşitsizlik müslüman olanlarla olmayanlar arasındaki eşitsizliktir,bunun sonucu olarak müslüman olmayanlar aşağı görülür.İkinci eşitsizlik kadın-erkek eşitsizliğidir.

Bernard Lewis ise ;

Müslümanların ağırlıkta olduğu topraklarda işleyen bir demokrasi görme imkanı yoktur.İslam Konferansının 53 üyesinden sadece Türkiye’nin demokratik bir rejime sahip olduğu söylenebilir.Tüm İslam Tarihi boyunca İslam Ülkelerinde en çok görülen siyasi yönetim biçimi “otokrasi” olmuş ve ilginç bir şekilde otokrasiler gerileyeceğine egemenliklerini daha da pekiştirmiştir.

Suruş’a göre, gerçek bir mümin olabilmek için hür olmak şarttır.Zorlama altında edinilen iman sahih bir iman olmaz.Bu sebeple İslam ile demokrasideki özgürlükler örtüşür.

Suruş’a göre sekülerizm ,dinin rakibi veya düşmanı değil tamamlayıcısıdır.Sekülerizmin anlamı, şeylere bilimsel  olarak bakmak ve davranmaktır.

Kitapta bu örneklerden başka

  • Siyasi Partiler ve Siyasi Sistem
  • Bireyler Gruplar ve Demokratik Siyaset
  • Siyasi Yönetimin Sınırları
  • Anayasa, Anayasacılık ve Anayasal Yönetim
  • İslam ve Demokrasi
  • Demokrasi ve Sosyalizm

Başlıklarını bulabilirsin. Kesinlikle okumaya değer ve ufuk çizgisinin sınırlarını genişleten bir kitap.


2 YORUMLAR

  1. ” ilginç bir şekilde otokrasiler gerileyeceğine egemenliklerini daha da pekiştirmiştir.” Bu cümleyi anlamadım.Yani otokrasiyle yönetilen ülke sayısı mı artmış,ki bu değildir,yoksa otokrasiyle yönetilen ülkeler garip bir şekilde demokrasiyle (ya da başka bir yönetim şekli) yönetilen ülkelere nazaran daha başarılı bile olmuşlar mı? Lewis sadece Osmanlı ya bakarak mı böyle bir tespitte bulunmuş.Bütün ülkeleri baz aldıysa neden bu egemenliği yakın zamanda sadece Osmanlı da gördük? Lewis hala yaşıyor mu,yaşıyorsa açıklama yapsın lütfen,yoksa uyuyamiycim. Kramer e katılıyor musun?

  2. bu kitabı okumalıyım. özellikle islam ve demaokrasi başlığındaki yorumlar çok ilginç. daha önce islamın demokrasi ile örtüşüp örtüşmediğini düşünmedim.
    daha okumam gereken çook kitap var… hangi birinden başlasam bilmiorum ki!

CEVAPLA

İnsan mısın? *