Faydacılık William James

0
1289
william james

William James’in kim, neci olduğunu netten araştırırsın diye biyografisini değil, Faydacılık adlı eserini anlatmaya çalışıcam..

William James,  Faydacılığı kitabında şu anektodla anlatmış ;

Bir kaç yıl önce dağlarda kamp yaparken , tek başıma çıktığım bir yürüyüşten döndüğümde herkesi çok çekişmeli bir metafizik tartışma içinde bulmuştum .Tartışmanın konusu bir sincaptı.Ağacın gövdesine tutunmuş bir sincap ve ağacın diğer tarafında da bir insan olduğu farz ediliyordu.İnsan hızla ağacın etrafında dolanarak sincabı yakalamayı çalışıyordu. Fakat ne kadar hızlı olursa olsun, sincap ağacın etrafında insanın tersi  istikamette hareket ederek kaçmayı başarıyordu. Farz edilen bu örnek sonucunda şu metafizik soru soruluyordu ; “İnsan sincabın etrafında dolanmakta mıdır, yoksa dolanmamakta mıdır?” İnsanın ağacın etrafında dolandığı bir gerçektir ve sincap da ağacın üzerindedir ; peki sincabın etrafında da dolanmakta mıdır? Sert çıkışların yapıldığı bu tartışma giderek bayağılaşmıştı. Herkes tarafını belirlemiş ve bulunduğu noktadan bir adım geri atmıyordu. Sayıca da birbirlerine üstünlük kuramıyorlardı. Ben yürüyüşten döndüğümde, her iki taraf ta beni yanlarında görmek ve böylelikle de üstünlük kurmak istiyordu. Tıpkı eski özdeyişte olduğu gibi bir çelişki ile karşı karşıya kaldığınızda bir seçim yapmak zorundasınızdır. Seçimi şu doğrultu da yaptım : “Hangi tarafın haklı olduğu pratik anlamda etrafında dolanmaktan neyi anladığınıza bağlıdır.” Etrafında dolanmaktan kastınız kuzeyden doğuya, doğudan güneye  ve güneyden batıya olmak üzere dönmek ise, insan kuşkusuz sincabın etrafında dolanmaktadır.Fakat etrafında dolanmaktan, insanın önce sincabın karşısında, sonra sağında, sonra da sırasıyla arkasında ve solunda yer almasını anlıyorsanız ; insanın sincabın etrafında dolandığını söyleyemeyiz.Çünkü sincap karşı hamleleri sonucunda yüzünü her zaman için insana dönük olarak tutmaktadır.Bu nedenle etrafında dolanmaktan neyin anlaşıldığı doğrultusunda her iki tarafın da hem haklı hem haksız olduğu düşünülebilir.Sizlere bu anektodu aktardım, çünkü bunun faydacı yöntem üzerine çok açıklayıcı bir örnek olduğunu düşünüyorum.Faydacı yöntem, aksi takdirde içinden çıkılamayacak boyutlara ulaşan metafizik tartışmalara çözüm getirmeyi amaçlayan bir yöntemdir.

Dünya tek midir yoksa bir çok mudur- maddi midir yoksa ruhani midir?- yazgısı belli midir yoksa özgür müdür? Bunlar hiçbir  zaman son bulmayan tartışamalar olagelmiştir. Faydacı yöntem, bu tür konularda, her bir tartışmaya onların kendine özgü pratik sonuçlarından yola çıkarak çözüm getirmeyi amaçlar.

Bu tür tartışmalarda şu veya bu çözümün doğruluğu yaşamlarımızda pratik anlamda neyi değiştirecektir? Eğer pratik anlamda hiçbir farklılık olmayacaksa tartışma anlamını yitirecektir.Herhangi bir çözümün doğru olduğunu söyleyebilmeniz için aralarındaki pratik farklılıkları ortaya koymamız gerekir.

Faydacılığın Din İlişkisi

Kitapta kader hakkında William abimin güzel bir tespiti var, diyor ki ;

“Bugüne kadar yaşanan olguların Tanrının ellerinde şekillenmiş olması ya da fizik yasaları uyarınca atomların amaçsız hareketlerinden oluşması neyi değiştirecektir? Geçmiş olgular söz konusu olduğunda hiçbir şey değişmeyecektir. Olgular yaşanmıştır ve onları yaratan ister atomlar ister Tanrı olsun, sağladıkları faydalar karşımızdadır.Asıl olarak ister Tanrı, ister madde olarak adlanldırdığımız varlığın gizemi,gücü ve sınırsız enerjisine bakılmalıdır.

Tanrı inancının, insana neler katabileceği hakkında da şunu söylemiş ;

“Son sözü Tanrının söyleyeceği bir dünya yanıp kül olabilir ya da donup kalabilir, ama Tanrının eski idealleri hiçbir zaman unutmayacağını düşünerek onları meyve verecekleri başka yerlere taşıyacağından şüphe duymayız. Bu yüzden trajedi yalnızca görüntüsel ve kısmidir. Mutlak son ise bambaşkadır. Bu ölümsüz ahlaki düzen fikri kalplerimizin derinliklerinde yatan ihtiyaçlara cevap verir.Dante ve Wordsworth gibi şairler, şiirlerindeki olağanüstü rahatlatıcı ve umut verici havayı böyle bir düzene samimiyetle inanmalarına borçludur.

William James’in faydacılığı anlaşılması zor gibi duruyor. Olayların kendi işleyişine özgün değerlendirmeleri olmalı ve bu değerlendirmelerin sonuçlarının pratikte bir faydası olmalı.Mutlak doğru yok, her durum kendi doğrusunu doğuruyor gibi.Kitap Yeryüzü yayınlarından çıkmış,okumaya değer.

CEVAPLA

İnsan mısın? *