Ben Küçükken Çok Ufakmışım…?

3
439

Bu bayram köyüme gittim.Salonda soba yanıyordu.Sobanın sizin üzerinizde ne gibi bir geçmişe döndürme etkisi var bilmiyorum,ama bende oldu..Dışarısı soğuktu,sandalye çektim sobanın yanına,oturdum ve bacaklarımı yanmayacağı mesafeye kadar sobaya yaklaştırdım,sobanın ısısı bünyede garip tepkimelere neden oldu..Bilmiyorum ama bu soba farklı bir şey,kalorifer gibi değil,ufo gibi hiç değil,daha bi güzel,ısısı farklı bir ısı,ana kucağı mı desem baba ocağı mı?Abarttım mı?

Sobanın ısısıyla yavaş yavaş gevşerkene,aklıma ifakkene,sobanın benim için bir oyun aleti olduğu aklıma geldi,siz de şunu yapar mıydınız mesela?Soba harıl harıl yanarken,sobanın üstüne ifak ifak tükürük tanecikleri yollardım ve “casss,cossss,” gibi çeşitli efektlerle o tükürük tanelerinin kayboluşunu hayranlıkla izlerdim..(Iygghhh çok iğrenç demeyin,yapan vardır eminim,hem ifaktım)Sonra aklıma,kibritin ucundaki yanıcı maddeleri ufalayıp sobanın üstüne attıktan sonra “pıtı pıtı pıtırtt” diye yanmasını izlediğim geldi.

Gecenin 2sinde 3ünde ablam abimle soba üzerinde (benim muhtemelen bi kaç saat önce tükürdüğüm soba üzerinde) ekmek kızarttığımız aklıma geldi..Sonra sobanın değişmez aksesuarı olan “güğüm” aklıma geldi..Ya bu güğüm kimin buluşudur,bu ne yaman bir buluştur,çay mı demliyceksin,su hazır,bulaşığa su hazır,çamaşıra hazır,odayı nemlendirir falan..Sonra sobanın diğer tamamlayıcısı olan şey geldi aklıma,hani soba borusuna monte edilen çamaşır askıları vardı,hemencecik kururdu çamaşırlar,yalnız bazen is koktuğu da oluyordu çamaşırların…

Daha sonra sobanın sevmediğim yanı olan külleri boşaltma faslı geldi aklıma,ama buruk bişi hissetmedim,güzelmiş o günler…

Soba üzerinden felsefe yapmak istemiyorum ama şöyle bir durum vardı,evin her odasında soba yoktu,soba yanan yer cehennem gibi olur,diğer odalar,tuvalet,banyo çok soğuk olurdu..Yani bi tuvalete girdiğinde,vücut uzuvlarının muhtelif tarafları donardı ve koşa koşa soba yanan odaya giderdin,yani sıcağın değerini soğuktan dolayı biliyordun,zıttıyla seviyordun sıcağı..Üşüyen elleri sobanın üzerine getirerek ısıtmaktan haz alırdın..Şimdiyse kalorifer peteğinde geçen günler var..Yani ne biliyim,kalorifer peteğinin bir kültürü yok,oysa sobanın vardı gibi geliyor bana..

Ya soba başkaydı,ya da çocukluğumuzun sobayla geçmesinden dolayı bir sempati olmuş bizde : )

Saygılar efenim.

3 YORUMLAR

  1. güzeldi’li geçmiş zamanlar… =) bu yazı çok güzel. benim küçüklüğümdeki gibi. o tükrük mevzuunu ben de yapmışımdır! (evet iirenç) =) bi de annem elma kabuğu koyardı sobanın üstüne. oda elma kokardı yaa..sonra ıhlamur kaynardı günboyu.. ne güzeldi…

  2. Soba başkaydı abicim,bambaşka..Üstüne bi çaydanlık koycan,çay orda demliycek,çıkan ses mest eder insanı,kestane attırıcan biraz da üstüne,o nasıl bi kokudur ya..Çekkkk,huzur bulursun.Bi de şöle hafiften Alanis morissette,utopia çalcak arkadan.ha bi de şey vardır,ne vardı be?ya soba yanarken ateşin yansıması oluo ya duvarlara..yansıma değil de adını unuttum şimdi :))işte çeşitli ışık oyunları falan diyelim,anlamışınızdır..velhasıl kelam,soba başkaydı..çok güzel olmuş bu yazı,hatta harika :))

  3. Ben kendimi bildim bileli evimiz hep kaloriferli oldu ama ;şuna kesinlikle katılıyorum ki sobalı evlerde insanlar birbiriyle daha ilgili benim ailemde böyle bir problem yok biz birbirimizle yeterince ilgiliyiz,
    Ben asıl büyük evlerden köşklerden nefret ediyorum çünkü;büyük evlerde herkes birbirine yabancı bence öyle.SOn olarak asla büyük bir (ev , yalı, köşk )almıycam…

CEVAPLA

İnsan mısın? *