Hollywood Klişeleri

5
585

Yazıyı okurkene bi hesaplasana,şimdiye kadar Türk Filmi mi daha çok seyretmişsindir yoksa Amerikan (Hollywood) filmi mi..Eğer deli-dehşet bir Türk Filmi manyağı değilsen,Hollywood filmlerini daha fazla izlemişsindir…

Türk filmlerini izlerken belli başlı klasik şikayetlerimiz vardır,özellikle Kara Murat filmleriyle ilgili; plastik kılıçla adam öldürme,bir kerede 25 metre zıplama,aynı anda 3 ok atıp 3 adamı da vurma falan..

Peki Hollywood filmlerinde bunlar yok mu?Var,hem de daniskası..Peki neden dillendirilmiyor? Amerikan Rüyası olayı işte be,onlar yaptı mı mükkemmeldir,onlar hata da yapsa güzel yaparlar,onlar onlar onlar…

Hollywood klişeleri;

  1. Kötü adam,filmin esas oğlanını silahsız ve çaresiz olarak köşeye sıkıştırdığında neden iki saat günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapar? Ulan vur işte,sık herifin kafasına!Hayır olmaz,mutlaka bi konuşma yapmalıyım,yoksa hayatta vurmam..E sonra noluyo,o konuşma esnasında kötü adamın illa ki dikkati dağılır,esas oğlan bundan faydalanır sonrası malum,yaşasın iyiler..Amaaaaan baydı ulan!
  2. Havalandırma deliği muhabbetini herkes bilir..Havalandırma deliği öyle bir şeydir ki,diğer kapılarda falan lazer sistemleri,parmak okuyucu,retina taraması,anne kızlık soyadı taraması,her türlü güvenlik önlemi olur ama etkisizdir..Neden?Çünkü havalandırma boşluğu var,oraya gidersek her yere gidebiliriz,heyooo!Yapmayın artık şunu ya..
  3. Esas oğlanın karşısına birden,nerden geldiği belli olmayan,siyahlar içinde ve yüzü maskeli biri çıkar,ve esas oğlanla dövüşmeye başlar,dövüşü kaybeder..Aha klişemiz de şudur,mutlaka ve mutlaka daşşş gibi bir hatundur o,kaçışı yok,illa ki çok güzel bi hatundur..
  4. Araba kovalama sahnelerinde,Amerika’nın en işlek caddesinin ağzına sıçılır,diğer arabalara zarar verilir ve zarar gören arabanın sahiplerinin tepkisi hep şudur “hey lanet olası,önüne baksana be”..Ulan bu ne?Böyle tepki mi olur?Adam arabana bodoslama çarpmış,mahvetmiş,bu kadar mı tepkin yani?Ne mülayim insanlarmış bu Amerikalılar be..
  5. Telefonla yer tespiti geyiği hemen hemen her filmde vardır ve şöyle bir diyalog geçer,dinlemeyi yapan polis, telefonla konuşan kişiye sessiz sessiz “onu oyala,yerini tespit etmeye çalışıyoruz,biraz daha oyala” diyerek telkin verir.Telefonun diğer ucundaki kötü adamsa,yer tespitine saniyeler kala çaaat diye kapatır telefonu,bu hep böyledir.Çünkü her Amerikalı yer tespitinin kaç saniyede yapılabileceğini ilk okulda ders olarak görmüştür di mi???
  6. Dünyanın en iyi İstihbarat Örgütü olan FBI ve CIA’in veri tabanlarına facebook’a girer gibi girerler..Genelde de şöyledir,nası bi sistemse FBI’ın güvenlik birimi,tek şifreyle tüm veri tabanı görülebilir,bir dener,iki dener,üçüncü denemede illa ki “Password Accepted” yazısı belirir ekranda..
  7. Eyalet sınırını geçince bütün dünyevi dertlerden kurtulma muhabbeti vardır ki beni benden almakta,ulan ne salak bi olaydır bu,eyaleti geçiyorsun iş tamam,yok mu sizin aranızda bi koordinasyon,açarsın telefonu diğer eyaletin şerifine,suçlu geliyor,yolu kapayın falan diyin,bu kadar mı zor,ne gerek var aksiyona?
  8. Ufak bir erkek çocuğu,daha yeni yeni konuşmaya başlamış olsa bile,çok önemli bilgiler vererek herkesi kurtarabilir..

+Alo,Tomy,evlat,sana yardım edicez,bize nerde olduğunu anlat tamam mı..

-Korkuyorum,ühüü

+Hadi evlaaat,koca adamsın sen,ne gördüğünü anlat bize..

-Bir,bir fabrika,makineler var,gürültü

+Evet evlat,bir daha bak başka neler var?

-Işık,çok ışık var burda..

+Dayan evlat,bulduk seni (Takımı hazırlayın,İstasyon caddesi 43. sokak..)

E ohaaaaaaaa be ohaaaaa!

Bir kaç klişe daha anlatıyım..

Kasaba da bir Peder vardır ve bu adamın kazada,evladı ya da karısı ölür ve sonra bu Amcamız inancını tamamen yitirir,kasabada ruh gibi dolanır habire,aynen şöyle..

+Günaydın Peder,nasılsın?

-Peder deme bana artık, “Küçük Maykıl ölürken Tanrı’n nerdeydi ha,nerdeydi?

+Ya neyse,tamam,kirayı istiycektim ben zaten..

-Kira mı?Ben kredi kartı borçlarımı kapatamazken Tanrı Nerdeydi ha?

Öffff aman beee,hep anı geyik,dikkat edin çok rastlarsınız bu inancını yitirmiş Ex-Rahiplere..

Diğer gözlemim de şudur,evin ufak oğlu-kızı bi hata yaparsa hep şu klasik ceza verilir;

+Jonathan derhal odana..

-Ama anneee,

+Derhal odana dedim!!!

E bu ne şimdi agacım,bu nedir?Ceza mı bu? Ulan çocuğun odasına,7/24 Adsl bağlantı koymuşsun Play Station var,bi kamyon oyuncağı var,ceza mı bu şimdi verdiğin?Sonra vay efendim çocuk satanist oldu,vay efenim,hapçı oldu,ipne oldu,elletti bilmem ne..

Ceza şöyle olur,bizden örnek;

+Analık sütümü helal etmem yıvrım,etmem..

-Peki anne (bitti-nokta,ötesi yok)

: ))

Sürçü Lisanlarım Hollywood’a girsin

5 YORUMLAR

  1. Kurtlar Vadisindeki muabbet de biraz böyle değıl mıki,takip ettiğim kadarıyla Polat her turlu imkiansızlıktan kurtuldu,tam öldurulecekken uzayan konusmalar oldu,her seferinde laf bilem soktu karsısındakine..Yalnız yeri gelmisken diyim Devlerın Askı nın uzerine film tanımıyorum,ne hollywood u ne bollywoodu..

  2. Bak aklıma geldi şimdi bir tane daha. Arabayla ilgili anlattığın kısım için. Caddenin ağzına sıçarlar. Eh haliyle adam o kadar arabaya çarpar ancak;
    1. Adamda nasıl bir konsantrasyon varsa arabayı pürüzsüz yolda sürüyormuş gibi sürer. O kadar çarpmadan sonra o araba asla yoldan çıkmaz.
    2. Normalde bizimde kullandığımız hacı murat bile olsa o araba 8-10takla atar ama marşa bastın mı çalışır. Ama kendi arabanda olsa,ola ki sağ çıktın,marşa bassan tövbe çalışmaz. Ne sağlam arabaymış be…

  3. Aga,yarıldım burda pilot olayına,onu atlamışım..Yolcular hep üstün zekalı maşallah,o uçağı illa ki indirir..Kule der ki,şimdi hemen sağında mavi kolun yanında bir düğme var,ona bas ve fren kolunu hafif kendine çek..Tamam yaptım..Nahh yaptın,ne ara yaptın vay anasını be 😀

  4. Bir tane ayak üstü aklıma geldi. Lost dizisini duymayan kalmadı. Sağır sultanla karşılaştım o bile 4.sezondan bahsediyordu. (Alt yazılı izliyormuş,internetten çekiyormuş…)
    Lost en baba örnek burada diziyi hiç etmeyeceğim ancak bir nokta var ki bu tarz içinde uçak olan filmlerdeki klasik sahnelerdir.
    1.Uçak düşecekse ıssız adaya düşer. O ne biçim bir yerse kıçımdaki kılı sayacak kadar gelişmiş uydusu olan abd’nin uyduları o koca adayı göremez. Gel biraz beriye orada…Neyse türlü işkencelerle bu insanlar kurtulur. NAVY’ler gelir büyük bir çoskuyla kazazedeli ıssız adalıları kurtarır.
    2.Uçak düşecektir. Hal bu ya pilotların alayı cortlağı çekmiştir. Uçakta bazen bir pilot olur. O indirir. Ama daha dramatikse o uçakta bir tane kabin memuru sağlam kalır geri kalan yolcuların %90ı şirazeyi kaydırmıştır. %10un içinden bir tek kahraman çıkar o da kaslı karizmatik biri olur. Ve ne hikmetse milyon tane düğmesi olan o uçakta telsiz düğmesini elini koyduğu gibi bulur. Ya da flapları indirin dediklerinde indirir. Demek ki neymiş,pilotlar fos,aslolan koltuktur. Oturana engin bir bilgi verir…
    Lost için özel bir yazı yazacağım ama sonra… 🙂

CEVAPLA

İnsan mısın? *