İtirazın İptali Davası ve Sonuçları

2
12547

Bir önceki yazımda Ödeme Emrine Kısmi ve Gecikmiş İtirazı anlatmışım.Şimdi tekrar alacaklı pozisyonuna geçip, ödeme emrine itiraz etmiş borçlunun itirazının hükümden düşürülmesi için neler yapılması gerektiğini anlatmaya çalışıcam.

Alacaklı olan taraf, yani bu yazımda biz, iki yola başvurabiliriz.Birinci yol Genel Mahkemelerde İtirazın İptali Davası Yolu, ikinci yol İcra Mahkemesinde görülecek olan İtirazın Kaldırılması Davası.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI

İcra takibi,  İcra İflas Kanunu M.68-68/a’daki belgelerden birine dayanıyorsa,(ilgili maddelere bakmak için tıklayın) alacaklı itirazın iptali davasını ya da itirazın kaldırılmasını seçebilir.Ancak icra takibi İİK. m68-68/a’daki belgelerden birine dayanmıyorsa,alacaklı olan biz, yalnızca itirazın iptali davası yoluna gidebiliriz.

Diyelim elinde m.68-68/a’daki belgeler var ve dolayısıyla ister itirazın iptali yoluna ister itirazın kaldırılması yoluna başvurabiliyorsun. Seçim hakkını itirazın iptali davası yolundan kullandıktan sonra, artık itirazın kaldırılması yoluna başvuramazsın.Ancak önce itirazın kaldırılması yoluna başvurduktan sonra, itiazın kaldırılması yolunu bırakıp, genel mahkemelerde itirazın iptali yoluna başvurabilirsin.

İtirazın İptali Davasının Açılması

Bu dava müddeabihi (dava konusu) takibe konu olmuş olan ve ardından borçlunun bu takibe itiraz etmiş olduğu alacağı konu eden normal bir alacak (eda) davasıdır.Yani dava, normal bir hukuk davası gibi açılır.

Takip alacaklısı olan sen, davacı oluyorsun.Takip borçlusu ise davalı.Davacı olarak iki noktada karar verilmesini talep edersin;

  1. Alacağın varlığının tespiti, dava konusu yapılmış alacağın, icra takibinde bulunduğun bu takipte ödenmesi istemi
  2. Borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi.

Eğer alacaklı olarak, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istiyorsan, bunu dilekçe de ayrıyetten belirtmelisin.İİK m.67 ;

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtirazın iptali davası için yetkili mahkemeyi Hukuk Usulü Muhakeme Kanunu m.9’a göre belirlemen gerekiyor ;

Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür.Davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye’de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır. Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın, sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.


İtirazın İptali davasında görevli mahkemeyi ise HUMK madde 1-8’e bakılır.İtirazın İptali davası belirli bir süreye tabi,bu süre de, ödeme emrine itiraz edildiğinin alacaklıya tebliğinden itibaren 1 sene.

Eğer 1 yıl içinde itirazın iptali davası açmazsan başlatmış olduğun ilamsız takip düşer.Ayrıca icra inkar tazminatı da isteyebilmek için 1 yıllık süre içerisinde dava açman gerekiyor.

1 yılı geçirdikten sonra gene alacağın için dava açabilirsin.Ancak bu sefer, mahkemeden alacağın ilam ile, eski takibine devam edilmesini isteyemez, almış olduğun ilam ile ilamlı takip yapabilirsin.

İtirazın İptali Davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere, yani HUMK m.67-1’e tabi.Bu davada borçlu, itirazın kaldırılmasından  farklı olarak bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı değil.Borçlu bu davada, daha önce yetki itirazında bulunmamış olsa bile, yetkiye itiraz edebilir.Alacağın varlığı caiz olan her türlü delille ispat edilebilir.Yani itirazın kaldırılması davasındaki gibi sınırlı olarak belirtilmiş olan İİK m.68’deki belgelere bağlılık yoktur.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ SONUÇLARI

1) DAVANIN REDDİ

Bu durumda mahkeme, ortada mevcut bir alacağın olmadığı sonucuna varır ve itirazın iptali davasının reddine karar verir. Bu ret kararının kesinleşmesi ile de alacaklının,yani yazımızda senin başlatmış olduğun icra takibi iptal edilir.Dolayısıyla aynı alacaktan ötürü borçluya karşı yeni bir alacak davası açamazsın.

Bir de şu durum var, mahkeme alacaklı olan senin, kötüniyetli olarak icra takibinde bulunduğun ve kötüniyetli olarak itirazın iptali davası açtığını kanaat ederse, mahkemenin reddettiği alacak miktarının %40’ından az olmayan bir tazminata mahkum edilebilirsin.

2)DAVANIN KABULÜ

Davanın kabulünün icra hukuku bakımından iki önemli sonucu var.

a)İcra Takibine Devam Edilebilmesi

Mahkemenin, borçlunun dava konusu alacağın borçlusu olmasına karar vermesiyle ve itirazın iptaliyle, alacaklı mahkemenin verdiği bu kararı icra dairesine vererek icra takip işlemlerine kaldığı yerden devam eder.Yani haciz isteyebilirsin. 1 yıl içerisinde bu haciz talebinde bulunmalısın. (İİK.m78.2)

b)İcra İnkar Tazminatı

İtirazın iptali davası sonunda borçlunun haksız olduğuna karar verilmişse, borç miktarının %40’ı oranın bir tazminata hükmedilir, borçlu aleyhine.İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için aranan şartlar;

b1) Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.

b2) Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası mevcut olmalıdır.

b3) Talep olmalıdır.Yani alacaklı itirazın iptali dilekçesinde icra inkar tazminatını açıkça istemiş olmalıdır.

b4) Borçlunun itirazının haksız olmalı.Yani ödeme emrine itiraz eden borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmeli.Burada itirazın haklı-haksız olmasındaki ayrım, borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmamasına bakılarak yapılır. Alacağın likid olmasından kasıt, alacak miktarının muayyen olup-olmamasıdır.Önceki yazılarda anlattığım bir durum vardı, alacaklı icra takibinde alacak konusu miktarı tam belirtmelidir.Eğer belirtmemişse, borçlu buna itiraz edebiliyordu.Ödeme emrine itiraz yazıp sitede aratırsan,bilgi edinebilirsin.

İtirazın İptali Davasının Kesin Hüküm Oluşturması

Dava sonucunda, alacağın esası hakkında karar verildiğinden (itirazın kaldırılması davasından farklı olarak) mahkemenin itirazın iptali ya da itirazın iptalinin reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Yani, dava konusu alacak aynı taraflar arasında ve aynı sebepten dolayı tekrar dava konusu edilemez.

Bir sonraki yazıda İTİRAZIN KALDIRILMASI’nı anlatmaya çalışıcam.

Not: Yazılarda ilgili konularla ilgili dilekçe örnekleri vermiyorum, diğer sitelerden kolaylıkla bu dilekçeleri bulabilirsiniz.Ben daha çok, o dilekçelerin nasıl doldurulması gerektiğini anlatmaya çabalıyorum : )

2 YORUMLAR

CEVAPLA

İnsan mısın? *